Binalar ve yerleşmeler için uygulanan Yeşil Sertifika Sistemi’nde teknik belgeler güncellendi. 28 Ekim’de yürürlüğe giren değişiklikle, 2022 yılında yayımlanan Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Yönetmeliği’nin Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 bölümleri yenilendi. Düzenleme, yeşil sertifika başvurularında ve değerlendirme süreçlerinde kullanılan teknik belgeleri kapsıyor.
Değişiklik, özellikle sertifika başvurusu hazırlayan inşaat şirketleri, proje geliştiricileri, mimarlar, mühendisler ve değerlendirme uzmanları açısından önem taşıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte devam eden projelerde ve yeni başlayacak çalışmalarda kullanılan belgelerin güncel sürümlerle uyumunun kontrol edilmesi gerekiyor.
Üç Teknik Ek Yeniden Düzenlendi
Yönetmelikte yapılan değişiklik, ana maddeler yerine sertifikasyon sisteminin teknik eklerine odaklanıyor. Binaların ve yerleşmelerin yeşil sertifika kapsamında hangi ölçütlere göre değerlendirileceğini belirleyen üç ekin tamamı yenilendi. Düzenlemede ayrıca farklı bir ileri yürürlük tarihi öngörülmedi.
Yeşil sertifika sistemi, yapıların yalnızca inşaat aşamasındaki özelliklerini değil, kullanım sürecinde ortaya çıkan çevresel etkilerini de değerlendirmeyi amaçlıyor. Enerji ve su verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve çevresel performans, sistemin temel değerlendirme alanları arasında bulunuyor.
İnşaat Şirketlerinin Güncel Belgeleri Kontrol Etmesi Gerekiyor
Yeni düzenleme, yeşil sertifika hedefleyen projelerde kullanılan teknik dokümanların güncellenmesini gündeme getiriyor. Müteahhitlerin, mimarların, mühendislerin ve sertifikasyon uzmanlarının mevcut proje belgelerini yeni eklerle karşılaştırması, olası uyumsuzlukların belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Bununla birlikte değişiklik, bütün özel sektör binaları için yeni bir yeşil sertifika zorunluluğu getirildiği anlamına gelmiyor. İnşaat maliyetlerine olası etkiler, mevcut sertifikaların durumunun değişip değişmeyeceği ve değerlendirme ölçütlerinde hangi farklılıkların bulunduğu gibi konuların netleşmesi için eski ve yeni teknik belgelerin ayrıntılı biçimde karşılaştırılması gerekiyor.
Yeni Ve Mevcut Binalar İçin Farklı Değerlendirme Süreçleri
Yeşil Sertifika Bina Değerlendirme Kılavuzu, yeni inşa edilen yapılarla kullanımda olan binaları ayrı başlıklar altında ele alıyor. Bu ayrım, tasarım aşamasındaki bir proje ile uzun süredir kullanılan bir yapının aynı koşullarda değerlendirilmemesini sağlıyor. Binanın hangi aşamada olduğu, sertifikasyon sürecinde hazırlanacak belgeleri ve uygulanacak değerlendirme yöntemlerini etkiliyor.
Değerlendirme kapsamı yalnızca enerji tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Bütünleşik bina tasarımı, yapım ve yönetim süreçleri, iç ortam kalitesi, yapı malzemelerinin yaşam döngüsü, su ve atık yönetimi ile yenilikçi uygulamalar da incelenen başlıklar arasında yer alıyor. Bu kapsam, sertifika hazırlığının farklı uzmanlık alanlarının koordinasyonunu gerektirdiğini gösteriyor.
Kamu Binalarında 10 Bin Metrekare Şartı
Yeşil sertifika sisteminin yapı sektörü açısından önemini artıran düzenlemelerden biri de 1 Ocak 2026 itibarıyla uygulanmaya başlayan zorunluluk oldu. Bu kapsamda, belirtilen tarihten itibaren yeni yapı ruhsatı alınacak, toplam yapı inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzerinde bulunan kamuya ait sağlık, eğitim, yurt ve hizmet binalarında YeS-TR sistemi üzerinden yeşil sertifika alınması zorunlu hale geldi.
Söz konusu zorunluluk, 28 Ekim’de yürürlüğe giren teknik ek değişikliğinden ayrı bir düzenlemeye dayanıyor. Ancak kamu projelerinde sertifikasyonun zorunlu olması, güncellenen belgelerin önemini artırıyor. Projeleri hazırlayan kamu kurumlarının ve yüklenicilerin, değerlendirme sürecinde hangi teknik belgelerin kullanılacağını kontrol etmesi gerekiyor.
Maliyetlere Etkisi Henüz Belirsiz
Güncellenen teknik belgeler, yeşil sertifika almak isteyen projelerin tasarım ve değerlendirme süreçlerinde değişikliklere yol açabilir. Ancak düzenlemenin müteahhitlere belirli oranda ek maliyet getirdiği veya konut fiyatlarını doğrudan artıracağı yönünde doğrulanmış bir hesaplama bulunmuyor. Olası maliyet etkisinin ortaya konulabilmesi için yeni ölçütlerin önceki uygulamayla karşılaştırılması ve proje bazındaki sonuçlarının incelenmesi gerekiyor.
Sertifika başvurusu devam eden projeler açısından da güncel belgelerin değerlendirilmesi önem taşıyor. Yönetmelikte yapılan değişiklik, mevcut başvuruların tamamının yeniden yapılmasını gerektiren açık bir hüküm içermiyor. Bu nedenle devam eden başvuruların nasıl ele alınacağına ilişkin uygulama ayrıntılarının ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Sertifika Başvurularında Yeni Belgeler Esas Alınacak
Düzenlemenin 28 Ekim itibarıyla yürürlüğe girmesiyle birlikte sertifika başvurusu hazırlayan ekiplerin öncelikle yeni Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 belgelerini incelemesi gerekiyor. Tasarım, değerlendirme ve uzmanlık aşamalarında kullanılan dokümanların güncel sürümlerinin kontrol edilmesi, süreç içinde yaşanabilecek uyumsuzlukların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.
İnşaat sektörü açısından bundan sonraki aşamada, yenilenen teknik hükümlerin proje hazırlıklarına ve sertifika değerlendirme sürelerine nasıl yansıyacağı önem kazanacak. Değişikliğin somut etkileri ise önceki ve güncel kılavuzlarda yer alan kriterlerin karşılaştırılmasıyla daha net ortaya konulabilecek.