İletişim Başkanı Altun “Bâb-I Âli Okulu” Programının Açılışında Konuştu

İletişim Başkanı Altun “Bâb-I Âli Okulu” Programının Açılışında Konuştu - RayHaber
İletişim Başkanı Altun “Bâb-I Âli Okulu” Programının Açılışında Konuştu - RayHaber

Geçen yıl programa birçok öğrencinin katıldığını ve sertifikalarını aldığını anlatan İletişim Başkanı Altun, bugün açılışını yaptıkları programın da yine aynı şekilde iletişim alanında uzmanlaşmak isteyen, tecessüs sahibi öğrencilerin teveccühüne mazhar olacağına inandığını ifade etti.

Charles Dickens’ın başyapıtı olan “İki Şehrin Hikâyesi” romanına “Hem çağların en iyisi hem de en kötüsüydü. Hem akıl çağı hem de aptallık çağıydı. Bir taraftan aydınlık bir taraftan karanlık çağıydı. Umudun baharıydı ama aynı zamanda umutsuzluk kışıydı.” sözleriyle başladığını aktaran İletişim Başkanı Altun, “Dickens’ın bu tasviri zannediyorum hepimize içinde yaşadığımız bu çağı hatırlatıyor. Bir taraftan insanlık çağının zirvelerinde gezinirken diğer taraftan türlü kötülüklere düçar oluyor. Bir yandan bilişim, yapay zekâ, uzay teknolojilerindeki gelişmeler aydınlık bir gelecek vadederken öte yandan da insanlık, tarihinin en çetrefilli meydan okumalarıyla sorunlarıyla yüzleşiyor.” diye konuştu.

İletişim Başkanı Altun, hem bugüne hem de geleceğe ilişkin iyimser ve kötümser senaryoların pek çoğunun merkezinde hep iletişim ve medya alanındaki gelişmelerin yer aldığına dikkati çekti.

Modern dönemde en temel insani etkileşimlerden demokratik çoğulculuğa kadar iletişim ve medya endüstrisinin türlü nimetlerini insanlığın tecrübe ettiğini dile getiren İletişim Başkanı Altun, bu yüzden yaşanılan çağın “iletişim çağı” ile “enformasyon toplumu” gibi farklı terkiplerle nitelendiğini söyledi.

İletişim Başkanı Altun, 1990’lardan itibaren internetin, 2010’lardan sonra ise sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla insani etkileşim imkânlarının artmasına, iletişimin demokratikleşmesine daha çok referans verilmeye başlandığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Ne var ki çok zaman geçmeden yaşanan gelişmeler, yeni küresel iletişim ekosistemi içinde fırsatlar yanında tehditlerin de var olduğunu konuşmamız gerektiğini bizlere gösterdi. Oysaki kitle iletişim süreçleri içinde fırsatlar kadar tehditlerin de yer aldığını daha erken dönemlerden itibaren biliyorduk. Daha 1960’lı yıllarda, örneğin Marshall McLuhan, enformasyonun küresel alandaki yayılımıyla birlikte insanlık ailesinin tek bir bilinç tarafından tek tipleştirildiğini, manipüle edildiğini, yönlendirildiğini söylemişti. Bir başka deyişle internet ve sosyal medya öncesinde de kitle iletişim araçlarının küreselleşmesiyle birlikte farklı renklere, dillere, inançlara ve kültürlere sahip milletlerin tek tipleşmesinden, tek bir zihniyetin diğer zihniyetleri tahakküm altına almasından dem vurulduğuna sıklıkla şahitlik ettik. Ne var ki bu türden eleştiri ve değerlendirmeler yeni medya düzeniyle dijital medya ekosisteminin inşasıyla birlikte çok daha yoğunlaştı. Gelinen noktada, uluslararası alanda iletişim ve medyanın etkilerinden bahsederken çok daha net şekilde kitle iletişim araçlarının insana ait çeşitlilikleri, değerleri, kültürel ögeleri aşındırarak karikatürize ettiğini, farklı yaşam şekillerini ve zihniyetleri aynileştirdiğini, tek tipleştirdiğini görebiliyoruz.”

“DEZENFORMASYON, MODERN TOPLUMLARIN BUGÜN GERÇEK ANLAMDA DEMOKRASİ KRİZİ YAŞAMASININ MÜSEBBİBİDİR”

İletişim Başkanı Altun, bunlara ek olarak dijital medya düzeni içinde yeni yeni tehditler ve meydan okumalarla karşılaştıklarını belirterek, “Kuşkusuz bu meydan okumaların en büyüğü hakikatin sıradanlaşması, önemsizleşmesi, yalanın hakikatin yerini almasıdır. Bir anlamda hakikat krizidir. Bu krizi, bu meydan okumayı besleyen başlıca unsur ise ‘çağımızın vebası’ olarak ifade edebileceğimiz dezenformasyondur.” dedi.

Bu nedenle bu seneki “Bâb-ı Âli Okulu” programının ana temasını “21. Yüzyılda Dezenformasyon Tehdidi ve İletişim Stratejileri” olarak belirlediklerinin altını çizen İletişim Başkanı Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Program boyunca dezenformasyonun iletişim stratejilerindeki yerini, diplomatik ilişkilerdeki rolünü, siyasal ve sosyal süreçlerdeki olumsuz etkilerini etraflıca ele alacağız. Ve elbette dezenformasyonla mücadele stratejileri de alanında uzman kişilerce ortaya konacak. Biz, bu türden programlarla hatırı sayılır bir süredir dezenformasyon tehdidine dikkat çekerken bir yandan da yabancı hükûmetlerin ve uluslararası kuruluşların bu tehlikeyi ve onunla mücadeleyi gündemlerine almaya başladıklarını da görüyoruz. Örneğin, Dünya Ekonomik Forumu dezenformasyonun gelecekte savaş, olağanüstü hava koşulları ve enflasyon gibi tehlikelerden daha büyük bir küresel tehdit olduğunu vurgulamıştır. Bu tehdidin daha da büyüyeceği öngörüsünde bulunmuştur. Diğer yandan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, dezenformasyonun insan haklarına zarar veren başlıca etmenlerden birine dönüştüğünü vurgulamıştır.”

İletişim Başkanı Altun, yaşanılan çağın iletişim ve bilişim çağı olmasının yanı sıra aynı zamanda bir dezenformasyon çağı olduğuna dikkati çekerek, şunları anlattı:

“İletişim ve medya alanındaki yeni teknolojik gelişmeler dezenformasyonun yayılmasını yine maalesef hiç olmadığı kadar artırmıştır, kolaylaştırmıştır. Örneğin, bugün tek başına yapay zekâ uygulamaları dezenformasyonun yayılımını devasa ölçülerde hızlandırmış durumda. Araştırmalara göre, sadece Mayıs 2023’ten bu yana yapay zekâ tarafından üretilmiş dezenformasyon içerikli sitelerin sayısı 49’dan 802’ye yükselmiş durumda. Dezenformasyon faaliyetlerinin bu denli artmasının, siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel ve insani açıdan maliyetler doğurması kaçınılmazdır. Dezenformasyon, esasında hem insanların duygularına hitap eden provokatif içeriklerle hem de sosyo-politik süreçleri yönlendirmeyi hedefleyen radikal müdahalelerle tarihin akışına etki etme çabasıdır. Dezenformasyon, sebebiyet verdiği hakikat kriziyle modern toplumların bugün gerçek anlamda bir demokrasi krizi yaşamasının da müsebbibidir.”

İRAN CUMHURBAŞKANI REİSİ’NİN VEFATI SONRASI “MİLLÎ YAS” DEZENFORMASYONU

Demokrasiyi, “özgür bireylerin siyasal alana serbestçe katılmaları ve doğru bilgilerle siyasal karar alma süreçlerine yön vermeleriyle teşekkül eden, işleyen bir sistem” olarak tanımlayan İletişim Başkanı Altun, “Eğer ki bireylerin bilgi kaynakları manipüle edilir ve yalan içeriklerle bireyler etki altına alırsa bu takdirde siyasal özneden değil, manipüle edilmiş medya tüketicisinden söz edebiliriz. Bu da her şeyden önce toplumların kendi kaderine hükmetme, kendi geleceklerini tayin etme noktasında sağlıklı bir ortak irade geliştirmelerine engel olur. Ve bütün bunlar demokratik sistemler yerine otokratik yapıların kendilerine alan açmaları sonucunu beraberinde getirir.” değerlendirmesini yaptı.

İletişim Başkanı Altun, ulusal ve uluslararası medya ile iletişim süreçlerine bakıldığında dezenformasyon ürünü haberlere ve uydurulmuş haber içeriklerine rastlandığını anlattı.

Bunu en son İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin vefatı sonrası yapılan dezenformasyonlarda gördüklerini dile getiren İletişim Başkanı Altun, şu ifadeleri kullandı:

“İran Cumhurbaşkanı’nın vefatı üzerine, daha önce görevde olan başka ülke liderlerinin vefatında yapıldığı gibi bir günlük yas ilan edildi. Bunun akabinde, bazı medya organları İran Cumhurbaşkanı’nın vefatı için ‘Millî Yas’ ilan edilirken, 6 Şubat depreminde ‘Millî Yas’ ilan edilmediğine ilişkin yalan haberleri dolaşıma sokmaya başladı. Mesela geçmişte, 6 Şubat için ‘Cumhurbaşkanı Millî Yas ilan etti.’ diye haber yapan bir medya organı çekinmeden ‘Depremde ilan edilmeyen yas niye şimdi?’ diye manşet atabildi. Bir televizyondaki ana haber spikeri ise izleyicilerinin gözünün içine baka baka ne yazık ki bu yalanı tekrarladı. Neyse ki tam yayın esnasında programın editörü, Dezenformasyonla Mücadele Merkezimizin iddianın dezenformasyon olduğunu, 6 Şubat depremleri sürecinde yine Cumhurbaşkanı’mızın ‘7 gün Millî Yas ilan edildiği’ yönündeki bilgilendirmesini ana haber spikeriyle paylaştı ve o da yalan haberini düzeltti. Elbette bu yalan haberin düzeltilmesi olumlu bir durumdu ama düzeltmek zorunda kaldı fakat özür dilemedi, geçiştirdi. Hâlbuki hakikat geçiştirilmez.”

“İSRAİL, DEZENFORMASYON BOMBARDIMANIYLA HAKİKATİ DE KATLETMEYE ÇALIŞTI”

İletişim Başkanı Altun, tüm bu dezenformasyon yağmuruna rağmen “ulusal ve uluslararası alanda hakikatin sesi kısılmasın” diye mücadele verdiklerini ve umutlarını kaybetmediklerini, büyüttüklerini vurgulayarak, Batı üniversitelerindeki İsrail zulmüne direnen öğrencilerin, Filistin’i tanıdığını ilan eden ülkelerin bu umudun diri olduğunun somut nişanesi olduğunu söyledi.

İsrail’in, Gazze’de 230 gündür işlediği suçları örtmek için dezenformasyonu bir silah olarak kullandığının altını çizen İletişim Başkanı Altun, “45 bin çocuk, kadın, yaşlıyı katleden İsrail, dezenformasyon bombardımanıyla hakikati de katletmeye çalıştı. Lakin biz İsrail’in dezenformasyon politikasına, stratejisine karşı çok güçlü bir şekilde mücadele verdik, vermeye devam ediyoruz. Ve gün sonunda gür sedası galip geliyor ve gelecek. Bütün baskılara rağmen üniversitelerde İsrail’in soykırımına yönelik tepkiler devam ediyor. Diğer taraftan istilacı ve işgalci kimliğinin yanına soykırım gibi büyük bir utancı da ekleyen İsrail’e, İsrail’i destekleyen uluslararası Batılı sisteme, devletlere rağmen İspanya, Norveç ve İrlanda, Filistin devletini tanıdığını ilan ediyor. Bu gelişmeler tüm baskı ve yıldırma girişimlerine rağmen dezenformasyonla mücadeleyi sonuna kadar kararlılıkla sürdürmemiz gerektiğini bize apaçık göstermektedir.” diye konuştu.

İletişim Başkanı Altun, “Dezenformasyon, demokratik sistemlerin korunması için de mücadele edilmesi gereken, küresel bir sorundur. Eğer dezenformasyonun hâkim olduğu bir medya ve siyaset düzeni varsa orada ayrımcılık, nefret söylemi vardır. Orada sivil toplumun parçalandığını, siyasal rekabetin yerini ideolojik düşmanlıkların aldığını, linç kültürünün yaygınlaştığını ve bireylerarası, toplumlararası ilişkilerde güven erozyonu yaşandığını görürsünüz. Bütün bu nedenlerle dezenformasyonun ne olduğunu bilmeli, tanımalı ve onunla mücadele etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“DEZENFORMASYONLA MÜCADELE ETMEMİZİ MÜMKÜN KILAN STRATEJİLERİ BARINDIRIYOR”

Dezenformasyonla mücadelede atılması gereken adımların “kurumsal düzlemde alınması gereken tedbirler” ve “kişilerin dezenformasyona karşı yapması gerekenler” olarak iki noktada toplanabileceğini belirten İletişim Başkanı Altun, kurumsal düzlemde medya okuryazarlığı duyarlılığının geliştirilmesi, yeni medya mesleklerinin standartlarının belirlenmesi ve hukuki altyapının güncel medya-iletişim ekosisteminin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi gibi tedbirlerin bu noktada önem arz ettiğini vurguladı.

İletişim Başkanı Altun, diğer yandan dezenformasyonla mücadelede bireysel düzeyde dikkat edilmesi gereken hususların da göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Bu bağlamda, herhangi bir haberin doğruluğundan emin olmak için söz konusu haberin kaynağına bakmak ve kaynağının güvenilir olup olmadığını kontrol etmek hayati önemdedir. Yine haberin kaynağına kim veya neresi olduğuna mutlaka bakmak durumundayız. Haberlere eleştirel bakmak, şüpheyi, merakı elden bırakmamak zorundayız. Eski haberlerin yeni gibi yayınlanma ihtimaline karşı haberlerin tarihlerini kontrol etmeliyiz. Paylaşım yaparken içeriğin doğruluğundan mutlaka emin olmalıyız. Sosyal medya paylaşımlarında hukuki ve ahlaki sorumluluğun kullanıcıda olduğunu bilmek, dezenformasyon içerikli bir haberi üretmek kadar onu yaymanın da bir suç olduğunu bilmek, dezenformasyon sarmalına kapılmamak için alınması gereken tedbirlerden biri olarak zikredilebilir.”

Hakikatin sıradanlaştırılmaya çalışıldığı ve adına “post truth” yani “hakikat sonrası çağı” adı verilen bu çağda bu küresel soruna karşı bireysel ve kurumsal düzlemde mücadele etmenin İletişim Başkanlığı olarak en önemli faaliyetlerinden biri olduğuna dikkati çeken İletişim Başkanı Altun, “Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirdiğimiz Türkiye İletişim Modeli’miz, bu noktada birçok farklı enstrümanla dezenformasyonla mücadele etmemizi mümkün kılan stratejileri bünyesinde barındırmaktadır. Ulusal ve uluslararası nitelikte, hakikati merkeze alan yayınlarımızla sempozyum, panel ve çalıştay gibi çok boyutlu faaliyetlerimizle Başkanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezimizle 7 gün 24 saat hakikat nöbetini tutmaya devam ediyoruz. Bâb-ı Âli Okulu programı da bu çerçevede değerlendirilmeli, hakikat mücadelemizin bir unsuru olarak telakki edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

İletişim Başkanı Altun, Bâb-ı Âli Okulu programının hakikatperver ve nitelikli medya mensuplarının yetişmesine katkı sunacağına yürekten inandığını ifade ederek, programda emeği geçenleri tebrik etti, programın verimli geçmesini diledi.

Demiryolu Manşetleri

Mamak Metrosu Cengizhan İstasyonu Bölgesinde Kritik Adım - RayHaber
06 Ankara

Mamak Metrosu Cengizhan İstasyonu Bölgesinde Kritik Adım

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, A1 ANKARAY Dikimevi-Natoyolu Raylı Sistem Projesi kapsamında Cengizhan Metro İstasyonu bölgesinde yürütülen içme suyu hattı deplase çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Çalışmaların sona ermesinin ardından bölgede yeniden su verilmeye başlandı. İçme Suyu Hatları Yeni Güzergâha Taşındı Başkentte raylı sistem ağının doğu yönünde genişletilmesi amacıyla 🚆
Ankara’da YHT Gar-Esenboğa Hattında 12 İstasyonlu Raylı Sistem Geliyor - RayHaber
06 Ankara

Ankara’da YHT Gar-Esenboğa Hattında 12 İstasyonlu Raylı Sistem Geliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da yapımı için hazırlıkların sürdüğü YHT Gar-Esenboğa Havalimanı Raylı Sistem Hattı’nın 36 kilometre uzunluğunda olacağını açıkladı. Proje kapsamında hattın 12 istasyonla hizmet vermesi ve tasarım hızının saatte 120 kilometre olması planlanıyor. Üç Kesimde Yer Teslimi Tamamlandı Bakan Uraloğlu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada YHT Gar-Esenboğa 🚆
Sakarya’da Ray Dönüşümü Projesinde Peronların Yıkımına Başlandı - RayHaber
54 Sakarya

Sakarya’da Ray Dönüşümü Projesinde Peronların Yıkımına Başlandı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mithatpaşa ile Adapazarı Gar Meydanı arasındaki 2 kilometrelik demiryolu hattının yer altına alınması amacıyla hayata geçirilen “Ray Dönüşümü ve Yeşil Koridor” projesinde çalışmalar devam ediyor. Rayların sökülmesi ve kazı işlemlerinin başlamasının ardından Adapazarı Gar’daki peronların yıkımına da geçildi. Raylar Söküldü, Kazı Çalışmaları Başladı Mithatpaşa’dan Adapazarı Gar 🚆
EGO’dan ANKARAY’da Kış Hazırlığı Denetimi - RayHaber
06 Ankara

EGO’dan ANKARAY’da Kış Hazırlığı Denetimi

EGO Genel Müdürlüğü, kış aylarında raylı sistem hizmetlerinin güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi amacıyla yürüttüğü hazırlıkları sahada incelemeye devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin son durağı ANKARAY İşletme Şube Müdürlüğü oldu. EGO Genel Müdürü Adem Yılgın, Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Daire Başkanı Ongun Dinçer ve Metro İşletme Şube 🚆
KiwiRail 2026 Mali Yılında Fazla Gelir Hedefini Aştı - RayHaber
67 Yeni Zelanda

KiwiRail 2026 Mali Yılında Fazla Gelir Hedefini Aştı

Yeni Zelanda’nın devlet demiryolu işletmecisi KiwiRail, 2026 mali yılını 161,7 milyon Yeni Zelanda doları işletme fazlasıyla tamamladı. Şirket, Kurumsal Niyet Beyanı’nda yer alan 160 milyon dolarlık hedefi aşmasına rağmen, 1,75 milyar dolarlık değer düşüklüğü giderlerinin etkisiyle 1,41 milyar dolarlık net zarar açıkladı. 30 Haziran 2026’da sona eren mali yılda KiwiRail’in 🚆
Alstom’dan Gautrain İçin 800 Milyon Euroluk Modernizasyon Programı - RayHaber
27 Güney Afrika Cumhuriyeti

Alstom’dan Gautrain İçin 800 Milyon Euroluk Modernizasyon Programı

Alstom, Güney Afrika’daki Gauteng İl Hükümeti ve Gautrain Yönetim Ajansı’nın (GMA), bir sonraki Gautrain imtiyazı için Sihamba Sonke Mobility (SSM) Konsorsiyumu’nu başarılı teklif sahibi olarak seçtiğini açıkladı. SSM imtiyazının hissedarı ve stratejik endüstriyel ortağı olan Alstom, yeni dönemde Gautrain sisteminin modernizasyonu ve uzun vadeli performansının geliştirilmesinde görev alacak. Alstom’un Sözleşme 🚆
Port Washington LIRR İstasyonu Yenileniyor: İki Depo Rayı Uzatılacak - RayHaber
1 Amerika

Port Washington LIRR İstasyonu Yenileniyor: İki Depo Rayı Uzatılacak

ABD’nin New York kentindeki Port Washington LIRR istasyonunun yenilenmesi için proje tasarım aşamasına geçti. Metropolitan Ulaşım Otoritesi (MTA) tarafından yürütülen çalışma, istasyonun yolcu olanaklarını ve erişilebilirliğini geliştirmesinin yanı sıra demiryolunun daha uzun trenleri istasyon yakınındaki depolama alanında tutabilmesi için iki rayın uzatılmasını da kapsıyor. MTA, 28 Eylül 2026’da Port Washington 🚆
Melbourne Havalimanı Demiryolu’nda 2. Aşama Başlıyor - RayHaber
61 Avustralya

Melbourne Havalimanı Demiryolu’nda 2. Aşama Başlıyor

Avustralya’nın Melbourne kentinde havalimanına demiryolu bağlantısı projesinin ikinci aşamasında çalışmaların birkaç hafta içinde başlaması planlanıyor. Albion’dan havalimanı yönüne uzanacak 7,4 kilometrelik hattın kapsamında yer alan yeni Keilor East istasyonuna trenlerin 2031 yılında ulaşması hedefleniyor. 7,4 Kilometrelik Hat İnşa Edilecek Melbourne Havalimanı Demiryolu’nun 2. Aşaması, Albion’dan başlayarak Jacana yük koridorunu takip 🚆
Alstom Kanada’da Yerli Tedarikçi Ağı İçin Yeni Portal Açtı - RayHaber
1 Kanada

Alstom Kanada’da Yerli Tedarikçi Ağı İçin Yeni Portal Açtı

Alstom, Kanada’da aldığı toplam 7 milyar Kanada doları değerindeki Toronto Transit Commission (TTC) ve VIA Rail sözleşmelerinin ardından yerli işletmelerin tedarik zincirine dahil olabilmesi amacıyla yeni bir kayıt portalını kullanıma açtı. 28 Eylül’de faaliyete geçen portal üzerinden yerli halka ait şirketler, ürün ve hizmet kapasitelerini Alstom’un tedarik ekibine tanıtabilecek. 7 🚆
IDA Türkiye Savunma ve Havacılık Sektörünü Ankara’da Buluşturacak - RayHaber
06 Ankara

IDA Türkiye Savunma ve Havacılık Sektörünü Ankara’da Buluşturacak

Savunma ve havacılık sanayiinin bölgesel ve küresel ölçekteki temsilcilerini bir araya getirmeye hazırlanan IDA Türkiye, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara Congresium Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. NGF Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda ve OSSA – OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlikte, sektör paydaşlarının yeni iş bağlantıları kurması ve stratejik 🚆