ABD’li gazeteci Tucker Carlson, Donald Trump yönetiminin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun baskısı nedeniyle İran’a nükleer saldırı düzenleme seçeneğini gündemine alabileceğini öne sürdü. Carlson, olası saldırının hedefinin İran’ın merkezindeki Kazma Dağı bölgesi olabileceğini iddia ederken, böyle bir adımın küresel ölçekte yeni bir nükleer gerilim başlatabileceği uyarısında bulundu.
Carlson, 2 Kasım 2026 tarihli sosyal medya paylaşımında, Trump yönetiminin birkaç gün içinde İran’a yönelik nükleer saldırı kararı verebileceğini iddia etti. Olası hedef olarak gösterdiği Kazma Dağı’nın, İsrail istihbaratına göre İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerini yeniden başlattığı bir bölge olduğunu öne sürdü.
Kazma Dağı’ndaki Yer Altı Tesisleri İddiası
Carlson’ın açıklamasına göre bölgede, yüzlerce fit kalınlığındaki granit tabakanın altında tüneller ve yer altı tesisleri bulunuyor. Gazeteci, ABD’nin konvansiyonel silahlarının bu yapıları imha etmekte yetersiz kalabileceğini savunarak nükleer silah kullanımının gündeme gelebileceğini ileri sürdü.
Ancak Carlson’ın paylaştığı bu değerlendirmeler, ABD yönetiminin nükleer saldırı kararı aldığı veya böyle bir operasyon için hazırlık yaptığı anlamına gelmiyor. İddialara ilişkin Washington’dan doğrulanmış resmi bir açıklama bulunmuyor.
Netanyahu’nun Seçim Sonrası Siyasi Durumu
Carlson, İsrail’de 27 Ekim’de yapılan Knesset seçimlerinin ardından Netanyahu’nun siyasi açıdan zor bir tabloyla karşı karşıya kaldığını savundu. Seçim sonuçlarına göre Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi 27 sandalye elde etti. Netanyahu’yu destekleyen blok 53, Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğu ise 48 sandalye kazandı. Arap partileri toplam 19 sandalyeye ulaştı. Böylece 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyelik çoğunluğa hiçbir blok ulaşamadı.
Carlson’a göre Netanyahu, hükümetin başında kalabilmek için yeni siyasi ortaklara ve Trump yönetiminin desteğine ihtiyaç duyuyor. Gazeteci, başbakanın görevini kaybetmesi halinde hakkında devam eden hukuki süreçlerin yeniden gündeme gelebileceğini de iddialarına dayanak olarak gösterdi.
Körfez Ülkelerinin Yeni Bir Savaşa Yaklaşımı
Carlson, ABD’nin Orta Doğu’daki müttefiklerinin İran’a karşı yeni bir askeri harekâta sıcak bakmadığını öne sürdü. Netanyahu’nun 27 Eylül’de Abu Dabi’ye gizli bir ziyaret gerçekleştirerek Birleşik Arap Emirlikleri’ni İran’a yönelik yeni bir saldırıya dahil etmeye çalıştığını, ancak bu girişimin sonuçsuz kaldığını iddia etti.
Gazeteci, aylar süren çatışmaların Körfez ekonomilerini zorladığını, küresel enerji ve gübre piyasalarında da ciddi etkiler yarattığını belirtti. Yeni bir savaşın ekonomik sonuçlarının daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulundu.
Nükleer Saldırının Küresel Sonuçları Olabileceği Uyarısı
Carlson, ABD’nin İran’a karşı nükleer silah kullanmasının uluslararası ilişkilerde tehlikeli bir emsal oluşturacağını savundu. Böyle bir adımın Rusya’nın Ukrayna’ya karşı nükleer silah kullanma gerekçesi olarak öne sürülebileceğini iddia eden gazeteci, Pakistan ile Hindistan ve Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki gerilimlerin de nükleer boyuta taşınabileceği uyarısında bulundu.
Carlson, olası bir nükleer saldırının yalnızca İran ve çevresini değil, küresel güvenlik dengelerini de etkileyebileceğini belirterek bunun çok daha geniş çaplı bir savaşa zemin hazırlayabileceğini ileri sürdü. Bu değerlendirmeler Carlson’ın kişisel iddiaları ve öngörüleri niteliğinde; olası sonuçlara ilişkin kesinleşmiş bir durum olarak değerlendirilmemeli.