Deprem Travmasıyla Nasıl Baş Edilir, Ne Yapmalı?

Deprem Travmasıyla Nasıl Baş Edilir, Ne Yapmalı? - RayHaber
Deprem Travmasıyla Nasıl Baş Edilir, Ne Yapmalı? - RayHaber

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, deprem travmasına maruz kalan kişilerin bu dönemde güvende olduklarını hissettiren desteklerin oldukça önemli olduğunun altını çizdi.

Deprem travmasına maruz kalanların özellikle şok döneminin hala devam ettiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “7-8 gün olduğu halde hala devam ediyor. Bu şok döneminde genellikle bazı kişiler boşluk duygusunda olurlar. Bazı kişiler agresif olurlar, taşkınlık yaparlar. Kişilik yapısına göredir. Bazı kişiler de pasifleşirler, depresif olurlar. Bu dönemleri yaşayan kişiler var. Yardımın gitmesiyle 2-3 gün içerisinde bu şokların çoğu aşıldı. Zaten 3 günden fazla sürerse tıbbi yardım gerekiyor” uyarısında bulundu.

Bu dönemde şu anda yaranın sıcaklığının devam ettiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Travmanın sıcaklığı devam ettiği için şu anda kişilerin güvende olduklarını hissettirecek destek böyle dönemlerde çok önemlidir. Gelecekle ilgili kaygıların giderilmesi, netleştirilmesi çok önemlidir. Yakın çevreyle, arkadaşlarıyla bağ kurabilmeleri çok önemlidir. Cenazeler kaldırılmaya başlandı. Bu matemdir, bu matemi yaşayacak. Kaçılmamak gerekiyor. İnsan olay yerinden kaçarsa, uzaklaşırsa özellikle çocuklar uzaklaştırılırsa çözülmüş travma çözülmemiş travmaya dönüşür. Travmayı kafasında çözemiyor. Törene katılması, acıyı yaşaması kişinin zihinsel olarak kabullenmesini sağlar. Kabullendikten sonra yönetmek daha kolay oluyor. Kabullenilmediği zaman travma açık yara gibi devam ediyor. Bu nedenle travmanın bütün ayrıntılarıyla olmasa bile yaşamak faydalıdır.” şeklinde konuştu.

60 dakikanın 50 dakikası travma konuşuluyorsa ikincil travmanın hala devam ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunun için hızla normalleşmeyi önerdiklerinden bahsetti. Tarhan, “İkincil travma olarak tanımlanan bu durum, travmayı bizzat yaşamamış ama dolaylı olarak travmada yakınlarını kaybetmiş veya medyanın etkisiyle sanki içinde gibi yaşayan kişiler var ki bu en çok 11 Eylül olayında yaşandı. Sadece o bölgede yaşayanlar değil, bütün dünya o travmayı devamlı konuştu. Böyle durumlarda bir kimse 60 dakikanın 50 dakikası travma konuşuyorsa ikincil travma devam ediyor demektir. Bunun için biz hızla normalleşmeyi öneriyoruz. İlk baştaki yas dönemi bittikten sonra hızla normalleşmek gerekiyor yoksa ikincil travma devam eder, işlevsellik bozulur, insanlar evlerine ve işlerine gidememeye başlar, ruh sağlığı bozuklukları ortaya çok çıkar.” uyarısında bulundu.

Bu dönemde sürekli haber takibi yapmanın ikincil travmayı yaşatabileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bununla ilgili zihinsel yaşantılar yaşıyor. Kişi gözünü kapamaya korkuyor. Flashback dediğimiz yeniden yaşantılamalar yapıyor. Sanki o travmayı bir hafta önce değil de bir saat önce olmuş gibi yaşıyor. Bir tık ses olsa hopluyor. Uyku derinliği bozuluyor. Bu travmalar ikincil travmanın var olduğunu gösterir. Bu nedenle kişi travmayla ilgili; ‘Benim üzerime ne düşüyor? Yardım edeceğim, bunu toplayacağım’ diyecek ondan sonra hemen rutine dönmesi gerekiyor. Şu anda bütün gün oturup televizyon izlemek o kişide ikincil travmayı yaşatır. Özellikle bir hafta geçtikten sonra muhakkak soğumaya bırakmak gerekiyor. Günde belirli saatlerde haberleri izleyip, daha sonra rutin hayata dönmemiz gerekiyor. Yoksa travma bir müddet sonra kontrolden çıkar. Travma kurbanları güvende olunduğunu, ülkenin bütün insanların bu konuda müthiş bir yardım içerisinde olduğunu bilirse bu dönemde gelecekle ilgili kaygıları azalır.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan travmanın şu anda toplumsal ahlakın güçlenmesi için bir fırsat olarak değerlendirilebileceğinden bahsetti. Tarhan; “Travma sonrası olgunlaşma ölçeklerimiz vardır. Travmalar insanın hayatında bireysel travmalar olduğu gibi doğal afetler olabilir, trafik kazası olabilir, her türlü yangın olabilir her türlü travmalarda travması sonrası olgunluk ölçeği var. Burada o kişinin bireysel algıları, farkındalığı gözden geçirilir. Daha sonra ilişkileri gözden geçirilir ve yaşam felsefesi gözden geçirilir. Kişi böyle durumlarda bu travmayı yaşadıktan sonra; ‘Bu bana neyi öğretti?’ diyebiliyor mu? Travma yaşadıktan sonra; ‘Artık insan ilişkilerine daha çok önem vereceğim, insanlara daha iyi davranacağım. İyi şeyler daha çok yapacağım, manevi değerlere daha önem veriyorum.’ gibi travma sonrası büyüme dediğimiz durumun davranışlarını yaparsa kişi travmadan kazanımla çıkar. Böyle durumlara hatta geliştiren travma diyoruz. Travmayı şu anda toplumsal ahlakın güçlenmesi için fırsat olarak değerlendirebiliriz. Çünkü dinler çoktur ama ahlak birdir. Hemen hemen bütün değerler aynıdır. Bunun için bu ahlaki değerleri topluma öğretmek için ciddi bir fırsattır. TOKİ evleri yıkılmamış ama diğerleri yıkılmış. Demek ki burada ciddi bir ahlaki sorun var. Biz şu anda travma sonrası büyümede en büyük yatırımı ahlaki yatırıma yapalım.” şeklinde konuştu.

Kıvılcım etkisi olmaması için karar verici yöneticilerin toplumu toparlamak konusunda çok önemli bir rolü olduğu konusuna dikkat çeken Tarhan; “Her toplumda, her insanda hepimizin içinde kötücül bir parça vardır. Kötücül parça böyle durumlarda travmatize oluyor. Bazı kişiler bencilleşiyor hatta öyle ki; ‘Doğaya kızgınım, küskünüm artık çiçek bile dikmeyeceğim.’ diyen insanlar oluyor. Bu doğal bir şeydir. İnsanda ilk anda böyle tepkiler olur. Bunu genellememek gerekiyor ama bizim toplumumuz şu anda o bölgeye giden tırlardan yollar kapandı. Bizim insanımız burada büyük bir grup olarak, ana akım olarak çok ciddi empatiyle yaklaştı. Bu bir fırsattır. Radikallere bakarak genelleme, değerlendirme yapmamak gerekiyor. Burada şu anda kıvılcım etkisi yapan sözler çok tehlikelidir. Şu andaki sözler çok etkilidir. Gri propaganda dediğimiz propagandaya çok açıktır” dedi.

Çocukların anne, baba ya da güvendiği kişilere göre şekil aldığından bahseden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğun güvendiği kişilerin soğukkanlı olursa çocuğun da soğukkanlı olacağından bahsetti. Tarhan, “6-7 yaşına kadar olan çocuklar farklıdır, 6-7 yaşından sonraki çocuklar farklıdır. Genellikle çocuklar büyüklere bakarlar. Anne, baba ya da güvendiği kişiler panik yapıyorsa o da panik yapar. Küçük çocuklar için özellikle anne babalar soğukkanlı durursa o da soğukkanlı durur. Diğer çocuklar içinse böyle durumlarda; ‘Neden, niçin oldu?’ diye sorarlar. Böyle durumlarda çocuklara onların anlayacağı dilde cevaplar verilebilir fakat şu anda en önemlisi; ‘Bunu daha sonra konuşuruz. Bu olayın görünen sebepleri var, görünmeyen sebepleri var. Maddi sebepler var, manevi sebepler var. Bunları ayrıntılıca konuşuruz.’ diyerek çocuğu susturmamak gerekiyor ama sorgulayıp da fazla yargılayıcı, suçlayıcı yaklaştığımız zaman çocuk gelişen ruhunda ona travma etkisi yapar. ‘Bu kaçınamayacağımız bir şey, hayatın bir gerçeğidir. Böyle bir gerçeğe karşı tekrar önümüze çıkmaması için ne yapmamız lazım, bundan sonra hayatımıza depremden önce, depremden sonra gibi yeniden düzenleyeceğiz.’ diyerek çocukta suçluluk, pişmanlık duygusu uyanmayacak. Kendini kötü hissetmeyeceği, hayata karşı motivasyon kaybetmeyeceği yaklaşımlarda bulunulur ama elinden tutmak, yalnız olmadığını hissettirmek bile yeterlidir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan bakım vereni sabit tutmanın mümkün olduğu kadar anne yoksunluğunu giderdiğine dikkat çekti. Tarhan; “0-3 yaş çocuklarda ideal olan koruyucu annedir. Devamlı tutarlı, kararlı ilişki gerekiyor. Bizim kültürümüzde bakıcılar çocuklara çok sıcak yaklaşıyorlar. Mümkünse bakım evlerinde anne işe gider gibi, gündüz aynı bakıcı bakar çocuğa akşam eve gider ama ayrılırken; ‘Sabah geleceğim.’ diye ayrılır. Vedalaşarak ayrılır. Böyle olursa anne yerine geçen kişinin ertesi geleceğini bildiği için o terk edilme korkusu, hayata yabancılaşma duygusu olmaz. Bakım vereni sabit tutmak mümkün olduğu kadar anne yoksunluğunu gideriyor” şeklinde konuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Yolcu Demiryolu Hizmetleri Başlıyor - RayHaber
971 Birleşik Arap Emirlikleri

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Yolcu Demiryolu Hizmetleri Başlıyor

Birleşik Arap Emirlikleri’nde yolcu demiryolu hizmetleri, ulusal demiryolu işletmecisi Etihad Rail’in Abu Dabi’deki Muhammed bin Zayed Şehri yolcu istasyonunu açmasının ardından 30 Haziran 2026’da başlayacak. Abu Dabi’deki Muhammed bin Zayed Şehri yolcu istasyonu, BAE yolcu demiryolu hizmetlerinin başlamasından önce açıldı.  İstasyon, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin 🚆
Barstow Uluslararası Geçit Projesi Şehir Konseyi Tarafından Onaylandı - RayHaber
1 Amerika

Barstow Uluslararası Geçit Projesi Şehir Konseyi Tarafından Onaylandı

Barstow Uluslararası Geçit Projesi, Barstow Şehir Konseyi tarafından onaylandı ve böylece BNSF Demiryolu’nun Kaliforniya’da özel sermaye ile finanse edilecek 4 milyar dolarlık bir yük demiryolu terminali inşa etmesinin önü açıldı. BNSF’ye ait intermodal vinç, bir demiryolu tesisinde konteynerleri kaldırıyor. Proje, Barstow’un batısında 4.500 dönüm veya 1.821 hektarlık bir alanı kapsıyor. 🚆
Samsun'da Kıraç ile Rock Coşkusu - RayHaber
MAGAZİN

Samsun’da Kıraç ile Rock Coşkusu

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Samsun durağında sahne alan birbirinden özel sanatçılar, müzikseverlerle buluşmayı sürdürüyor. Festivalin beşinci akşamında sahne alarak Samsunlu sevenleriyle buluşan, Türk rock müziğinin güçlü isimlerinden Kıraç, eşsiz bir performans sergiledi.

🚆

Bursa'da Fetih Coşkusu Notalara Yansıdı - RayHaber
GENEL

Bursa’da Fetih Coşkusu Notalara Yansıdı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında kentin dört bir yanında kültür ve sanat programlarını vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor.

🚆

Sakarya'nın Kavşaklarında Elektrik Kesintisine Son - RayHaber
GENEL

Sakarya’nın Kavşaklarında Elektrik Kesintisine Son

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğü tarafından kavşak kontrol cihazlarının güvenli ve kesintisiz çalışmasını sağlamak amacıyla yeni bir konsept geliştirdi.

🚆

DOSD Meram'ın Özel Çocuklarından Aşure Etkinliği - RayHaber
İç Anadolu Bölgesi

DOSD Meram’ın Özel Çocuklarından Aşure Etkinliği

Meram Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi’nin özel öğrencileri, Aşure Günü’nde mutfağa girerek kendi elleriyle aşure pişirdi. Sevgiyle hazırladıkları aşureleri aileleri, öğretmenleri ve arkadaşlarıyla paylaşan çocuklar, Aşure Günü’nün tüm güzelliklerini hem kendileri yaşadı hem de etkinliğe katılanlara yaşattı.

🚆

İzmit Çınar Çocuk Evleri’nde Karne Coşkusu - RayHaber
Eğitim

İzmit Çınar Çocuk Evleri’nde Karne Coşkusu

İzmit Belediyesi Çınar Çocuk Evleri’nde eğitim gören minikler karnelerini alarak yaz tatiline merhaba dedi. Karne törenlerinde sevinç dolu anlar yaşanırken, öğrenciler hatıra fotoğraflarıyla bu özel günü ölümsüzleştirdi.

🚆

DEÜ Endonezya'da Yeni Fırsatları Görüştü - RayHaber
ASYA

DEÜ Endonezya’da Yeni Fırsatları Görüştü

Dokuz Eylül Üniversitesi heyeti, Endonezya’da düzenlenen Global Sustainable Development Congress 2026’ya katılarak sürdürülebilir kalkınma, araştırma ve yükseköğretimde toplumsal etki alanlarında uluslararası paydaşlarla bir araya geldi.

🚆