ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Roseville demiryolu deposunda çalışmış 30’dan fazla eski işçi, yıllarca dizel egzozu ve diğer kanserojen maddelere korumasız biçimde maruz kaldıkları iddiasıyla Union Pacific’e dava açtı. 14 Ekim 2026’da açılan davalarda, işçilerin çeşitli kanser türleri ve ciddi sağlık sorunları yaşadığı belirtilirken, şirketin çalışanları riskler konusunda uyarmadığı ve yeterli koruyucu ekipman sağlamadığı öne sürüldü.
Eski Çalışanlar Birçok Hastalık Nedeniyle Hukuki Süreç Başlattı
Grant & Eisenhofer ile Poolson | Oden hukuk firmalarının verdiği bilgiye göre davacılar, Kaliforniya’nın Roseville kentindeki JR Davis Demiryolu Garı’nda farklı görevlerde çalıştı. İşçiler arasında makinistler, vagon bakım çalışanları, kaynakçılar, ray işçileri, sinyal bakım personeli, kondüktörler, mühendisler ve makasçılar bulunuyor.
Davacıların sağlık sorunları arasında kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), akciğer, mesane, kolon ve prostat kanseri, böbrek hastalığı, lenfoma ve lösemi yer alıyor.
Dava dilekçelerinde, çalışanların uzun yıllar boyunca dizel egzozu, benzen, silika tozu ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi zararlı maddelere maruz kaldığı iddia ediliyor.
Union Pacific’in Riskleri Bildiği Öne Sürülüyor
Davacıların iddialarına göre Union Pacific, 1950’li ve 1960’lı yıllardan itibaren demiryolu sektöründe tutulan kayıtlar ile uzun yıllara yayılan epidemiyolojik araştırmalar sayesinde dizel egzozu ve diğer tehlikeli maddelerin sağlık risklerinden haberdardı.
Buna rağmen şirketin çalışanları yeterince bilgilendirmediği, yetersiz havalandırmaya sahip atölyelerde çalışan personele solunum cihazı veya uygun koruyucu maskeler sağlamadığı ileri sürülüyor.
Davacıları temsil eden Grant & Eisenhofer avukatı Adam Gomez, demiryolu şirketlerinin iş yerlerini güvenli tutmak için makul önlemler almakla yükümlü olduğunu belirtti. Gomez, bu yükümlülüğün çalışanları tehlikeler konusunda uyarmayı ve gerekli koruyucu ekipmanı sağlamayı da kapsadığını ifade ederek Union Pacific’in bu sorumlulukları yerine getirmediğini iddia etti.
“Amerika’nın Yük Taşımacılığını Biz Sürdürdük”
Davacılar arasında, Union Pacific bünyesinde 40 yılı aşkın süre ekipman operatörü olarak çalıştığını belirten William Sanchez de bulunuyor. Sanchez, çalışma arkadaşlarının hastalandığına tanıklık ettiğini ve kendisinin de benzer sağlık sorunları yaşayan çalışanlar arasına katıldığını söyledi.
Sanchez, demiryolu çalışanlarının ülkenin yük taşımacılığını sürdürürken sağlıklarını kaybettiklerini dile getirdi.
Dava haberinin yayımlandığı sırada Union Pacific’in suçlamalara ilişkin yanıtı ve davaların tam metinleri kamuya açıklanmamıştı. İddiaların mahkeme sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor.
2004 Tarihli Roseville Araştırması Ne Ortaya Koydu?
Kaliforniya Hava Kaynakları Kurulu (CARB), 14 Ekim 2004’te yayımladığı Roseville Demiryolu Garı Çalışması’nda tesisteki dizel emisyonlarını ve çevrede yaşayan insanlar açısından olası kanser risklerini inceledi.
Raporda JR Davis Garı, Batı ABD’nin en büyük servis ve bakım demiryolu tesislerinden biri olarak tanımlandı. Tesise yılda 30 binden fazla lokomotif ziyaretinin gerçekleştiği belirtilirken, 2000 yılı için lokomotif faaliyetlerinden kaynaklanan dizel partikül madde emisyonlarının yaklaşık 22,1 ila 25 ton arasında olduğu tahmin edildi.
Emisyonların önemli bir bölümü bakım ve servis alanlarındaki rölanti, test ve manevra faaliyetleriyle ilişkilendirildi. Rapordaki düşük ve yüksek tahminler, lokomotif modelleri ile gaz kelebeği ayarlarına ilişkin farklı varsayımlara dayanıyordu.
Araştırma Çalışanları Değil, Çevredeki Sakinleri İnceledi
CARB çalışmasında, demiryolu sahasının çevresinde yaşayan insanlar için modellenmiş kanser riskleri de değerlendirildi. Model, bazı yakın bölgelerde milyonda 500’ün üzerinde potansiyel risk tahmini ortaya koyarken daha geniş alanlarda daha düşük risk seviyeleri hesapladı.
Rapora göre, 2000 yılı nüfus verileri temel alındığında yaklaşık 165 bin kişi, demiryolu sahasından kaynaklanan modellenmiş kanser riskinin milyonda 10’u aştığı bölgelerde yaşıyordu.
Ancak çalışmanın kapsamı önemli bir ayrıntı içeriyordu: CARB, tesis dışındaki sakinlere odaklandı ve demiryolu sahasında çalışan işçileri nihai risk hesaplamasına dahil etmedi. Dolayısıyla rapor, eski çalışanların iş ortamındaki maruziyetine ilişkin doğrudan bir risk tahmini sunmadı.
Dizel Egzozu Kanserojen Olarak Sınıflandırılmıştı
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 2012 yılında dizel motor egzozunu insanlar için kanserojen olarak sınıflandırdı. Daha önce muhtemel kanserojen kategorisinde değerlendirilen dizel egzozu, bu kararla daha yüksek risk kategorisine alındı.
Roseville’de açılan davalar, demiryolu çalışanlarının zararlı maddelere maruz kalmasıyla ilgili ABD’deki diğer hukuki süreçleri de gündeme getirdi. Grant & Eisenhofer ve Poolson | Oden, Temmuz 2026’da Norfolk Southern’a karşı Philadelphia’da açılan benzer davaları da duyurmuştu.
Hukuk firmaları, sonraki haftalarda Norfolk Southern aleyhine 125’ten fazla demiryolu çalışanının benzer başvurularda bulunduğunu bildirdi. Bu sayı bağımsız olarak doğrulanmış değil.
ABD’de Federal İşveren Sorumluluk Yasası (FELA), demiryolu çalışanlarının işverenin ihmali nedeniyle yaralanma veya hastalık yaşadıkları iddiasıyla tazminat talep edebilmelerine olanak tanıyor. Roseville’deki davalarda da işçilerin maruziyet iddiaları ve şirketin sorumluluğu yargı sürecinde ele alınacak.