Tesla’nın Avrupa’da büyüme stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkan FSD Supervised için onay süreci yeni bir aşamaya taşındı. Hollanda’da başlayan izin süreci farklı ülkelere yayılırken, şirketin düzenleyicilere sunduğu güvenlik verilerinin sistemi insan sürüşünden daha güvenli göstermeye yeterli olup olmadığı tartışılıyor.
7 Ekim’de yayımlanan araştırmada, Tesla’nın kamuoyuna açıkladığı veriler, düzenleyici kurumlarla yapılan yazışmalar ve trafik güvenliği uzmanlarının değerlendirmeleri bir araya getirildi. Araştırmaya görüş veren yedi uzman, Tesla’nın kullandığı bazı güvenlik göstergelerinin gerçek kaza riskindeki düşüşü tek başına ortaya koyamayacağı görüşünü dile getirdi.
Hollanda Onayı Avrupa’nın Önünü Açtı
Tesla açısından süreçteki önemli gelişme 10 Nisan’da yaşandı. Hollanda araç otoritesi RDW, FSD Supervised için Avrupa tipi bir onay verdi ancak kararın geçerliliğini başlangıçta Hollanda ile sınırlı tuttu.
Bu onay, diğer Avrupa ülkelerinin sistemi tanımasının ve ilerleyen süreçte Avrupa Birliği genelinde uygulanabilecek bir kararın önünü açtı. FSD Supervised daha sonra başka ülkelerde de kullanılmaya başlanırken, sistemi kabul eden ülke sayısı sekize yükseldi.
Ancak adında “Full Self-Driving” ifadesi bulunmasına rağmen sistem tam otonom sürüş teknolojisi olarak tanımlanmıyor. Sürücünün yolu takip etmesi, gerektiğinde müdahaleye hazır olması ve aracın kullanımından sorumlu kalması gerekiyor. RDW de FSD Supervised’ı sürücü destek sistemi olarak değerlendiriyor.
AB genelinde kullanım için ise ulusal izinlerin ötesinde bir süreç gerekiyor. Avrupa çapında karar alınabilmesi için üye ülkelerin temsil edildiği teknik komitede gerekli çoğunluğun sağlanması gerekiyor.
Uzmanlar Güvenlik Verilerini Tartışıyor
Onay sürecindeki tartışmanın merkezinde Tesla’nın FSD Supervised’ın güvenliğini desteklemek için kullandığı veriler bulunuyor.
Şirket, Avrupa’daki düzenleyicilerle paylaştığı çalışmalarda gerçek kazaların yanı sıra otomatik acil frenleme sisteminin devreye girme sıklığı, sert frenleme, yüksek yanal ivme, sinyal kullanımı ve korna çalma gibi dolaylı göstergelere de yer veriyor.
Tesla, bu ölçütlerde FSD Supervised kullanan araçların manuel sürülen Tesla araçlarına kıyasla daha iyi sonuçlar verdiğini ve bunun daha güvenli sürüşe işaret ettiğini savunuyor.
Ancak araştırmada görüşlerine başvurulan yedi trafik güvenliği uzmanı, bu göstergelerin gerçek kaza riskini doğrudan ölçmediğine dikkat çekti. Uzmanlara göre daha az sert fren yapılması veya daha az korna kullanılması, ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanan kazaların ne ölçüde azaldığını tek başına ortaya koymuyor.
Tesla’nın Avrupa filosuna ilişkin verilerinde FSD Supervised testlerinin ağırlıklı olarak şirket tarafından eğitilmiş mühendislik sürücüleriyle gerçekleştirilmesi de değerlendirmelerin bir başka boyutunu oluşturuyor.
RDW’den Bağımsız Test Vurgusu
Hollandalı düzenleyici RDW ise verdiği onayın yalnızca Tesla’nın sunduğu verilere dayanmadığını belirtiyor.
Kurumun 17 Haziran’da açıkladığı bilgilere göre FSD Supervised, test pistleri ve kamuya açık yollarda 3 bin saatten fazla bağımsız teste tabi tutuldu. Ayrıca 1000’den fazla ayrı test gerçekleştirildi ve Avrupa’da sistemle kat edilen yaklaşık 1,8 milyon kilometrelik veri değerlendirmeye alındı.
RDW, Tesla’nın verileri toplama ve analiz etme yöntemlerini de kendi uzmanlarının bağımsız şekilde incelediğini bildirdi. Onayın ardından denetim sürecinin devam ettiği belirtilirken, kurum Tesla’dan standart yıllık raporlamaya ek olarak geçici süreyle aylık güvenlik raporları sunmasını istedi.
RDW’nin haziran ayında açıkladığı verilere göre Hollanda’da yaklaşık 40 bin Tesla, FSD Supervised ile toplam 24 milyon kilometre yol kat etti. Bu süreçte kurumun “ilgili olay” kapsamında değerlendirdiği bir güvenlik vakası tespit edilmedi.
Tesla İle Düzenleyiciler Arasında Baskı Tartışması
Onay sürecinin bir diğer boyutunu Tesla’nın kamuoyu ve düzenleyiciler üzerindeki yaklaşımı oluşturuyor.
Şirket daha önce Tesla sahiplerini Hollanda’daki düzenleyici kurumla iletişime geçmeye çağırmıştı. Bunun üzerine RDW, kullanıcıların kuruma mesaj göndermemesi çağrısında bulunarak yoğun başvuruların müşteri hizmetlerinin zamanını gereksiz şekilde tükettiğini açıkladı.
Fransa da temmuz ayında FSD Supervised’ın mevcut haliyle Avrupa genelinde onaylanmasına karşı çıkmış, ancak ilerleyen dönemde sistemi kendi yollarında test etmeye başlamıştı.
AB Kararı Aralık Ayına Kaldı
Tesla’nın Avrupa genelindeki onay sürecinde gözler şimdi aralık ayına çevrildi. 6 Ekim’de yapılan Avrupa Birliği Motorlu Araçlar Teknik Komitesi toplantısında FSD için oylama gerçekleştirilmedi. Toplantıda Hollanda’nın başvurusu hakkındaki görüşmelerin sürdürülmesi kararlaştırıldı.
Böylece Tesla’nın beklediği Avrupa çapındaki karar çıkmazken, komitenin bir sonraki toplantısı aralık ayına kaldı. FSD Supervised için AB genelindeki olası oylamanın en erken bu toplantıda gündeme gelmesi bekleniyor.
Onay için 27 AB üyesinden en az 15’inin desteği ve destek veren ülkelerin toplam AB nüfusunun en az yüzde 65’ini temsil etmesi gerekiyor.
Tesla’nın Hollanda ve diğer küçük ülkelerde elde ettiği izinlerin ardından Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi büyük Avrupa pazarlarının yaklaşımı sürecin önemli unsurlarından biri olacak.
Önümüzdeki dönemde tartışmaların, Tesla’nın sunduğu güvenlik verilerinin üye ülkeleri ikna edip etmeyeceği ve Avrupa’nın FSD Supervised için hangi güvenlik koşullarını gerekli gördüğü başlıklarında yoğunlaşması bekleniyor.