Orta Avrupa’yı etkisi altına alan kuraklık, enerji sektöründe ciddi sonuçlar doğurmaya başladı. Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin kritik seviyelere gerilemesi nedeniyle Romanya ve Macaristan’daki nükleer santraller üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. Romanya, Cernavoda Nükleer Santrali’ndeki iki reaktörü devre dışı bırakırken, Macaristan’da Paks Nükleer Santrali kapasitesinin yarısından daha düşük seviyede çalışıyor.
Uzmanlar, nehir debisindeki düşüşün devam etmesi halinde bölgede elektrik ithalatının artabileceği, enerji fiyatlarının yükselebileceği ve sanayi üretiminin de olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.
Paks Nükleer Santrali Üretimini Yarıdan Fazla Azalttı
Macaristan’ın en önemli elektrik üretim tesislerinden biri olan Paks Nükleer Santrali, Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyesi nedeniyle üretimini önemli ölçüde düşürdü.
Toplam 2 bin megavat kurulu güce sahip dört reaktörlü santral, şu anda kapasitesinin yüzde 50’sinin altında faaliyet gösteriyor.
Macaristan Başbakanı Peter Magyar, nehirdeki su seviyesinin düşmeye devam etmesi halinde santralin 30 veya 31 Temmuz’da tamamen devre dışı kalabileceğini açıkladı.
Ülkenin elektrik ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Paks’ın olası duruşu, enerji arzı açısından kritik önem taşıyor.
Elektrik İthalatıyla Açık Kapatılabilecek
Macaristan yönetimi, olası bir tam duruş senaryosuna karşı hazırlıklarını sürdürüyor.
Ülkenin 3 bin 600 ila 3 bin 800 megavat arasında elektrik ithalat kapasitesine sahip olduğu belirtilirken, hükümet gerekli görülmesi halinde enerji ihtiyacının komşu ülkelerden yapılacak ithalatla karşılanabileceğini ifade etti.
Bununla birlikte, olağanüstü bir durumda büyük sanayi tesislerinin elektrik ve su tüketimlerinin geçici olarak sınırlandırılması da değerlendiriliyor.
Romanya Tarihinde Bir İlk Yaşandı
Kuraklığın etkileri Romanya’da daha da belirgin hale geldi.
Cernavoda Nükleer Santrali’ndeki ikinci reaktör de 30 Temmuz’un ilk saatlerinde devreden çıkarıldı. İlk reaktör ise üç gün önce yine Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin kritik seviyeye düşmesi nedeniyle kapatılmıştı.
706 megavat gücündeki iki reaktörün aynı anda devre dışı kalması, santralin tarihinde ilk kez yaşanan bir durum olarak kayıtlara geçti.
Normal şartlarda Romanya’nın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini sağlayan santralde yaşanan bu gelişme, ülkenin enerji dengesi üzerinde önemli baskı oluşturuyor.
Elektrik Açığı ve Fiyat Baskısı Artıyor
Nükleer üretimin devreden çıkmasıyla birlikte Romanya’nın elektrik ithalatı ihtiyacı da hızla yükseliyor.
Ülkede haftalık en yüksek elektrik talebinin 7,3 gigavata ulaşması beklenirken, ikinci reaktör kapatılmadan önce yerli üretimin 4,3 gigavat seviyesine kadar gerilediği bildirildi.
Yaz sıcaklarının etkisiyle artan klima kullanımı da elektrik tüketimini yükselterek arz-talep dengesini daha da zorlaştırıyor.
Uzmanlar, bu durumun spot elektrik piyasasında fiyat artışlarını beraberinde getirebileceğini değerlendiriyor.
Tuna’nın Debisi Tarihi Dip Seviyelere Yaklaştı
Kuraklığın merkezinde yer alan Tuna Nehri’nde su debisi son yılların en düşük seviyelerine indi.
Romanya girişinde saniyede 1.650 metreküp olarak ölçülen debi, temmuz ayı ortalaması olan yaklaşık 4 bin 750 metreküpün oldukça altında bulunuyor.
Yetkililer, 4 Ağustos’ta debinin saniyede 1.500 metreküpe kadar gerileyebileceğini tahmin ediyor. Nehirde şimdiye kadar kaydedilen en düşük değer ise 1985 yılında ölçülen saniyede 1.400 metreküp olmuştu.
Budapeşte’de ise nehir seviyesi 23 santimetreye kadar düştü ve 2018 yılında kaydedilen 33 santimetrelik önceki rekor da geride bırakıldı.
Kuraklık Taşımacılığı da Etkiliyor
Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyesi yalnızca enerji üretimini değil, Avrupa’nın en önemli iç su yolu taşımacılığını da olumsuz etkiliyor.
Birçok yük gemisi seferlerini durdururken, faaliyetlerine devam eden gemiler ise daha düşük yük kapasitesiyle çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum tahıl, yakıt ve sanayi hammaddelerinin taşınma maliyetlerini artırma riski taşıyor.
Nehir turizmi de kuraklıktan etkilenirken bazı yolcu gemileri farklı iskelelere yönlendiriliyor veya güzergâhlarını değiştirmek zorunda kalıyor.
Önümüzdeki günlerde beklenen yağış miktarı ve hava sıcaklıkları yakından takip edilirken, uzmanlar Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin düşmeye devam etmesi halinde enerji arzı, sanayi üretimi ve bölgesel tedarik zincirleri üzerinde daha ciddi etkilerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.