B-21 Raider programında, operasyonel test pilotlarının da dahil olduğu yeni bir aşamaya geçildi. ABD Hava Kuvvetleri, on bir Haziran iki bin yirmi altıda yaptığı açıklamayla, bir operasyonel test pilotunu geliştirme test pilotunun yanında kokpite oturtarak Northrop Grumman B-21 Raider stratejik bombardıman uçağının testlerinde yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu. Gerçekleştirilen kritik uçuşun, temel uçuşa elverişlilik doğrulamasından, uçağın mürettebat etkinliği, silah angajmanı ve düşman hava sahasındaki beka kabiliyeti de dâhil olmak üzere muharebede nasıl performans göstereceğini değerlendirmeye yönelik bir geçişe işaret ettiği belirtiliyor. Uçuş, Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’ne ikinci bir B-21’in gelmesiyle programın görev sistemleri ve mühimmat entegrasyonu testlerine doğru genişlemesi kapsamında Raider Müşterek Test Kuvveti bünyesinde icra edildi. Yapılan habere göre bu aşama, uçağın gelişmiş hava savunma sistemlerini aşma ve uzun menzilli saldırı etkileri sağlama kabiliyetini kanıtlamak için kritik bir öneme sahip olup, iki bin yirmi yedide Ellsworth Hava Üssü’ne yapılacak operasyonel konuşlandırma öncesinde ABD stratejik caydırıcılığının daha geniş çaplı modernizasyonunu desteklemektedir.
Erken Aşamada Başlayan Operasyonel Testler Ve Geliştirme Sürecindeki Farklılıklar
Habere konu uçuşun kritik noktası, uçağı fazladan bir pilotun uçurması değil; operasyonel bir test uzmanının, oldukça gizli yürütülen bombardıman uçağı programının alışılmadık derecede erken bir aşamasında kokpite girmesi olarak değerlendiriliyor. Aktarıldığı üzere normal işleyişte geliştirme testleri; uçağın tasarım özelliklerini karşılayıp karşılamadığını, güvenli bir şekilde uçup uçmadığını ve uçuş zarfı genişletme aşamasında ilerleyip ilerleyemeyeceğini belirler. Operasyonel testler ise genellikle daha sonra gelir ve farklı sorular sorar: Mürettebatın uçağı gerçekçi görev koşulları altında kullanıp kullanamayacağı, bakım personelinin uçağın idamesini sağlayıp sağlayamayacağı, görev sistemlerinin muharebe görevlerini destekleyip desteklemediği ve uçağın, üstesinden gelmek için üretildiği tehdit ortamına karşı hayatta kalıp kalamayacağı ve bu ortamda silah kullanıp kullanamayacağı.
Mühendislik Ve Muharebe Değerlendirmesi Arasındaki Boşluğu Azaltma Çabaları
Nitekim Hava Kuvvetleri Operasyonel Test ve Değerlendirme Merkezi beşinci Müfreze Komutanı Albay Matt Guasco, ABD Hava Kuvvetleri’nin modern bir test programında daha önce bu kadar erken bir aşamada böyle bir uygulama yapmadığını belirterek, bunun mühendislik doğrulaması ile muharebe değerlendirmesi arasındaki boşluğu azaltmaya yönelik kasıtlı bir çaba olduğuna dikkat çekti.
Üretim Kapasitesinin Artırılması Finansal Kaynaklar Ve Gelecek Hedefleri
Kongre ve savunma planlamacıları açısından bu gelişmenin ayrıca önem taşıdığı ifade ediliyor. Keza B-21 programı bu aşamaya geçerken üretim kapasitesi de artırılıyor. Yirmi üç Şubat iki bin yirmi altıda ABD Hava Kuvvetleri ile Northrop Grumman, yıllık B-21 üretim kapasitesini yüzde yirmi beş artırmak amacıyla daha önce onaylanmış ve tahsis edilmiş dört virgül beş milyar dolarlık kaynağın kullanılmasında anlaşmaya vardı. Bu sırada ABD Hava Kuvvetleri, programın iki bin yirmi yedi yılında Ellsworth Hava Üssü’ne ilk uçak teslimatı hedefiyle uyumlu ilerlediğini belirtiyor. Hizmet hedefi ise en az yüz adet B-21 tedarik etmek olup, uçağın ortalama birim maliyeti iki bin yirmi iki yılı baz fiyatlarıyla altı yüz doksan iki milyon dolar olarak açıklanmış durumda. Bu nedenle operasyonel test personelinin programa erken dahil edilmesi, pratik bir tedarik ve geliştirme amacı da taşıyor. Böylece mürettebat arayüzü, görev planlama, bakım süreçleri veya silah kullanımıyla ilgili sorunlar, üretim hızının artmasıyla değişiklik yapmanın çok daha maliyetli hale gelmesinden önce tespit edilebiliyor. İlgili olarak ABD yeni nesil bombardıman uçağının üretimini hızlandırıyor.