Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde devam eden Ebola salgınına ilişkin açıklanan son veriler, hastalığın ülkede ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini ortaya koydu. Sağlık Bakanlığı verilerine göre salgında 5 bin 21 vaka tespit edilirken, Ebola nedeniyle 2 bin 378 kişi yaşamını yitirdi.
Güvensizlik ortamı, yerinden edilmeler ve yoğun nüfus hareketleri, özellikle bazı bölgelerde salgının yayılmasını hızlandırırken sağlık ekiplerinin müdahale kapasitesini de sınırlandırıyor.
Salgın Batı Afrika’daki Krizi Geride Bırakıyor
Mevcut Ebola salgınının, ilk vakanın tespit edilmesinden itibaren 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaşanan büyük salgına kıyasla yaklaşık üç kat daha hızlı yayıldığı bildirildi.
Batı Afrika’da Gine, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere birçok ülkeyi etkileyen söz konusu salgında 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Kongo’daki mevcut tablonun hızlı şekilde ağırlaşması, uluslararası sağlık kuruluşlarının da endişelerini artırıyor.
DSÖ’den Yayılma Riski Uyarısı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının kontrol altına alınmasından henüz uzak olunduğunu belirterek hem ülke içinde hem de uluslararası düzeyde yayılma riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti.
Tedros, salgının mevcut durumuna ilişkin değerlendirmesinde, hastalığın kontrol altına alınması konusunda daha kapsamlı müdahalelere ihtiyaç bulunduğuna işaret etti.
Sağlık Ekiplerine Yönelik Saldırılar Mücadeleyi Zorlaştırıyor
Ebola salgınının en ağır etkilediği bölgelerden biri olan Ituri eyaletindeki güvenlik sorunları, hastalıkla mücadele çalışmalarının önündeki önemli engeller arasında bulunuyor.
Sağlık çalışanlarının hedef alınması nedeniyle bazı bölgelerde müdahale faaliyetlerinin kısıtlandığı bildirildi. Ituri’deki Kültürel Dernekler Kalkınma Birliği Başkanı Michael Wani’nin verdiği bilgilere göre, Aru bölgesinde şüpheli bir Ebola vakasının bildirilmesinin ardından bir sağlık ekibine saldırı düzenlendi.
Saldırı sırasında kalabalığın bir ambulansı ateşe verdiği, iki araca da zarar verdiği aktarıldı.
Nüfus Hareketliliği Kontrolü Güçleştiriyor
Yetkililer, güvenlik problemlerinin yanı sıra yoğun nüfus hareketlerinin de salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını belirtiyor. İnsanların farklı bölgelere hareket etmesi, hastalığın yeni yerleşim alanlarına taşınması riskini artırıyor.
Sağlık ekiplerinin güvenli biçimde faaliyet gösterebilmesi, şüpheli vakaların hızlı şekilde tespit edilmesi ve hastaların uygun koşullarda tedavi altına alınması, salgının daha geniş alanlara yayılmasının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.