ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisinin 435 sandalyesinin tamamı ve Senatodaki 35 sandalye için oy kullanılacak. Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki yarışın sonucu, Başkan Donald Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında uygulayacağı politikalar ve Beyaz Saray’ın Kongre ile ilişkileri açısından belirleyici olacak.
Kongrede 435 Sandalye İçin Yarışılacak
ABD’de seçmenler, 3 Kasım’da Kongrenin iki kanadında görev yapacak temsilcileri belirlemek üzere sandık başına gidecek. Temsilciler Meclisinin tamamının ve Senatodaki 35 sandalyenin seçimle belirleneceği süreçte, Kongredeki çoğunluk dengesi ön plana çıkıyor.
435 üyeli Temsilciler Meclisinde üyelerin görev süresi iki yıl, 100 üyeli Senatoda ise altı yıl olarak uygulanıyor. Temsilciler Meclisindeki sandalye sayıları eyaletlerin nüfuslarına göre belirlenirken, Senatoda her eyalet iki senatörle temsil ediliyor.
Kongrede çoğunluğu elde eden parti, başkanın yasama gündemini hayata geçirmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle seçim sonuçlarının, yönetimin önümüzdeki dönemdeki siyasi hareket alanını doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Kongrenin İki Kanadında Cumhuriyetçiler Çoğunlukta
2024 seçimlerinin ardından Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda çoğunluğu elde etti.
Temsilciler Meclisinde Cumhuriyetçilerin 218, Demokratların 214 sandalyesi bulunuyor. Bir bağımsız üyenin de yer aldığı mecliste iki sandalye boş durumda.
Federal görevlere yapılan atamaların onaylanmasında önemli yetkilere sahip Senatoda ise Cumhuriyetçiler 53 sandalyeyle çoğunluğu elinde tutuyor. Demokratların 45 sandalyesi bulunurken, Demokratlarla birlikte hareket eden iki bağımsız senatör de görev yapıyor.
3 Kasım seçimleriyle birlikte bu dağılımın değişip değişmeyeceği, ABD siyasetinin önümüzdeki dönemdeki temel gündem maddelerinden biri olacak.
Temsilciler Meclisinde Demokratlar Önde
ABD merkezli siyasi analiz platformu Real Clear Politics’in (RCP) anket ortalamalarına göre Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etme ihtimali yüksek görülüyor.
Söz konusu tahminlerde Demokratların 226 sandalye kazanması, Cumhuriyetçilerin ise yaklaşık 189 sandalyede kalması bekleniyor. Hangi partiye geçeceği henüz netleşmeyen 20 sandalye için yarış sürüyor.
Kararsız seçmenlerin tercihleri ve seçim döneminin son aşamasında ortaya çıkabilecek gelişmelerin, sandalye dağılımını etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Senatoda Dokuz Sandalye Belirleyici Olacak
Seçimlerde Senatonun 35 sandalyesi için de yarış yaşanacak. Bu kapsamda 13 Demokrat ve 22 Cumhuriyetçi senatörün koltuğu seçmenlerin oylarıyla belirlenecek.
RCP’nin anket ortalamalarında Demokratların en az 46, Cumhuriyetçilerin ise 45 sandalye kazanması öngörülüyor. İki parti arasında rekabetin sürdüğü dokuz sandalyenin sonucu, Senatodaki çoğunluk dengesi açısından önem taşıyor.
Temsilciler Meclisindeki yarışta Demokratların önde görünmesine karşın Senatoda çoğunluğun hangi partide kalacağına ilişkin rekabetin devam etmesi, seçim sonuçlarının iki kanatta farklı siyasi tablolar ortaya çıkarabileceğine işaret ediyor.
Seçim Sonuçları Trump’ın Siyasi Hareket Alanını Etkileyecek
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk iki yılında Kongrenin her iki kanadının da Cumhuriyetçilerin kontrolünde olması, yönetimin yasama gündemini ilerletmesini kolaylaştırdı.
Ancak 3 Kasım seçimlerinde çoğunluğun değişmesi, Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında Beyaz Saray ile Kongre arasındaki ilişkileri daha karmaşık hale getirebilir. ABD siyasi sisteminde başkanın gündemindeki birçok düzenlemenin yasalaşması için Kongrenin desteği gerekiyor.
Demokratların hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda çoğunluğu elde etmesi durumunda Trump yönetiminin bazı politika ve düzenlemeleri Kongrede daha güçlü bir muhalefetle karşılaşabilir.
Temsilciler Meclisinin Demokratların, Senatonun ise Cumhuriyetçilerin kontrolünde kalması halinde de iki kanat arasında yasama süreçlerinde anlaşmazlıklar yaşanabilir. Seçimlerin ardından oluşacak sandalye dağılımı, Trump yönetiminin kalan görev süresindeki yasama önceliklerini ve siyasi müzakerelerin seyrini belirleyen temel unsurlardan biri olacak.