İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka Mavişehir’de hayata geçirdiği Flamingo Doğa Parkı Projesi’nde çalışmalar yeniden hız kazandı. Su taşkınlarının önüne geçilmesi ve Gediz Deltası’nın doğal ve kültürel değerlerinin kent yaşamıyla buluşturulması amacıyla yürütülen proje kapsamında, yaklaşık 75 bin metrekarelik yeni bir yaşam alanı oluşturulacak.
Yüklenici firmanın tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından belediyenin ilgili birimleri sahada çalışmalara başladı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri farklı imalatları eş zamanlı olarak sürdürüyor.
Parkın Kısa Sürede Tamamlanması Hedefleniyor
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Yeşil Alanlar Planlama ve Proje Şube Müdürü Hüseyin Öztürk, alanda zemin düzenlemeleri, altyapı ve yapı çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Ziyaretçi merkezinin donatılarının tamamlanma aşamasına geldiğini aktaran Öztürk, İZSU ekiplerinin yağmur ve deniz suyunun tahliyesinde kullanılan kanallarda temizlik yaptığını ve mekanik sistemleri yeniden işler hale getirdiğini söyledi.
Kentsel donatı, ahşap imalat ve zemin iyileştirme çalışmalarının da sürdüğünü belirten Öztürk, projenin mümkün olan en hızlı şekilde tamamlanarak İzmirlilerin kullanımına açılmasının amaçlandığını ifade etti.
Taşkınlara Karşı Ekolojik Çözüm
Flamingo Doğa Parkı’nın geçmişte Mavişehir’de bulunan delta ve sulak alan yapısından ilham alınarak tasarlandığını belirten Öztürk, zaman içerisinde tarım alanları ve yoğun yapılaşma nedeniyle bölgenin taşkınlara açık hale geldiğini söyledi.
Parkın tasarımında önceliğin vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Öztürk, yağmur suyu ve deniz taşkınlarını kontrol altına alacak bir sistem oluşturulduğunu belirtti. Taşkın parkı niteliğindeki alanın ekolojik koruma ve restorasyon çalışmalarının yanı sıra sosyal ve rekreatif kullanımlara da ev sahipliği yapacağını aktardı.
Proje ile sulak alanların yeniden canlandırılması, bölgedeki flora ve faunanın desteklenmesi ve ekosistemin güçlendirilmesi hedefleniyor.
20 Binden Fazla Bitki Dikilecek
Flamingo Doğa Parkı’nda kıyı ile kara arasında doğal bir geçiş alanı oluşturulması planlanıyor. Yaklaşık 75 bin metrekarelik parkın, bölgenin tuzcul yapısına uygun bitkilerle şekillendirilmesi hedefleniyor.
Doğal olarak yetişen türlerin yanı sıra ılgın, iğde ve zeytin çalısı gibi bitkilerin kullanılacağı peyzaj düzenlemesinde 20 binin üzerinde bitkinin toprakla buluşturulması planlanıyor. Böylece hem sürdürülebilir bir peyzaj oluşturulması hem de parkın doğal yapıyla uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor.
Kuş Adaları Ve Gözlem Kuleleri Olacak
Proje kapsamında doğal ekosistem ile sosyal yaşam alanları bir arada tasarlanıyor. Park içerisinde kuş adaları ve sulak alanlar oluşturulurken, ördek, karabatak, balıkçıl ve martı gibi türlerin bölgede görülmeye başladığı belirtiliyor.
75 bin metrekarelik alanda çocuk oyun alanları, ziyaretçi merkezi, büfe, kafeterya, tuvalet ve otoparkın yanı sıra seyir terasları, deniz amfileri, su içi derslikler ve kuş gözlem kuleleri bulunacak. Ziyaretçi merkezinde farklı yaş gruplarına yönelik eğitim programlarının da düzenlenmesi planlanıyor.
Gediz Deltası’nın Dokusu Yeniden Canlanacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 70 yıl önce Gediz Deltası’nın sulak alan ekosisteminin bir parçası olan Mavişehir’de zamanla kaybolan doğal dokuyu Flamingo Doğa Parkı ile yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Gediz Deltası’nın doğal ve kültürel değerlerinden esinlenilerek hazırlanan tasarımda tuzcul sulak alanlar, dalyan balıkçılığı, hayvancılık ve bölgedeki kuş popülasyonları temel referanslar arasında yer alıyor.
Parkta oluşturulacak fiziksel yapıların ise Gediz Deltası’ndaki Homa Dalyanı’nda geçmiş dönemlerde kullanılan doğal dokuyla uyumlu, narin görünümlü ancak dayanıklı yapılardan esinlenilerek tasarlandığı belirtiliyor.
Proje kapsamında karakteristik tuzcul sulak alanların kontrollü biçimde yeniden oluşturulması da planlanıyor. Böylece geçmişte Mavişehir’in doğal yapısının önemli bir bölümünü oluşturan sulak alan ekosisteminin, kentsel yaşam içerisinde yeniden deneyimlenmesi ve Gediz Deltası’na yönelik ekolojik farkındalığın artırılması amaçlanıyor.