Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, önümüzdeki 10-15 yılda gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir istihdam açığı oluşabileceği uyarısında bulundu. Bu dönemde yaklaşık 1,2 milyar gencin çalışma çağına ulaşacağını belirten Banga, mevcut ekonomik eğilimler doğrultusunda yalnızca 400 milyon yeni iş yaratılmasının beklendiğini açıkladı. Yaklaşık 800 milyonluk fark, genç nüfusun işgücü piyasasına katılımı konusunda önemli bir risk oluşturuyor.
1,2 Milyar Gence Karşılık 400 Milyon Yeni İş
Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında konuşan Ajay Banga, gelişmekte olan ülkelerdeki demografik değişimin dünya ekonomisinin geleceğini belirleyecek temel konular arasında bulunduğunu söyledi.
Önümüzdeki 10-15 yılda yaklaşık 1,2 milyar gencin çalışma çağına ulaşacağını ifade eden Banga, mevcut tahminlerin aynı dönemde 400 milyon yeni iş yaratılabileceğine işaret ettiğini belirtti. İki rakam arasındaki yaklaşık 800 milyonluk fark, istihdam olanaklarının genç nüfusun artışına yetişememesi riskini ortaya koyuyor.
Ancak bu fark, bugün 800 milyon gencin işsiz olduğu veya söz konusu gençlerin tamamının gelecekte işsiz kalacağı anlamına gelmiyor. Projeksiyon, mevcut ekonomik eğilimlerin devam etmesi durumunda yeni iş fırsatlarının çalışma çağına ulaşacak nüfusun gerisinde kalabileceğine işaret ediyor.
Dünya Bankası, aynı riskin büyüklüğüne 2025 yılındaki yıllık toplantılarda ve 2026’nın önceki aylarında da dikkat çekmişti. Banga’nın son açıklamalarında ise istihdam sorununa karşı yürütülen finansman çalışmaları ve yatırım ortaklıklarında gelinen aşama öne çıktı.
İstihdam Açığı Ekonomik Ve Toplumsal Risk Oluşturuyor
Banga, gençlerin üretken işlere erişememesinin yalnızca ekonomik büyümeyi sınırlamakla kalmayacağını, toplumsal istikrar ve uluslararası göç üzerinde de baskı yaratabileceğini belirtti.
Yeterli istihdam olanaklarının oluşturulması halinde genç nüfusun ekonomik büyümeyi destekleyen önemli bir güce dönüşebileceğini vurgulayan Dünya Bankası Başkanı, yatırım ve üretim faaliyetlerinin artırılmasının önemine dikkat çekti.
Kurumun yaklaşımında, gençlerin işgücü piyasasına katılabilmesi için yeni iş alanlarının açılması kadar mevcut işletmelerin büyümesi ve üretkenliğin artırılması da önem taşıyor.
250 Projelik Portföyde 138 Milyar Dolarlık Finansman
Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerde artan istihdam ihtiyacını karşılamak için kamu kaynaklarının yanı sıra özel sermayeyi de daha fazla harekete geçirmeyi hedefliyor.
Ajay Banga, diğer çok taraflı kalkınma bankalarıyla yürütülen ortak finansman çalışmalarının son iki yılda üç katına çıktığını açıkladı. Ortaklaşa değerlendirilen proje portföyünün yaklaşık 250 projeye ve 138 milyar dolarlık finansman ihtiyacına ulaştığını bildirdi.
Söz konusu tutar, tamamı onaylanmış veya doğrudan genç istihdamına ayrılmış bir kaynak niteliği taşımıyor. Elektrik, altyapı, üretim ve kalkınma yatırımlarını kapsayan ortak finansman portföyünün toplam büyüklüğünü ifade ediyor.
Dünya Bankası, projelerin daha hızlı hazırlanmasını ve kalkınma kuruluşlarının aynı çalışmaları tekrarlamasının önüne geçilmesini sağlayarak mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını amaçlıyor.
Proje Hazırlama Süresi 9 Aya İndirildi
Banga, Dünya Bankası Grubunun proje hazırlama süresini 19 aydan dokuz aya düşürdüğünü açıkladı. Kurumun sağladığı ve harekete geçirdiği özel sermayenin yaklaşık yüzde 55’inin altyapı ve enerji, tarımsal işletmeler, sağlık, turizm ve katma değerli imalat gibi üretkenliği ve istihdamı artırabilecek sektörlere yöneldiğini belirtti.
Dünya Bankası’nın 2026 mali yılında harekete geçirdiği özel sermaye 112 milyar dolara ulaşırken grubun toplam finansman büyüklüğü 230 milyar dolar olarak açıklandı.
Bu rakamlar, kurumun genel kalkınma faaliyetlerini kapsıyor ve tamamının gençlere iş yaratmak amacıyla kullanıldığı anlamına gelmiyor. Bununla birlikte finansman kapasitesindeki artış, gelişmekte olan ülkelerde yatırım ve üretim faaliyetlerinin desteklenmesi açısından önem taşıyor.
Türkiye Açısından Genç İstihdamı Önem Taşıyor
Dünya Bankası’nın istihdam açığına ilişkin uyarısı, hızlı nüfus artışı yaşayan ülkelerin yanı sıra gençlerin işgücüne katılımını artırmaya çalışan diğer gelişmekte olan ekonomileri de ilgilendiriyor.
Türkiye açısından eğitimden istihdama geçişin kolaylaştırılması, gençlerin mesleki becerilerinin geliştirilmesi ve işletmelerin yeni iş oluşturma kapasitesinin artırılması öne çıkan konular arasında bulunuyor.
Bununla birlikte Dünya Bankası’nın 800 milyonluk istihdam açığı projeksiyonu Türkiye’ye özgü bir tahmin içermiyor. Bu rakamdan hareketle Türkiye’de kaç gencin işsiz kalacağını söylemek mümkün değil. Ülkelerin istihdam görünümü; ekonomik büyüme, demografik yapı, işgücüne katılım ve yatırımların niteliği gibi birçok etkene bağlı olarak değişiyor.
Küçük İşletmeler Ve Yapay Zekâ İçin Yeni Yaklaşım
Banga, istihdam stratejisinde küçük işletmelerin büyümesine özel önem verdiklerini de belirtti. Dünya Bankası; işletmelerin dijital kayıtlar ve finansal araçlar aracılığıyla krediye erişimini kolaylaştırmayı, küçük üreticileri büyük alıcılarla buluşturmayı ve iş kurma süreçlerindeki engelleri azaltmayı amaçlıyor.
Yapay zekânın istihdam üzerindeki etkisi de kurumun gündemindeki konular arasında yer alıyor. Dünya Bankası, yüksek maliyetli büyük yapay zekâ sistemlerinin yanı sıra tarım, eğitim, sağlık ve küçük işletmelerde kullanılabilecek daha erişilebilir teknolojilerin yaygınlaştırılmasını savunuyor.
Bu yaklaşım kapsamında teknolojinin çalışanların üretkenliğini artırması ve eğitim ile mesleki becerilerin değişen iş alanlarına uyarlanması hedefleniyor.
Dünya Bankası’nın uyarısı, çalışma çağına ulaşacak genç nüfus ile yaratılabilecek iş fırsatları arasındaki olası açığa dikkat çekiyor. Kurumun değerlendirmelerine göre yatırım, eğitim ve üretim alanlarında atılacak adımlar, gelecek yıllarda gençlerin istihdam olanaklarını belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.