Freelancer çalışanların sayısı giderek artıyor: Sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 50 milyondan fazla kişi bu şekilde çalışıyor. Bu sayı, dünya çapında her geçen gün artmaya devam ediyor ve hem çalışanlar hem de işverenler için pek çok avantaj sunuyor. Bir freelancer olarak dilediğiniz yer ve zamanda (bir tren yolculuğu sırasında bile) çalışabilir, kendi işinizin patronu olabilirsiniz. Ancak bu şekilde çalışmak, özgürlüğün yanında bazı sorumluluklar da getiriyor. Eğer siz de bir freelancer olarak çalışmayı planlıyorsanız, önce aşağıda listelediğimiz hususlara dikkat etmenizi tavsiye ediyoruz.
Sermaye Sorununu Çözerek Başlayın
Çoğu freelancer için bir bilgisayar ve internet bağlantısı çalışmaya başlamak için yeterlidir. Ancak bu, sizi en azından belirli bir süre idare edecek bir sermayeye ihtiyacınız olduğu gerçeğini değiştirmez. Çalışmaya başlamak için sadece bir dizüstü bilgisayar yeterli olsa dahi, en az birkaç ay boyunca temel ihtiyaçlarınızı (gıda, kira, fatura, vs.) karşılayabilmek için belirli bir sermayeye ihtiyacınız olacaktır. Bir freelancer olarak düzenli gelir elde etmeye başlayana kadar size destek olacak bir sermayeye sahip olmak, işinize odaklanabilmenizi de sağlayacaktır.
Kendinizi Bir İşletme Sahibi Olarak Görün
Freelancer terimi, genel olarak birden çok müşteri için tek seferlik bir proje yürüten serbest çalışanları ifade etmek için kullanılır. Ancak bu sadece bir “çalışan” olduğunuz anlamına gelmez: Yukarıda da belirttiğimiz gibi, freelancer çalışmak kendi işinizin patronu olmak anlamına gelir ve kendinizi de böyle, yani bir işletme sahibi olarak görmeniz gerekir. Aynı nedenle, bir işletme sahibi gibi davranmaya başlamanız da gereklidir. Belirli kalite standartlarınız olmalı, her işi kabul etmemeli ve sırf bir projeyi alabilmek için fiyatlarınızı abartılı şekilde düşürmemelisiniz. Diğer bir deyişle, artık sizin de bir marka değeriniz var ve buna uygun şekilde davranmalısınız.
VPN Kullanmaya Başlayın
Freelancer olmak, dilediğiniz yer ve zamanda çalışabileceğiniz anlamına gelir. Ancak ne zaman ve nerede çalışıyor olursanız olun, sürekli bir internet bağlantısına ihtiyaç duyacaksınız. Çoğu freelancer, internete bağlanmak için herkese açık Wi-Fi noktalarını tercih eder. Oysa bu tip Wi-Fi bağlantıları, çeşitli güvenlik risklerine sahiptir. Buna ek olarak, yapmanız gereken araştırma, coğrafi olarak kısıtlanmış web sitelerini ziyaret etmenizi gerektirebilir. Eğer bu tür sitelere erişmenin bir yolunu bulamazsanız, projeniz işveren tarafından reddedilebilir. Bu sorunların ikisini de bir VPN kullanarak çözebilirsiniz; VPN, internet bağlantınız için şifreli bir tünel oluşturarak herkese açık Wi-Fi bağlantılarda bile ek bir güvenlik elde etmenizi sağlar. Ayrıca IP adresinizi değiştirip konumunuzu sanal olarak değiştirebileceğinizden, coğrafi olarak kısıtlanmış içeriğe ulaşmanız da mümkün olacaktır. Bir VPN kullanarak, tren yolculukları sırasında bile güvenli ve özgür bir şekilde çalışmaya devam edebilirsiniz.
Freelancer Topluluklarından Yardım İsteyin
Freelancer olarak çalışmak ofis arkadaşlarınız olmayacağı anlamına gelir. Ancak bu, diğer freelancer çalışanlar ile iletişim kuramayacağınız anlamına gelmez. Tam aksine, bunu özellikle yapmanız gerekir. Serbest çalışanların kurduğu topluluklar, size çeşitli konularda yardımcı olabilir ve hatta iş bulmanızı dahi sağlayabilir. Bu nedenle, freelancer olarak çalışmaya başlar başlamaz birden çok topluluğa da katılın. Bu sayede hem sosyalleşebilir hem de işinizi daha da geliştirmenizi sağlayacak bilgiler elde edebilirsiniz. Üstelik “uzak durulması gereken müşterilerin” hangileri olduğunu da bu topluluklar sayesinde öğrenmeniz mümkündür.
Evden Çalışmayı Çok Abartmayın
Çoğu freelancer evden çalışmayı tercih eder ve bu şekilde çalışmanın pek çok avantajı vardır. Ancak sürekli olarak evden çalışmak hem performansınız düşürebilir ve hem de ruh sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Tamamen izole bir yaşam sürdürmeniz, fiziksel sağlığınızı dahi etkileyebilecektir. Bu nedenle arada sırada evden çıkmayı unutmayın: Örneğin bir trene atlayın ve son istasyona ulaşana dek hem çalışın hem de seyahat edin. Dilediğiniz yer ve zamanda çalışmak, freelancer olmanın en büyük avantajlarından biridir ve bunu sadece kendi evinizle kısıtlamamanız gerekir. Bazen dışarı çıkmak ve diğer insanlarla etkileşime geçmek, çalışma verimliliğinizi de artıracaktır.
Uluslararası Projelere Odaklanın
Freelancer çalışma şekli, Türkiye’de ne yazık ki halen çok yaygın değildir; pek çok şirket, halen “ofise gelinmesini” talep eder ve bir freelancer kiralamak halen yabancı oldukları bir iştir. Bu nedenle, kendinizi Türkiye ile kısıtlarsanız bulabileceğiniz iş fırsatları hem sayıca az olacak hem de kendinizi geliştirmenize izin vermeyecektir. Ayrıca pek çok şirket çok düşük ücretler teklif edecek ve bunu gayet normal karşılayacaktır. Oysa tüm dünyaya açılır ve iş fırsatlarını global ölçekte takip ederseniz, daha çok sayıda projede çalışır, daha fazla kazanır ve kendinizi geliştirebilirsiniz. Bu nedenle öncelikle yabancı bir dil öğrenin ve tüm dünyada geçerli olacak bir konuda uzmanlaşmaya çalışın. Yabancı müşteriler freelancer çalışma şekline alışkındır ve yapılan işin değerini daha çok takdir ederler.
Kısacası, freelancer şekilde çalışmak yukarıda listelediğimiz hususlara dikkat etmeniz halinde pek çok avantaj elde etmenizi ve yeteneklerinizi gerçek anlamıyla kullanabilmenizi sağlayacaktır. Dünya giderek değişiyor ve klasik “ofis” çalışma şeklinin kısıtlamaları pek çok şirketin serbest çalışanlardan daha fazla yararlanmasına neden oluyor. Eğer belirli bir konuda gerçek bir uzmanlığınız varsa, dünyanın diğer ucundaki bir şirket için çalışabilir ve kendi işinizin patronu olarak çok daha fazla kazanabilirsiniz.
wow