Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi, Türkiye’nin toplumsal psikolojik esenlik seviyesini uluslararası ve ulusal veri kaynaklarından yola çıkarak ilk kez sistematik bir şekilde inceledi. Bu kapsamlı çalışma, Nebi Sümer ve Zafer Yenal tarafından hazırlanan raporda, ülkenin çeşitli endekslerdeki konumuna odaklanıyor. Rapor, psikolojik esenliğin tüm ölçütlerde düşük seyrettiğini ve 2017’den itibaren bu düşüşün hız kazandığını vurguluyor.
Buna göre, Türkiye Dünya Mutluluk Raporu’nda 147 ülke arasında 92. sırada yer alırken, OECD Daha İyi Yaşam Endeksi’nde 41 ülke içinde 38. ve Küresel İnsani Gelişim Araştırması’nda 22 ülke arasında 21. konumda bulunuyor. Gallup Küresel Duygular Barometresi verileri, Türkiye’yi dünyanın en az gülümseyen ülkesi olarak gösteriyor. Rapor, bu durumu verimsiz mutsuzluk rejimi olarak tanımlıyor ve toplumun düşük yaşam doyumuna rağmen sürdürülebilir bir dengede olduğunu, ancak memnuniyetsizliğin bireysel stratejilere yöneldiğini belirtiyor.
Psikolojik Esenlikteki Düşüşün Hızlanması ve Etkileri
Rapor, psikolojik esenliğin fiziksel sağlıkla bağlantılı olduğunu ve 2017’den sonra hızlı bir düşüş yaşandığını analiz ediyor. Gallup verilerine dayalı olarak, pozitif ve negatif duygular arasındaki farkın derinleşmesi, toplumu derinleşen bir mutsuzluğa sürüklediğini ortaya koyuyor. Bu eğilim, bireylerin esenlik seviyelerini olumsuz etkileyen bir dizi faktörü içeriyor.
Kişisel Özgürlükler ve Sosyal Yapıda Zayıf Noktalar
Legatum Refah Endeksi’ne göre, Türkiye’nin fiziksel altyapısı güçlü olsa da, kişisel özgürlükler, güvenlik, sosyal sermaye ve yönetişim alanlarında belirgin zayıflıklar mevcut. Dünya Değerler Anketi ve PEW verileri, genel güvenin yüzde 14 gibi düşük bir seviyede olduğunu ve aile içi güvenin azaldığını gösteriyor. Bu durum, ekonomik baskılar ve artan gelir eşitsizliğinin psikolojik esenliği nasıl etkilediğini netleştiriyor.
Toplumsal Dinamikler ve Psikolojik Etkiler
Rapor, psikolojik esenliği bireysel verilerin ötesinde toplumsal bağlamla ele alıyor. Gençler arasında yüksek işsizlik oranları, kadınlarda NINE grubunun OECD’de en üst seviyede olması ve emeklilerin çalışmaya devam etmesi gibi faktörler, ekonomik baskıları artırıyor. Ayrıca, uluslararası demokrasi endekslerindeki düşüş, mutluluk seviyelerindeki paralellikleri ortaya çıkarıyor ve siyasal ortamın önemini vurguluyor.
Psikolojik Esenlik Raporlamasının Önemi
Son yirmi yılda, uluslararası kuruluşlar ekonomik büyümeyi tek başına refah ölçütü olarak kabul etmeyerek psikolojik esenliği ön plana aldı. OECD’nin Daha İyi Yaşam Endeksi ve BM’nin Dünya Mutluluk Raporu gibi çalışmalar, bu yaklaşımın örnekleri. Türkiye’de yaşanan demografik, ekonomik ve siyasal değişimler karşısında bu rapor, esenliği sistematik izlemeyi amaçlıyor. Detaylı bilgiye https://ipc.sabanciuniv.edu/tr/yayinlar adresinden ulaşılabilir.