İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler - RayHaber
İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler - RayHaber

İfade, soruşturma veya kovuşturma aşamasında, kolluk veya cumhuriyet savcılığınca alınan, suç şüphesinin aydınlatılmasına yönelik beyanlardır. İfade veren kişi, sanık (üzerinde suç şüphesi olan kişi) veya tanık (olaylara 1.dereceden şahit olmuş kişi) sıfatlarına sahip olabilir.

Az önce de ifade ettiğimiz üzere, ifade alma yetkisi çeşitli kamu görevlilerine tanınmıştır. Ancak asli görevli cumhuriyet savcısıdır. Polisin kovuşturma aşamasındayken ifade almaya yetkisi yoktur. Ayrıca 18 yaşını tamamlamamış şahıslar için kolluk kuvvetlerinin ifade alma yetkisi bulunmamaktadır.

İfadeye çağrı kural olarak yazılı bildirim kağıdıyla yapılmaktadır. Ancak bazı özel hallerde, zorla getirilme veya yakalama kararı çıkarılabilir. İfadeye çağrılan kişi gelmezse veya kaçma şüphesi varsa zorla getirilme kararı çıkarılır. Belirtmeliyiz ki uygulamada, karakoldan telefonla ifadeye çağrılma usulleri uygulanmaktadır. Zira telefonla çağrılan şahsa ulaşmak daha kolay durumdadır. Bu halde yapılan çağrıya uyma zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Ancak işleri kolaylaştırmak adına, çağrıya icabet etmek daha doğru olacaktır. Ayrıca kolluk/savcı üzerinde, sizin haliniz konusunda daha iyi bir kanaat oluşturacaktır.

Her vatandaş hayatında en az 1 kez çeşitli nedenlerle ifade vermek zorunda kalmıştır. Çoğu zaman vatandaşlar, çağrı kağıdını aldıktan sonra endişelenip ne yapacakları konusunda kararsız kalmaktadırlar. Bu yazımızda, ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım gibi soruları cevaplayacağız.

  • Gönderilen Çağrı Davetine Kayıtsız Kalmayın!

Tanık veya sanık sıfatıyla, ifadeye çağrılmış olabilirsiniz. Bu halde mutlaka davete cevap vermelisiniz. Çağrıldığınız gün hatta çağrıldığınız saat ifade vermeye gitmek sizin açınızdan daha iyi olacaktır. Eğer çeşitli sebeplerle o gün gitmeniz mümkün değilse, birkaç gün sonra gelmenizin uygun olup olmadığını öğrenmelisiniz.

Çağrı davetine cevap vermemek yahut ifadeye gitmemek, zorla götürülmenize neden olacaktır. Tanık olsanız dahi, ifadeniz şüpheli bir olayın aydınlatılmasında kullanılacağından, zorla getirme kararı çıkarılabilir. Zorla getirilme kararı, cumhuriyet savcılığı tarafından çıkarılabilir. Şayet çağrıya kayıtsız kalırsanız aynı gün içerisinde dahi hakkınızda zorla getirilme kararı çıkarılması mümkündür.

  • Sizi Arayanın Kim Olduğunu ve Vazifesini Öğrenin!

İfadeye çağrılma, çağrı bildirimiyle yazılı olarak veya telefonla sözlü olarak yapılabilir. Yazılı yapılan bildirimde, kağıt üzerinde gerekli imzalar ve mühürler bulunuyorsa zaten bir sorun çıkmayacaktır. Ancak telefonla arama halinde, sizi arayanın kimliği konusunda kararsız kalabilirsiniz. Günümüzde bu nedenle artan dolandırıcılık vakaları bulunduğundan, sizi arayanın kimliğini (ad, soyad) ve görevini sorup öğrenmelisiniz.

Belirtmeliyiz ki, telefonla çağrı hallerinde kamu görevlileri, iş yoğunluğu nedeniyle çeşitli detayları vermeyi unutabilir. Örneğin, ifade vermek için hangi karakola veya karakolun hangi birimine gelmeniz gerektiğini söylemeyi unutmuş olabilir. Bu gibi hallerde, daha telefon kapanmadan, ifadeyi tam olarak nerede ve neyle alakalı olarak vereceğinizi sormalısınız.

  • Susma Hakkınız Olsa da Bunu Kullanmaktan Kaçınmalısınız!

Susma hakkı çokça konuşulan ve hemen herkesin bildiği haktır. Bir kişinin ifade verilirken susması veya çeşitli nedenlerle beyan vermekten kaçınması doğaldır. Hiç kimse zorla konuşturulamaz veya kendi aleyhine beyanlarda bulunmaya zorlanamaz. Susma hakkı anayasada koruma altına alınmış bir haktır.

Her ne kadar, susma hakkı kutsal kabul edilip koruma altına alınmış olsa da, uygulamada susma hakkının kullanılması bireylerin çeşitli olumsuzluklarla karşılaşmasına neden olabilir. Örneğin, kolluk veya cumhuriyet savcısı ifadenizi dikkate almayarak daha sonra tekrar ifadeye çağrılmanızı sağlayabilir. Yahut sanık olarak çağrıldığınız ifade, kovuşturma aşamasında mahkeme hakimi tarafından aleyhinize kullanılabilir. Zira ceza hakimlerinin ceza miktarını belirlerken sınırlı bir takdir yetkileri bulunmaktadır. İyi hal dolayısıyla kazanacağınız büyük ceza indirimlerini, susma dolayısıyla kaybedebilirsiniz.

Önemle belirtmeliyiz ki susma hakkı, ifadeye gitmemek olarak anlaşılmamalıdır. İfadeye gitme zorunluluğu yukarıda belirttiğimiz üzere, hem tanık hem de sanıklar için kaldırılamayan bir zorunluluktur. Bu nedenle, susma hakkını kullanıyorum diyerek ifade vermeye gitmemek, zorla getirilme kararıyla karşı karşıya kalınmasına neden olabilir.

  • Söylediklerinizin Aleyhinize Delil Olarak Kullanılabileceğini Unutmayın!

Siz ifade vermeye başlamadan önce ifade vereceğiniz kamu görevlileri, size bazı konularda bilgi vermekle yükümlüdür. Bunlardan birisi, vereceğiniz ifadenin aleyhinize delil olarak kullanılabileceğidir. Ancak bazı hallerde, görevlinin bu hatırlatmayı unutması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle ifadeye giderken, söyleyeceğiniz şeylerin aleyhinize delil olarak kullanılabileceğini unutmamalısınız. Söyleceklerinizi buna göre şekillendirmeli ve kaçınmanız gereken söylemleri belirlemelisiniz.

Örneğin, ifade sırasında memura yapacağınız hakaretler, hakkınızda farklı bir ceza davası açılmasına sebep olabilir. Bu halde, ifade tutanağı resmi belge niteliğinde olduğundan, cezadan kurtulmanız mümkün olmayacaktır.

  • Aklınıza Gelen Tüm Delilleri En Azından Sözlü Olarak Belirtin!

İfadenizi almaya görevli memur, delil sunma imkanınız olduğunu hatırlatır ve sunacağınız delilleri almakla yükümlüdür. Ancak olayların hızlı gelişmesi nedeniyle delilleri toplayamamış olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda hiç değilse, delil olarak kullanacağınız hususları açıklamak sizin yararınıza olacaktır. Örneğin, o saatte olay yerinde olmadığınızı ispatlamak amacıyla, bir kafede olduğunuzu ve kafenin güvenlik kamera kayıtlarını getirebileceğinizi söyleyebilirsiniz. Delilleri sonradan getirmeniz veya ifade aşamasında sunmadığınız delilleri sonradan belirtmeniz mümkündür. Ancak delil türlerini belirtmeniz, ifadenizi okuyan hakim ve savcılar nezdinde olumlu bir profil oluşturacaktır. Bu da yine cezanızın azalmasında veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinde etkili olabilecektir. 

  • Tanık Olarak İfade Veriyorsanız Gerçeğe Aykırı Beyanın Suç Olduğunu Bilmelisiniz! 

Sanıklar ifade verirken yalan beyanda bulunmaları suç olarak düzenlenmemiştir. Bunun sebebi, savunma hakkının kısıtlanmasını önlemektir. Ancak pek çok yazar, sanıkların yalan beyanının suç olması gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca yalan beyanda bulunan sanıklar, hakim nezdinde kötü bir profil çizecek, cezanın azaltılmasının önüne geçecektir. Zira hakimlerin ceza miktarını belirleme konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.

Tanık olarak verilen ifadede yine susma hakkı kullanılabilir. Ancak önemle belirtmeliyiz ki, yalan beyanda bulunmak tanıklar için suç oluşturmaktadır. Türk Ceza Yasası 272. Madde gereği çeşitli şartlarda, verilecek cezalar 4 aydan 4 yıla kadar belirlenebilir. Yalnızca yalan beyanda bulunmak değil, gerçeği eksik anlatmak yine yalan tanıklık suçuna sebebiyet verecektir.

İfade etmeliyiz ki kolluk kuvvetinin tanıklardan aldığı beyanlar, tanık beyanı niteliğinde değildir. Dolayısıyla, kolluk kuvvetine verilmiş yalan beyanlar TCK 272 anlamında, suç oluşturmayacaktır. 

  • Sanık Sıfatındaysanız İfadenizi Daha Sonra Değiştirme Hakkı Var!

İfade vermek her ne kadar katı kurallara tabi tutulmuş olsa da ifadenin daha sonra değiştirilmesi mümkündür. Ancak ifadenin birbiriyle yoğun çelişki içerisinde değiştirilmesi hakkınızda olumsuz bir profil çizilmesine neden olabilir. Sanıkların ifade değiştirmesi, ceza yükümlülüğü getirmese de, takdiri indirim nedenlerini ortadan kaldırabilir.

Tanıklık yapanların ise daha sonra ifade değiştirmesi çeşitli yaptırımlara neden olabilir. Uygulanacak yaptırım hiç şüphesiz yalan tanıklık suçunun cezası olacaktır. Ancak yalan tanıklık suçunun cezasının azaltılması mümkündür. Bu haller hakkında detaylı bilgi alabilmek için makalemizi inceleyebilirsiniz.

  1. Olayları Olduğundan Farklı Göstermeye Çalışmayın!

İfade verilirken, olayların olduğundan farklı gösterilmesi sık rastlanılan bir durumdur. Örneğin, ifade veren şahıs, bildiği şeyleri bilmediğinden veya farklı şekilde gördüğünden bahsedebilir. Bu gibi haller yukarıda açıklandığı üzere, ceza sorumluluğuna neden olabileceği gibi sanık sıfatına sahipseniz, mahkemenin kanaatini olumsuz yönde etkileyebilecektir. Muallak ifadeler kullanmak yine aleyhinize sonuçlar doğurabilir. Yanlış anlaşılmaların önüne geçmek ve olayların farklı anlaşılmasını önlemek için muallak ifadelerden kaçınmak doğru olacaktır.

  • İfadenizi Tekrar Okumadan İmzalamayın!

Mahkeme haricinde alınan ifadelerin imzalanması gerekir. Mahkemede ise sözleriniz hakim gözetimi altında, birebir tutanak altına alınacağından, imzanıza gerek duyulmaz.

Özellikle kolluk kuvvetlerine verdiğiniz ifadeler, çıktı olarak hazırlanıp size imzalatılacaktır. Bu halde kesinlikle size verilen ifade tutanağını okumalısınız. Zira söylediğiniz ifadelerin memur tarafından anlaşılmamış olması yahut istemeyerek yanlış beyanlarda bulunmuş olmanız söz konusu olabilir. İlerleyen zamanlarda attığınız imza nedeniyle başınıza büyük sorunlar açılabilir. Özellikle tanık sıfatıyla ifade vermişseniz, ceza yargılaması ve tazminat davaları gibi çeşitli davaların ortasında kalmanız olası.

Hakim nezdinde alınacak ifadelerin muallak olması durumunda, hakim durumu aydınlatmak için size çeşitli sorular soracaktır. Anlaşılmayan kısımların, sorulan sorulara verilecek cevaplarla anlaşılır hale getirilmesi mümkündür.

  • Avukat Desteği Almanın Hayati Önem Taşıdığını Bilmelisiniz!

Özellikle sanık sıfatı ile ifadeye çağrılmışsanız, ciddi problemler yaşayacağınızı belirtmeliyiz. Hakkınızda açılan ceza soruşturması, özgürlük hakkının kısıtlanmasına sebep olabilir. Aldığınız ceza ertelenme imkanı olan, miktarı az bir ceza olsa bile adli sicil kaydına işlenecektir. Dolayısıyla, hayatınızın devamında gireceğiniz bütün işlerde ve sosyal ilişkilerde adli sicil kaydınız sorun yaratacaktır. İşiniz varsa işinizin son bulmasına, öğrenim hayatınızın sonlanmasına neden olabilecektir. Ceza almanın sonuçları hakkında detaylı bilgi için makalemizi inceleyebilirsiniz.

Yukarıda açıkladığımız üzere, cumhuriyet savcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Alacağınız ceza ise ifade verme aşamasından itibaren göstereceğiniz tavırlara göre değişecektir. Dolayısıyla, alanında uzman bir ceza avukatı desteği almak en doğrusu olacaktır.

Ayrıca ifade verirken, çelişkili ifadeler kullanmanız büyük olasılıktır. Zira, çoğu zaman sanık sıfatında ifade verirken, soğukkanlı davranmak mümkün değildir. Vereceğiniz çelişkili ifadeler aleyhinize delil oluşturabilecek olduğundan, mutlaka uzman bir avukatın yardımı alınmalıdır.