Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Global Liderler Zirvesi’nde Ekonomik Hedefleri

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Global Liderler Zirvesi'nde Ekonomik Hedefleri - RayHaber
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Global Liderler Zirvesi'nde Ekonomik Hedefleri - RayHaber

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Global Liderler Zirvesi’ndeki Konuşması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’da düzenlenen Global Liderler Zirvesi’ne “Türkiye’nin Önümüzdeki Üç Yıllık Ekonomik Perspektifi” başlıklı bir video konuşması ile katıldı. Şimşek, toplantıda Türkiye’nin ekonomik durumu ve hedefleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. “Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz yıl meydana gelen depremler ve EYT düzenlemeleri nedeniyle bütçe açığımız oldukça yüksek seviyelerde seyretmektedir. Gayrisafi yurtiçi hasılaya oran olarak bütçe açığımız geçen yıl %5,2 iken, bu yıl %4,9’a gerilemesini bekliyoruz. Ancak gelecek yıl bizim için kritik bir dönem olacak. Dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla, bütçe açığımızın milli gelire oranını %3 civarına düşürmeyi hedefliyoruz” dedi.

Global Liderler Zirvesi 2024

İş dünyasının önde gelen isimlerinin ve 100’den fazla konuşmacının bir araya geldiği Global Liderler Zirvesi 2024, bu yıl “Yapay Zeka ve Sürdürülebilir Gelecek” temasıyla tarihi Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirvenin ikinci gününde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, göndermiş olduğu video mesajla “Türkiye’nin Önümüzdeki Üç Yıllık Ekonomik Perspektifi” üzerine konuşmalar yaptı.

Enflasyon ve Ekonomik Hedefler

“Enflasyon Mayıs Ayında Zirveyi Buldu” Başlangıçta Orta Vadeli Program’ı ve dezenflasyon sürecini detaylandıran Şimşek, “Orta Vadeli Programımızın nihai hedefi, sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlamaktır. Ancak sürdürülebilir yüksek büyüme için fiyat istikrarını sağlamak ve mali disiplini yeniden tesis etmek zorundayız. Yapısal dönüşüm ise rekabet gücümüzü artırmak ve verimliliği yükseltmek adına kritik öneme sahiptir. Programımızın en önemli önceliği enflasyonu tek haneye indirmektir. Geçen yıl enflasyon bir geçiş dönemi yaşamıştı ve Mayıs ayında zirveyi buldu. Bu yıl sonu itibarıyla enflasyonu, Merkez Bankası’nın hedef bandının üst kısmı olan %41,5 ile kapatmayı umuyoruz. Gelecek yıl ise enflasyonu %20’nin altına, %17,5 olarak belirlenen Orta Vadeli Program hedefimize çekmeyi planlıyoruz. 2026 sonunda ise enflasyonu tek haneye indirmenin hedefi içerisindeyiz. Bunun için Merkez Bankamız, geleneksel sıkı para politikası, miktarsal sıkılaştırma ve seçici kredi sıkılaştırma gibi tüm olanaklarını seferber etmiştir. Bu sayede enflasyon beklentilerini ve enflasyonu etkin bir şekilde kontrol altına almış durumdayız.” şeklinde ifade etti.

Bütçe Açığı ve Cari Açık Hedefleri

“Hedef Cari Açığın Kalıcı Olarak Yüzde 2 Altına Çekilmesidir” Şimşek, yaz aylarında başlayan belirgin dezenflasyon sürecinin önümüzdeki aylarda da devam edeceğini belirtti. “Enflasyon hedeflerimizin gerçekçi olduğuna ve bunları başarıyla gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Bunun yanında, bütçe açığını kalıcı bir şekilde %3’ün altına çekmeyi de hedefliyoruz. Geçen yıl meydana gelen depremler ve EYT düzenlemeleri etkisiyle bütçe açığımız oldukça yüksek seyretti. Geçen yıl Gayrisafi yurtiçi hasılaya oran olarak bütçe açığımız %5,2 iken, bu yıl %4,9’a gerilemesini beklemekteyiz. Ancak gelecek yıl bizim için kritik bir dönem olacak. Dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla bütçe açığının milli gelire oranını %3 civarına çekmeyi hedefliyoruz. Sonraki yıllarda ise bu oranı %3’ün altına çekerek dezenflasyona güçlü bir destek sunacağız. Diğer hedeflerimizden biri de cari açığın kalıcı bir şekilde %2 ve altına çekilmesidir. Geçen yıl cari açık %4 civarındaydı ve bu yıl muhtemelen %2’nin altında, %1,7 olarak öngörmekteyiz. Gelecek yıl için ise %2 civarı bir cari açık öngörümüz bulunuyor. Sonraki yıllarda ise 1,5-2 arasında bir cari açık hedefliyoruz. Cari açığın %2-2,5’in altında olması, Türkiye’nin dış borcunun milli gelire oranının düşmesi anlamına gelmektedir. Bu durum ayrıca rezerv birikimine olanak sağlamaktadır, zira hedeflerimiz arasında Türkiye’nin rezerv yeterliliğini artırmak da vardır. Böylece Türkiye’nin dış kırılganlıklarını azaltmayı amaçlıyoruz. Bu politikaların bir sonucu olarak büyümede geçici bir yavaşlama olacak ancak daha dengeli, sürdürülebilir ve yüksek büyümeye geçiş yapacağız.”

Türkiye’nin Gelir Grubu Hedefleri

“Türkiye 20 Yıldır Üst Orta Gelir Grubunda” Şimşek, Türkiye’nin büyüme oranları hakkında da bilgi vererek, “Geçen sene büyüme %5 civarında gerçekleşti ancak bunun %8’den fazlası iç talep kaynaklıydı. Net ihracatın katkısı ise -%3’ün üzerindeydi. Bu, dengesiz bir büyümeydi ve bu durum enflasyonu ve cari açığı beraberinde getirdi. Bu yıl ise büyümenin daha mütevazı, %3,5 civarında olmasını öngörüyoruz, bu büyümenin %1’i dış talepten, %2,5’i ise iç talepten gelecek. Programımız özünde bir dezenflasyon programıdır. Dezenflasyon ile birlikte sürdürülebilir yüksek büyümeye geçmeyi hedefliyoruz. Dezenflasyonun amacı, Türkiye’de öngörülebilirliği ve refahı kalıcı bir biçimde artırmaktır. Dezenflasyon süreci başlamış bulunmaktadır. Türkiye, 1950’li yıllarda düşük orta gelir grubuna geçmişti. AK Parti hükümetleriyle birlikte, 2004 yılından itibaren Türkiye, kalıcı olarak üst orta gelir grubuna geçiş yapmıştır. Bu, önemli bir kazanım olmakla birlikte, 2004’ten beri 20 yıldır bu seviyede kalmaktayız. Şimdi hedefimiz, Türkiye’yi yüksek gelir grubuna taşıyarak sınıf atlatmaktır. Programın önemli hedeflerinden biri de budur. Bunun için çalışma çağındaki nüfusumuzu etkin bir şekilde kullanmalı, istihdamı artırmalı ve iş gücüne katılım oranlarını yükseltmeliyiz.” dedi.

Fırsat Penceresi ve Gelecek Hedefleri

“Yüksek Sürdürülebilir Büyüme Politikasına Tekrar Geçilecek” Şimşek, “Çalışma çağındaki nüfus büyümesi, bizim benzer ülkelerle karşılaştırıldığında hâlâ olumlu bir seyir izliyor. Elbette, ülkemiz yaşlanıyor ancak hâlâ 15-20 yıllık bir fırsat penceremiz bulunuyor. Bu fırsatı iyi değerlendireceğiz ve Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler grubuna sokmayı hedefliyoruz. Orta Vadeli Programımız yalnızca sıkı para politikası ve mali disiplin tesis etmeyi içermemektedir. Geçici bir düzeltme peşinde değiliz. Programı anlamayanların, Türkiye’nin programı konusunda yanılgıya düştüklerini gözlemliyoruz. Biz eleştiriye açığız, ancak Türkiye’nin bu program ile dengesizliklerini gidereceğini ve yüksek sürdürülebilir büyüme yoluna tekrar geçeceğini biliyoruz. Bu başarıyı elde etmek için programımıza olan inanç büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.