Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 1856 yılında başlayan demir yolu serüveninde son yıllarda kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Demir yollarının yeniden ulaştırma sisteminin önemli unsurlarından biri haline getirildiğini ifade eden Uraloğlu, 2053 ulaştırma hedefleri doğrultusunda demir yolu ağının daha da genişletilmesinin planlandığını açıkladı.
Uraloğlu, Demiryolları Haftası kapsamında Türkiye’nin demir yolu yatırımları ve gelecek dönem projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anadolu’daki demir yolu yolculuğunun 23 Eylül 1856’da İzmir-Aydın hattının inşasıyla başladığını hatırlatan Uraloğlu, Cumhuriyet döneminde demir yollarının ekonomik, sosyal ve coğrafi bütünleşmenin temel ulaşım araçlarından biri haline geldiğini söyledi.
İzmir-Aydın Demiryolu Hattı’yla başlayan sürecin günümüzde yüksek hızlı tren hatları, yenilenen konvansiyonel demir yolları ve Türkiye’yi Asya ile Avrupa’ya bağlayan uluslararası koridorlarla farklı bir aşamaya ulaştığını belirten Uraloğlu, yaklaşık 170 yıllık demir yolu serüveninin ülkenin lojistik kapasitesini güçlendiren büyük bir ulaşım ağına dönüştüğünü ifade etti.
Demir Yolu Ağı 13 Bin 919 Kilometreye Ulaştı
Türkiye’nin son 25 yılda demir yolu altyapısına yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, toplam demir yolu ağının 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye çıkarıldığını bildirdi.
Bu süreçte sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattının inşa edildiğini aktaran Uraloğlu, yeni hatların yanı sıra mevcut altyapının da yenilendiğini kaydetti. Demir yolu hatlarının yüzde 61’inin sinyalli hale getirildiğini belirten Uraloğlu, ağın yarısından fazlasında ise elektrikli işletmeye geçildiğini ifade etti.
Hızlı Trenle Bağlanan İl Sayısı 27 Olacak
Önümüzdeki dönemde demir yolu yatırımlarında hızlı tren ağının genişletilmesine ağırlık verileceğini belirten Uraloğlu, doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayısının 2028 yılına kadar 11’den 27’ye yükseltilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Bu kapsamda Ankara-İzmir, Halkalı-Kapıkule, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum ve Karaman-Ulukışla hatlarındaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi.
Uraloğlu, 2053 hedefleri doğrultusunda toplam 4 bin 158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarının sürdüğünü belirterek 2028 yılında demir yolu ağının 17 bin 287 kilometreye çıkarılmasının planlandığını söyledi. Aynı dönemde lojistik merkez sayısının da 12’den 25’e yükseltilmesi hedefleniyor.
Demir Yolu Yapım Hızı Yıllık 135 Kilometreye Çıktı
Demir yollarının devlet politikası kapsamında ele alındığını vurgulayan Uraloğlu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlayan demir yolu seferberliğinin ardından yaşanan uzun süreli yavaşlamanın telafi edilmesi amacıyla yatırımların yeniden hızlandırıldığını söyledi.
Bakanlığın demir yollarını öncelikli sektörlerden biri olarak belirlediğini ifade eden Uraloğlu, geçmişte yıllık ortalama 18 kilometre seviyesine kadar gerileyen demir yolu yapımının yeniden hızlandırılarak yıllık ortalama 135 kilometre seviyesine ulaştırıldığını kaydetti.
Planlanan projelerin tamamlanmasıyla Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası demir yolu taşımacılığındaki konumunun daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Uraloğlu, Avrupa ile Asya arasındaki yaklaşık 75 milyar dolarlık taşımacılık hacminden Türkiye’nin daha fazla pay almasını hedeflediklerini belirtti.
Kıtalar Arası Taşıma Süresi 18 Güne İnebiliyor
Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumunu güçlendirecek demir yolu yatırımlarının da sürdüğünü belirten Uraloğlu, demir yolu taşımacılığının kıtalar arası yük hareketlerinde önemli zaman avantajı sağladığını ifade etti.
Deniz yoluyla 45 güne kadar çıkabilen kıtalararası taşıma sürelerinin Türkiye üzerinden demir yoluyla yaklaşık 18 güne indirilebildiğini belirten Uraloğlu, Marmaray’ın hizmete girmesiyle Asya ve Avrupa arasındaki demir yolu bağlantısının güçlendiğini söyledi.
Kars-Iğdır-Dilucu Demiryolu Hattı’nın tamamlanmasıyla Orta Koridor’un Türkiye bağlantısının daha da güçleneceğini aktaran Uraloğlu, demir yolu yatırımlarının yalnızca şehirler arasındaki ulaşımı geliştiren projeler olmadığını, Türkiye’nin uluslararası yük taşımacılığında lojistik merkez haline gelmesine yönelik stratejinin de parçası olduğunu kaydetti.
Yerli Demir Yolu Araçlarının Üretimi Artıyor
Demir yolu araçlarında yerlilik oranının artırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Uraloğlu, TÜRASAŞ tesislerinin yenilendiğini ve üretim kapasitesinin geliştirildiğini bildirdi.
E5000 Milli Elektrikli Lokomotifi, Milli Elektrikli Tren ve banliyö tren setlerinin seri üretime alındığını aktaran Uraloğlu, Milli Hızlı Tren Seti’nin üretimine de başlandığını açıkladı. Altyapı yatırımlarındaki artışa paralel olarak demir yolu araçlarının yerli imkanlarla tasarlanması ve üretilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
Asya Ve Avrupa Arasındaki Bağ Güçlendirilecek
Türkiye’nin demir yolu politikası kapsamında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Kayseri, Çorum ve Gaziantep başta olmak üzere çok sayıda kentin hızlı tren ağlarıyla birbirine bağlanmasının hedeflendiğini belirten Uraloğlu, uluslararası bağlantıların da güçlendirileceğini söyledi.
Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ile planlanan yeni hatların, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantısındaki rolünü daha da artırmasının amaçlandığını ifade eden Uraloğlu, demir yolu yatırımlarının hem yolcu taşımacılığı hem de yük taşımacılığı açısından genişletileceğini kaydetti.
Uraloğlu, 1856’da İzmir-Aydın hattıyla başlayan demir yolu yolculuğunun yüksek hızlı tren hatları, Marmaray ve uluslararası demir yolu koridorlarıyla yeni bir boyuta taşındığını belirterek, Türkiye’nin 2053 ulaştırma hedefleri doğrultusunda demir yolu ağının daha geniş bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını söyledi.