Alman teknoloji ve mühendislik şirketi Siemens, yapay zekâ destekli üretim teknolojileriyle fabrikalardaki otomasyon oranını yüzde 70-80 seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Şirketin Almanya’daki Erlangen tesisinde tanıttığı uygulamalar, mühendislik iş yükünü yüzde 85’e kadar azaltmayı ve üretim maliyetlerinde yüzde 20’ye varan tasarruf sağlamayı amaçlıyor.
Siemens Otomasyonu Yüzde 80’e Çıkarmak İstiyor
Siemens Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Endüstriler Başkanı Cedrik Neike, 19 Ekim’de Almanya’nın Erlangen kentindeki elektronik üretim tesisinde yapay zekânın sanayideki kullanımına ilişkin açıklamalarda bulundu. Neike, fabrikalardaki mevcut otomasyon seviyesinin genel olarak yüzde 30-40 aralığında olduğunu, yeni teknolojilerle bu oranın yüzde 70-80’e çıkarılabileceğini söyledi.
Hedef, makinelerin yalnızca önceden belirlenmiş görevleri yerine getirmesinin ötesine geçiyor. Siemens, yapay zekâ sayesinde üretim hatlarının siparişlerdeki değişikliklere, malzeme ihtiyaçlarına ve kalite gerekliliklerine daha hızlı ve bağımsız şekilde uyum sağlamasını planlıyor.
Şirketin bu alandaki önemli iş ortaklarından biri ABD merkezli çip üreticisi Nvidia. İki şirket, gerçek üretim süreçlerini dijital ortamda modelleyen ve üretim başlamadan önce olası sorunların tespit edilmesine yardımcı olan teknolojiler üzerinde çalışıyor.
Mühendislik İş Yükü Yüzde 85 Azalabilecek
Siemens ve Nvidia’nın tanıttığı uygulamalardan biri, elektronik kartların üretim öncesi kalite kontrol hazırlıklarına odaklanıyor. Geleneksel yöntemlerde mühendislerin kontrol sistemlerini eğitebilmesi için öncelikle fiziksel ürün örneklerinin üretilmesi gerekiyor. Ardından bu örnekler kullanılarak kalite kontrol süreçleri hazırlanıyor.
Yeni yöntemde ise elektronik kartların dijital modellerinden gerçeğe yakın görüntüler oluşturuluyor. Yapay zekâ, kalite kontrol sistemlerini fiziksel üretim başlamadan önce eğitebiliyor. Böylece ürün örneklerinin hazırlanmasını bekleme ihtiyacı azalırken üretim hazırlıkları da hızlanıyor.
Siemens’in açıkladığı verilere göre uygulama, ilgili süreçlerde mühendislik iş yükünü yüzde 85’e, ürünlerin pazara sunulma süresini ise yüzde 40’a kadar azaltabiliyor. Bu kazanımların tüm fabrika operasyonlarını veya bütün mühendislik faaliyetlerini kapsamadığı, belirli elektronik kart üretim süreçleriyle sınırlı olduğu belirtiliyor.
Üretim Maliyetlerinde Yüzde 20 Tasarruf Hedefi
Siemens’in yapay zekâ yatırımlarındaki bir diğer başlık, üretim planlaması. Fabrikalarda yeni bir sipariş geldiğinde üretim kapasitesi, malzeme durumu, teslimat takvimi ve çalışanların görev dağılımının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle çok sayıda ürün çeşidinin üretildiği tesislerde bu planlama süreci karmaşıklaşabiliyor.
Şirketin geliştirdiği yapay zekâ destekli sistemler, yeni siparişler doğrultusunda farklı üretim senaryolarını otomatik olarak oluşturabiliyor. Hazırlanan senaryolar daha sonra fabrikanın dijital kopyasında test edilerek hız, maliyet ve kaynak kullanımı açısından karşılaştırılıyor.
Bu sayede üretim hattında fiziksel bir değişiklik yapılmadan önce farklı seçeneklerin olası sonuçları görülebiliyor. Siemens, söz konusu uygulamaların ilgili üretim maliyetlerinde yüzde 20’ye kadar tasarruf sağlayabileceğini belirtiyor.
Sistemler, malzeme tedarikinde yaşanan sorunlar veya siparişlerdeki ani değişiklikler karşısında üretim planlarının daha hızlı güncellenmesine de yardımcı oluyor. Bununla birlikte şirketin yaklaşımında nihai üretim kararları üzerindeki insan denetimi korunuyor.
Erlangen Fabrikasına 500 Milyon Euro Yatırım
Siemens, yapay zekâ uygulamalarının geliştirildiği Erlangen tesisini diğer fabrikalara örnek olacak bir üretim ve teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık 1.000 kişinin çalıştığı tesiste güç elektroniği ve endüstriyel otomasyon sistemlerinde kullanılan ürünler üretiliyor.
Üretim, lojistik, kalite kontrol ve bakım süreçlerinde 100’den fazla yapay zekâ algoritmasının kullanıldığı fabrikada, bölgenin üretim ve teknoloji altyapısının geliştirilmesi için 500 milyon euroluk yatırım planı bulunuyor.
Söz konusu yatırımın temeli yeni bir açıklamaya dayanmıyor. Siemens, teknoloji kampüsü projesini Eylül 2025’te duyurmuştu. Plan kapsamında lojistik, hizmet ve esnek otomasyon faaliyetlerine yönelik merkezin ilk aşamasının 2027’ye kadar tamamlanması hedefleniyor.
Araştırma, geliştirme ve ileri teknoloji üretimine yönelik diğer tesislerin ise 2030’a kadar hayata geçirilmesi planlanıyor. Erlangen’de geliştirilen teknolojilerin farklı üretim tesislerine ve sektörlere uyarlanması da şirketin hedefleri arasında yer alıyor.
Otomasyon İşsizliği Artıracak Mı?
Siemens’in otomasyonu yüzde 80’e çıkarma hedefi, sanayide istihdamın geleceğine ilişkin tartışmaları da gündeme taşıyor. Cedrik Neike, yapay zekâ sayesinde verimliliğin artırılmasının, ücretlerin yüksek olduğu Almanya gibi ülkelerde sanayi üretiminin rekabet gücünü korumasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Neike’ye göre üreticilerin uluslararası rekabette varlıklarını sürdürebilmek için her yıl yüzde 7-9 arasında verimlilik artışı sağlaması gerekiyor. Siemens’in Erlangen fabrikasında yıllık verimlilik artışının yaklaşık yüzde 7 seviyesinde olduğu ifade ediliyor.
Şirket, otomasyon yatırımlarının üretimi işçilik maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelere taşıma ihtiyacını azaltabileceğini savunuyor. Ancak otomasyonun artması, mevcut işlerin ve çalışanların görevlerinin değişmeden kalacağı anlamına gelmiyor. Tekrarlanan üretim işlemlerinde insan müdahalesinin azalması, mesleki beceri gereksinimlerini ve çalışanların sorumluluklarını dönüştürebilir.
Öte yandan Siemens’in açıkladığı yüzde 80’lik hedef, çalışanların yüzde 80’inin işten çıkarılacağı anlamına gelmiyor. Söz konusu oran, çalışan sayısını değil, üretim süreçlerindeki otomasyon düzeyini ifade ediyor.