İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (İSG), CEO Alp Er Tunga Ersoy’un görevinden ayrıldığını duyurdu. Haziran 2024’te CEO olarak atanan Ersoy, görevi bırakma kararının karşılıklı anlaşma sonucunda alındığını belirtti. Bu önemli gelişme, havacılık sektöründe dikkat çeken bir yönetim değişikliğine işaret ediyor.
Alp Er Tunga Ersoy’un Görev Süreci ve Ayrılık Nedeni
Haziran 2024’te göreve başlayan Alp Er Tunga Ersoy, kısa süreli yönetim sürecinde Sabiha Gökçen Havalimanı için yenilikçi stratejiler geliştirme taahhüdünde bulunmuştu. Göreve geldiği dönemde, havalimanının kapasitesini artırmak ve müşteri memnuniyetini yükseltmek için önemli adımlar atmayı planladığını açıklamıştı. Ancak, görev süresinin kısa sürmesi ve ayrılık kararının nedeni konusunda detaylı bir bilgi verilmedi.
Bu süreçte, eski İyi Parti İBB Meclis Üyesi Ali Kıdık, sosyal medya üzerinden Ersoy’un havalimanına olan katkılarını överek, “İSG’nin havacılık sektöründeki konumunu daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Bu tür yorumlar, Ersoy’un liderliği dönemindeki çalışmalarının önemini bir kez daha vurguluyor.
İSG Yönetiminden Açıklama
İSG yönetimi, Alp Er Tunga Ersoy’un ayrılığı ile ilgili yaptığı resmi açıklamada, kararın her iki tarafın uzlaşması sonucunda alındığını belirtti. Yeni bir CEO atanana kadar operasyonların Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) ve İSG Yönetim Komitesi tarafından yürütüleceği duyuruldu. Bu geçiş dönemi, operasyonların aksamasını önlemek ve liderlik değişiminin etkilerini en aza indirmek amacıyla dikkatle planlanmış görünüyor.
Havalimanı Operasyonlarında Süreklilik
Sabiha Gökçen Havalimanı, İstanbul’un ikinci büyük uluslararası havalimanı olarak Türkiye’nin havacılık sektöründe önemli bir konuma sahip. Alp Er Tunga Ersoy’un ayrılığı sonrasında, İSG’nin yönetimsel sürekliliğini sağlamak için uyguladığı planlar, sektör içinde takdirle karşılandı. Yeni CEO’nun atanması, hem kurum içi dinamiklerin hem de havacılık sektöründeki rekabetin şekillenmesinde etkili olacak.
Bu gelişmeler, yalnızca İSG için değil, aynı zamanda Türkiye’nin havacılık sektöründeki genel performansı için de önemli bir dönüm noktası olabilir.