Türkiye, küresel enerji dönüşümü ve teknoloji yarışında önemi giderek artan kritik minerallere yönelik yeni yol haritasını açıklamaya hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Kritik Mineraller Strateji Belgesi’nin, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde kamuoyuna duyurulması bekleniyor.
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, yeni stratejinin temel hedefi, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını yalnızca çıkarmakla sınırlı kalmayıp ülke içinde işleyerek yüksek katma değerli sanayi ürünlerine dönüştürmek olacak.
Bu kapsamda madencilik faaliyetlerinden elde edilen ekonomik değerin artırılması, yerli sanayinin ham madde ihtiyacının karşılanması ve stratejik sektörlerde dışa bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor.
Lityumdan Nadir Toprak Elementlerine Stratejik Liste
Türkiye’nin Kritik ve Stratejik Madenler Raporu’nda lityum, bakır, nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementleri kritik mineraller arasında gösteriliyor. Krom, titanyum, alüminyum, çinko, demir ve manganez ise hem kritik hem de stratejik madenler kategorisinde değerlendiriliyor.
Söz konusu kaynaklar; elektrikli araç bataryaları, rüzgâr türbinleri, savunma sanayii sistemleri ve elektronik cihazlar başta olmak üzere birçok alanda kullanılıyor.
Enerji dönüşümünün hız kazanması ve ileri teknoloji yatırımlarının artması, bu minerallerin güvenilir tedarikini ülkeler açısından stratejik bir öncelik haline getiriyor. Türkiye’nin hazırladığı yol haritasıyla bu alandaki kaynakların daha etkin değerlendirilmesi ve yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Beylikova’da Yıllık 10 Bin Ton Nadir Toprak Oksidi Hedefi
Stratejinin öne çıkan başlıklarından birini Eskişehir’in Beylikova ilçesinde bulunan nadir toprak elementleri sahası oluşturuyor. Bölgede faaliyet gösteren pilot tesisin yıllık 1.500 ton cevher işleme kapasitesi bulunuyor.
Planlanan endüstriyel tesisin devreye alınmasıyla ilk aşamada yılda 570 bin ton cevher işlenmesi ve yaklaşık 10 bin ton nadir toprak oksidi üretilmesi hedefleniyor.
Nadir toprak oksitleri, elektrikli araç motorları ve rüzgâr türbinlerinde kullanılan yüksek performanslı kalıcı mıknatısların üretiminde önemli bir girdi olarak öne çıkıyor.
Bu yatırımla Türkiye’nin yalnızca ham madde çıkaran bir ülke olmanın ötesine geçerek madenleri işleyen ve teknoloji sanayisine girdi sağlayan bir üretim merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.
Almanya İle Kritik Mineral İş Birliği
Türkiye, kritik mineraller alanında üretim ve işleme kapasitesini artırmak için uluslararası iş birliklerini de gündeminde tutuyor. Bu kapsamda Almanya ile yürütülen enerji ortaklığının kapsamı, 2026 yılında kritik mineralleri de içerecek şekilde genişletildi.
Söz konusu iş birliklerinin maden işleme teknolojilerinin geliştirilmesi, yeni yatırımların desteklenmesi ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi açısından katkı sağlaması bekleniyor.
Türkiye’nin hazırladığı strateji belgesiyle, ham madde ihracatına dayalı yaklaşımın ötesine geçilerek kaynakların ülke içinde işlenmesi ve daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Yeni yol haritasının, enerji dönüşümü ve ileri teknoloji sektörleri açısından kritik minerallerin ekonomik değerini artırmaya yönelik adımları ortaya koyması bekleniyor.