Adolf Hitler’in başını çektiği Nazi Almanya’sı, yakın dünya tarihinin en kanlı savaşı olarak gösterilen II. Dünya Savaşı’na neden oldu. Bu savaş, Doğu ve Batı hattında salgın hastalık hızında ilerlerken, 1940’lı yıllarda Alman orduları o dönem Sovyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna’yı işgal etmişti. Tıpkı günümüzde olduğu gibi o yıllarda da onlarca profesyonel futbolcu, kariyerlerini noktalayarak ordulara katıldı. Dinamo Kiev, Lokomotif Kiev ve Spartak Odessa takımlarının oyuncuları artık cephedeydi.
Ölüm maçı, II. Dünya Savaşı sürerken Nazi Almanyası işgali altındaki Sovyet kenti olan Kiev’de 1942 yazında Almanlarla yerel takım arasında oynanan futbol maçını anlatır. Propaganda amaçlı düzenlenen maçta Naziler takımlarının başarısız olması üzerine bekledikleri sonuçla karşılaşmamış, tam aksine yenilgileri direnişi güçlendirmiş, Almanların Üstün ırk ve Sovyet halklarının da alt insan olarak görüldüğü yaklaşımı yalanlamıştır. Maçın ardından çok sayıda Kievli Sovyet futbolcu Naziler tarafından toplama kamplarına gönderilmiş, bazıları da kurşuna dizilmiştir. Sovyet takımında yer almış olan sporcular önceden Dinamo Kiev, Lokomotif Kiev ve Spartak Odessa kulüplerinde futbol oynamıştır.
22 Haziran 1941 günü Naziler Barbarossa Harekâtı kapsamında Sovyetler Birliği topraklarında saldırdıklarında Dinamo Kiev’in bazı futbolcuları Kızıl Ordu bünyesinde silah altında görev yapmaktaydı. Bazı futbolcular bölgeden tahliye edilmişti. Afanasyev Kiev’in düşmesinden önce Moskova’ya kalkan son trene binerken, Livşits, Mahinya, Layko ve Onişenko şehir düşmeden Kiev’den ayrılmış durumdaydı. Askeri talim eğitmeni konumunda olan Şhegotskiy ise geri çekilen Kızıl Ordu birlikleriyle çekilmiş durumdaydı.
Dinamolu Kızıl Ordu askerleri çok geçmeden kendilerini savaş esiri konumunda buldular. Kayıtlara göre Nikolay Truseviç ve Kuzmenko yaralı olarak Almanlara esir düşmüştü. Kiev Üniversitesinde görevli olan ve faşizm yanlısı konum alan Konstantin Şteppa futbolcuların Boyar savaş esiri kampında bulunduklarını öğrenir. Durumu işgalcilerle koordinasyon halinde kurulan Kiev Kent Konsey yetkilisi Aleksandr Oglobin’e ileterek Ukrayna atletizminin en önde gelen yetenekleri olarak belirttiği futbolcuların salıverilmesini ister. Kısa süre içinde savaş esiri konumunda olan futbolculara Almanlara “sadakat” metinleri imzalatılarak, Nazi sınıflandırmasına göre 4. Kategori olan “Şüpheli” olarak gruplandırılarak salıverilirler.
Alman Kontrolü Altında Etkinlikler Düzenleniyordu
Sovyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna, Barbarossa Harekatı’ndan en fazla hasar alan bölgelerden biriydi. Almanlar, bölgedeki atmosferi yumuşatabilmek için ülke genelinde etkinlikler düzenlemeye başladı. Opera, tiyatro ve spor organizasyonları yeniden organize ediliyordu. Bu etkinlikler arasında en çok ilgi gösterileni de futboldu. Mayıs 1942’de, Ukrayna’daki “un fabrikası” bünyesinde FC Start isimli bir kulüp kuruldu. Bu kulüp, zamanla Alman güçleriyle futbol maçlarına çıktı. Çoğu maçta başarılı da oldular. Lakin onların önlenemez başarısı Almanları çileden çıkartıyordu.
Rukh’u 7-2 Yendiler, Almanlar Rahatsız Oldu
Ukrayna’da çoğunluğu Dinamo Kiev ve Lokomotif Kiev takımından çıkma oyunculardan oluşan FC Start, ilk maçını Alman fonuyla kurulmuş Rukh ile oynadı. Müsabakaya Alman destekçisi bir hakem de atanmıştı. Lakin FC Start, onca imkansızlık içinde sahadan 7-2’lik skorla galip geldi. Spor Palas Stadyumu’ndaki maç için 5 Ukrayna karbovanetsi karşılığında biletler satılıyordu. Binlerce futbolsever karşılaşmayı tribünlerden takip etmişti. Ancak, Alman subayları için FC Start’ın önü kesilmeliydi.
Ölüm Maçı: Start 5-1 Flakelf
Rukh maçından sonra FC Start, Alman askerlerinin oluşturduğu karma takımlarla bir dizi maç oynadı. Bu müsabakaların tamamını kazandılar. FC Start’ın son maçı da Alman Hava Kuvvetleri’ndeki personellerin oluşturduğu Flakelf ile oynanmıştı. Bu maça bizzat SS Subayı hakem olarak atandı. FC Start’ın kaptanı Truseviç, maç öncesi takım arkadaşlarını motive eden bir konuşma yaptı. Savaş gazisi Truseviç’in duygusal konuşması takımı etkiledi.
Seremoni esnasında Flakelf takımı tribünlere Nazi selamı verdi. FC Start oyuncuları ise bu selamı vermedi. Bu olay tribünleri daha da ateşledi. Maçın ilk dakikalarında Flakelf 1-0 öne geçmesine karşın FC Start ilk yarıyı 3-1 önde kapattı. Ayağında ayakkabı dahi olmayan futbolcuların Almanlara karşı başarısı Nazileri memnun etmiyordu.
Maçın hakemi SS Subayı, soyunma odasına giderek FC Start oyuncularını sert bir şekilde uyardı. Maçı Flakelf’e vermelerini talep etti. Lakin FC Start, ikinci yarı 2 gol daha buldu. Hakem, 15 dakikalık uzatma süresi vermesine karşın skor değişmedi. Bu olayın akabinde FC Start için karanlık günler başlayacaktı.
FC Start ile Rukh Tekrar Karşı Karşıya
Almanlar, FC Start’ın önlenemez popülaritesinin önünü alabilmek için Rukh takımı ile bir maç daha ayarladı. Lakin bu maçta da sonuç değişmedi. FC Start, Alman destekleriyle kurulan Rukh’u sahadan sildi süpürdü. Maç 8-0 sona ererken FC Start için Naziler devreye girdi.
Futbol ve fabrika işçiliğini bir arada sürdüren FC Start futbolcuları, iki gün sonra çalıştıkları un fabrikasında yakalandı. Nazilerin polis teşkilatı olarak bilinen Gestapo, FC Start’ı “propaganda vari” çalışmalar yürütmekle suçlarken, takımda yer alan oyuncuları gözaltına aldı. Sadece 3 futbolcu dışında takımın tüm oyuncuları hapse atıldı. Lakin onlar gözaltı kararının haksız olduğunu düşünüyordu. Takımın yıldızlarından Çaçenko, 8 Eylül 1942’de tutuklu bulunduğu hapishaneden kaçmak istediği için kurşuna dizildi. Takımın geri kalan oyuncuları ise toplama kampına gönderildi.
Toplama Kampına Gönderildiler
Almanlar, Barbarossa Harekatı’ndan bekledikleri sonucu alamayınca binlerce Yahudi ve diğer milletten insanların yer aldığı Babi Yar toplama kampında infaza başladı. Bu süreçte, FC Start futbolcuları kampta teknisyenlik ve temizleme görevlisi gibi işlerde çalışıyordu. Alman Subayları, cepheden gelen kötü haberlerden sonra FC Start futbolcuları dahil 30 binin üstünde insanı 2 günde infaz etti.
1943 yılının sonlarına doğru Almanlar Ukrayna’dan çekildiğinde FC Start futbolcularıyla beraber binlerce kişinin katledildiği kamp Sovyetler tarafından geri alınmıştı. Futbolcuların ve kamptaki insanların açlıkla, kötü koşullarla ve hastalıkla boğuştuğu biliniyor.