Ülkemizde ithal edilen doğalgaz ve petrolün yaklaşık yüzde 50’si brülörler tarafından yakılıyor. Tüketilen yakıtın yaklaşık yarısı imalat sanayinde, diğer yarısı ise ısınma amaçlı olarak binalarda kullanılıyor. Bu tablo, özellikle enerji yoğun üretim yapan sanayi tesislerinde brülörlerin yakıt tüketimi ve enerji verimliliği açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. Gelinen noktada, mevcut brülörlerden kaynaklı enerji sarfiyatını düşürmek isteyen işletmelerin karşısına yenileme ve modernizasyon olmak üzere iki farklı seçenek çıkıyor.
Gökçe Brülör Yönetim Kurulu Başkanı H. Ahmet İlhan, ekonomik ömrünü tamamlayan veya performansı düşen sistemlerde “yenileme mi, modernizasyon mu?” sorusunun tesisin çalışma koşulları, bakım geçmişi, yakıt tüketimi ve emisyon değerleri birlikte değerlendirilerek yanıtlanması gerektiğini belirtiyor.
İmalat, enerji üretimi ve altyapı tesislerinde proses ısısının temel unsurlarından biri olan endüstriyel brülörler, yakıt tüketimi ve emisyonlar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Özellikle uzun yıllardır kullanılan sistemlerde zaman içerisinde ortaya çıkan mekanik aşınmalar, kontrol sistemlerinin teknolojik olarak geride kalması, hava-yakıt oranının hassas şekilde kontrol edilememesi ve değişen proses koşullarına uyum sorunları, enerji kayıplarını artırabiliyor.
“Bir kazan, ancak brülörün performansı kadar iyi çalışır”
ABD Enerji Bakanlığı’nın Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Ofisi (EERE) tarafından yayımlanan raporda, “Bir kazan, ancak brülörün performansı kadar iyi çalışır. Verimli bir brülöre sahip kötü tasarlanmış bir kazan, kötü bir brülöre sahip iyi tasarlanmış bir kazandan daha iyi performans gösterebilir.” ifadelerine yer veriliyor. Bu değerlendirme, brülörün yalnızca yakıtı ateşleyen bir ekipman olmadığını, kazan sisteminin genel performansında önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.
Brülör performansının sistem verimliliği üzerindeki etkisi, özellikle enerji yoğun üretim yapan endüstriyel tesislerde daha belirgin hale geliyor. Bu tesislerde kullanılan brülörlerin performansı; yakıt tüketimi, yanma verimliliği ve emisyonların yanı sıra işletme maliyetlerini de doğrudan etkileyebiliyor. Mevcut brülörün teknik durumu ve çalışma performansı ise yakıt tasarrufu için yenileme ya da modernizasyon seçeneklerinden hangisinin değerlendirilmesi gerektiği konusunda belirleyici oluyor.
İmalat, enerji üretimi ve altyapı tesislerinde proses ısısının temel unsurlarından biri olan brülörlerin zaman içerisinde mekanik ve teknolojik açıdan yıpranabildiğini belirten Gökçe Brülör Yönetim Kurulu Başkanı H. Ahmet İlhan, her eski brülörün değiştirilmesi gerekmediğini, öncelikle mevcut sistemin performansının değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
“Önce modernizasyon seçeneği değerlendirilmeli”
Mevcut brülörün mekanik yapısının kullanılabilir durumda olduğu, ancak kontrol sistemlerinin güncel teknolojilerin gerisinde kaldığı tesislerde modernizasyonun önemli bir seçenek olduğunu belirterek, İlhan, şu değerlendirmede bulundu:
“Brülörün yaşının ilerlemesi, tek başına değişim gerektiren bir durum değildir. Öncelikle mevcut sistemin yakıt tüketimine, yanma değerlerine, emisyonlarına ve kontrol altyapısına bakmak gerekir. Mekanik açıdan kullanılabilir durumdaki bir brülörde kontrol sisteminin yenilenmesi, hava-yakıt oranının daha hassas yönetilmesi, yanma ayarlarının yeniden yapılması veya O₂ trim gibi teknolojilerin sisteme dahil edilmesiyle performans iyileştirilebilir. Bu nedenle değişim kararı vermeden önce modernizasyon imkânlarının değerlendirilmesi gerekir.”
Modernizasyon yeterli değilse, değişim gündeme geliyor
Mevcut brülörün mekanik olarak yıprandığı, kapasite ve çalışma aralığının tesisin ihtiyaçlarını karşılamadığı veya güncel emisyon ve güvenlik gerekliliklerine uyum sağlamakta zorlandığı durumlarda ise komple değişimin gündeme gelmesi gerektiğini ifade eden İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Brülörün mekanik ömrünü tamamlaması, yedek parça ve bakım imkânlarının kısıtlı olması, yanma performansının kararlı şekilde kontrol edilememesi veya mevcut ekipmanın prosesin ihtiyaçlarını karşılayamaması durumunda modernizasyon yeterli olmayabilir. Böyle bir tabloda yeni nesil bir brülöre geçiş, hem teknik açıdan hem de uzun vadeli işletme maliyetleri açısından daha doğru bir yatırım haline geliyor.”
“Yüzde 15’e kadar yakıt tasarrufu sağlanabiliyor”
Yeni nesil brülörlerin yakıt tüketimindeki avantajının, yalnızca ekipmanın yeni olmasından değil, yanma sürecinin daha hassas kontrol edilebilmesinden kaynaklandığını belirten H. Ahmet İlhan, “Yeni nesil bir brülörün sağlayacağı tasarrufu tek bir oranla ifade etmek doğru değil. Mevcut brülörün çalışma verimi, kapasitesi, çalışma süresi ve yakıt türü sonucu doğrudan etkiliyor. Ancak doğru koşullarda, eski bir brülörün yüksek verimli modern bir sistemle değiştirilmesiyle yüzde 15’e kadar yakıt tasarrufusağlanabiliyor” dedi.