Türkiye, sahip olduğu geniş bor rezervlerini katma değeri yüksek ürünlere dönüştürerek bu alandaki küresel konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye, dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olurken, küresel bor üretiminin de yüzde 48’ini gerçekleştiriyor.
Bakanlığın 2026 yılında güncellediği verilere göre Türkiye, 2024’te 2,5 milyon ton bor ürünü satışı gerçekleştirdi. Bu satışlardan 1 milyar 322 milyon dolarlık gelir elde edildi.
Türkiye’nin bor politikasında yalnızca ham madenin değerlendirilmesi değil, borun işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve farklı sektörlerde kullanımının artırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor.
Borun Tarımdaki Kullanımı İstanbul’da Masaya Yatırıldı
Borun tarım sektöründeki kullanımının geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi amacıyla İstanbul’da bir etkinlik düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Çok sayıda ülkeden temsilci, iş insanı ve yatırımcının katıldığı etkinlikte, borun tarımsal üretimdeki kullanım alanlarına ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Türkiye’de geliştirilen bor temelli tarım ürünlerinin uluslararası pazarlardaki kullanımının yaygınlaştırılması ve sektöre yeni yatırımlar kazandırılması da toplantının gündem başlıkları arasında yer aldı.
Bor Gübre Üretiminde Değerlendiriliyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, borun bitkilerin büyüme ve gelişme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu elementlerden biri olduğunu belirtiyor. Bu kapsamda bor, tarımsal üretimde gübre katkı maddesi olarak da değerlendiriliyor.
Türkiye’de geliştirilen bor temelli gübrelerin yurt dışındaki kullanım alanlarının genişlemeye başlaması, sektörün uluslararası pazarlardaki büyüme potansiyeline dikkat çekiyor.
Bor Temelli Gübre 9 Ülkeye Ulaştı
Bor ile gübre üretimi gerçekleştiren firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Harun Gündoğan, Türkiye’de geliştirilen bor temelli ürünlerin farklı ülkelerde kullanılmaya başlandığını söyledi.
Gündoğan, bor gübresinin Türkiye’nin yanı sıra 9 farklı ülkede kullanılmaya başlandığını belirterek, ürünün uzun yıllar süren deneme ve test süreçlerinin ardından tarımsal üretimde kullanıma sunulduğunu ifade etti. Yapılan uygulamalardan elde edilen sonuçların çiftçilerin memnuniyetini artırdığını dile getirdi.
Çalışmaların farklı coğrafyalara taşındığını belirten Gündoğan, Amerika kıtası, Kanada, Moldova, Azerbaycan ve Kazakistan’ın yanı sıra birçok ülkeden iş insanlarının ve kamu temsilcilerinin etkinliğe katıldığını aktardı.
Gündoğan, bor temelli tarım çalışmalarının merkezinde toprağın bulunduğunu belirterek, üretim sürecinde toprağın ihtiyaçlarının ve toprağa sağlanan katkıların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yatırımcıların Bor Temelli Ürünlere İlgisi Artıyor
Etkinliğe katılan yatırımcılardan Mustafa İzci de bor temelli tarım ürünlerine yönelik yatırım sürecini anlattı. İlk yatırım aşamasında projeden etkilendiklerini belirten İzci, ürünlerin denenmiş sonuçlarını ve üretim raporlarını inceledikten sonra yatırım kararlarının güçlendiğini söyledi.
Yatırımcı Sergülen Bilen ise bor temelli gübrenin Çukurova bölgesinde birçok çiftçi tarafından kullanılmaya başlandığını ifade etti. Bilen, önümüzdeki dönemde küresel gübre piyasasında yaşanabilecek gelişmelerin Türkiye’de üretilen bor temelli gübrenin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirebileceğini belirtti.
Bilen ayrıca söz konusu gübrenin tarımsal verimi yüzde 20 ila 30 arasında artırdığını öne sürdü.
Hedef Boru Katma Değerli Ürünlere Dönüştürmek
Türkiye’nin bor stratejisi tarımla sınırlı tutulmuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının hedefleri arasında borun işlenerek daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi de bulunuyor.
Bor karbür ve ferrobor gibi ileri teknoloji ürünlerinin üretiminin artırılması planlanırken, borun cam, seramik, metalürji, enerji, savunma ve tarım gibi farklı sektörlerdeki kullanım alanlarının genişletilmesi amaçlanıyor.
İstanbul’da düzenlenen etkinlikte de Türkiye’de geliştirilen bor temelli tarım uygulamalarının daha fazla ülkeye ulaştırılması ve uluslararası yatırımcıların Türkiye’de yeni yatırımlar gerçekleştirmesinin sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Böylece Türkiye’nin sahip olduğu büyük bor rezervlerinin yalnızca ham madde ihracatıyla değil, yüksek katma değerli ürünlerle ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.