İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi bölümünden Prof. Dr. Zekai Avcı, kemoterapi tedavisi gören çocukların kan üretiminin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiyor. Kemoterapi sonrasında kanda alyuvar (eritrosit), akyuvar (lökosit) ve pıhtılaşma pulcuklarının (trombosit) sayısının belirgin şekilde azaldığını ifade eden Prof. Dr. Avcı, bu durumun enfeksiyon risklerini artırabileceğini belirtiyor. Vücudun mikroplara karşı koruyucu hücrelerinin azalması, bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikropların önemli enfeksiyonlara neden olma potansiyelini artırıyor. Ayrıca, trombositlerin sayısındaki azalma, kendiliğinden oluşan kanamalara (burun kanaması, diş eti kanaması, cilt kanaması ve morluklar, mide, bağırsak ve iç organ kanamaları gibi) yol açabilir. Bu nedenle ebeveynlere, çocuklarını bu olumsuz durumlardan korumak adına önemli görevler düşmektedir. İşte bu amaçla dikkat edilmesi gereken başlıca önlemler:
- El ve vücut temizliği: El ve vücut temizliğine büyük bir özen gösterilmelidir. Eller, her yemek öncesinde, yemek sonrasında ve tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra mutlaka sıvı sabun ile en az 20 saniye süreyle yıkanmalı ve ardından kâğıt havlu ile iyice kurulanmalıdır.
- Düzenli banyo: Yumuşak bir sabun kullanarak günlük banyo veya duş alınmalıdır. Özellikle koltuk altları ve kasık bölgeleri dikkatlice temizlenmeli ve vücut nemli kalmayacak şekilde iyice kurulanmalıdır. Eğer banyo yaptırmak mümkün değilse, günlük olarak ılık sabunlu bir bezle silinmelidir.
- Diş bakımı: Akyuvar ve trombosit sayısı uygunsa, dişler günde en az iki kez yumuşak bir diş fırçasıyla fırçalanmalıdır. Eğer hücre sayıları uygun değilse veya diş etlerinde kanama varsa, her yemekten sonra temiz su ve antiseptik gargara solüsyonu veya bikarbonatlı su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
- Tırnak bakımı: Lökosit ve trombosit sayıları çok düşük olduğunda, tırnak kesimi yapılmamalıdır. Ancak kesim yapılacak ise, tırnaklar düz bir şekilde ve deriyi kesmeden, çok derin olmadan kesilmelidir.
- Çiçekler ve oyuncaklar: Taze çiçekler ve her türlü saksı çiçeği, mantar oluşum riskini artırdığı için ortamda bulundurulmamalıdır. Temizlenmesi veya dezenfekte edilmesi zor olan tüylü, peluş veya kumaş oyuncaklar hasta odasında yer almamalıdır.
- Ev temizliği: Evde temizlik günlük olarak yapılmalı, küf oluşturabilecek ıslak veya nemli alanlar bulunmamalıdır. Ayrıca, mevcutsa klima bakımı ve temizliği ihmal edilmemelidir.
- Hasta ziyaretleri: Akyuvar sayısının düşük olduğu dönemlerde hasta ziyaretleri kesinlikle kısıtlanmalı, kalabalık ortamlardan ve toplu taşımadan kaçınılmalıdır. Zorunlu durumlarda maske takılmalıdır. Yoğun kemoterapi dönemlerinde okula ara verilmeli, eğitim doktorun izin verdiği dönemlerde evde veya hastanede devam edilmelidir.
- Hayvanlarla temas: Hayvanlar, bağışıklık sistemi bozuk bireyler için risk oluşturabilecek hastalıklar taşıyabilir. Bu nedenle, mümkünse hayvanlarla fiziksel temastan kaçınılmalıdır. Özellikle hayvanın salyası veya dışkısı ile temastan kaçınılmalı, ısırık veya tırmalama durumlarına karşı dikkatli olunmalıdır. Kuş, kertenkele, yılan, kaplumbağa, hamster veya diğer kemirgenler beslenmemelidir.
- Yeni hayvan edinimi: Eğer yeni bir evcil hayvan alınacaksa, bir yıldan büyük ve kısırlaştırılmış bir hayvan tercih edilmelidir. Evin dışında, bir çiftlik veya hayvanat bahçesinde hayvanlarla yakın temas edilmemelidir.
- Hareket ve spor: Trombositlerin düşük olduğu dönemlerde hareketli oyunlardan ve sportif faaliyetlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca, vücudu sıkan lastikli giyeceklerden uzak durulmalıdır.
- Su tüketimi: Nötropenik dönemlerde musluk suyu en az bir dakika süreyle kaynatılmadan veya filtreden geçirilmeden içilmemelidir. Şişe veya kutu içerisinde satılan meyve suları, soda, sıcak çay veya kahve ve pastörize edilmiş ürünlerin içilmesinde sakınca yoktur.
- Yemek hazırlığı: Yemek hazırlarken kullanılan yüzeyler, raflar, tezgâhlar, buzdolabı, dondurucular, kesme tahtası, bıçak ve diğer tüm mutfak aletleri uygun şekilde temizlenmelidir. Yemekler mümkünse öğünlük pişirilmeli, artan kısımlar eğer sonraki öğüne saklanacaksa, yemeğin soğuması beklenmeden, hızlı soğutulması mümkün olan küçük kaplarda buzdolabına konulmalıdır. İki saatten fazla oda sıcaklığında beklemiş yemekler atılmalıdır. Buzdolabından çıkarılan pişmiş yiyecekler ısıtılarak sunulmalıdır. Donmuş yiyecekler oda sıcaklığında bekletilerek çözülmemeli, mikrodalga kullanılmalıdır.
- Gıda güvenliği: Çiğ veya az pişirilmiş beyaz/kırmızı et ve yumurta kesinlikle tüketilmemelidir. Konserve besinlerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Pişirilmemiş kümes hayvanları, kırmızı et, balık ve diğer deniz ürünlerinin diğer yiyeceklerle temas etmesine izin verilmemeli, aynı yüzeyde yer almamalıdır.
- Mevsim sebze ve meyveleri: Pişirilmeden yenen salatalık, marul, roka gibi yeşillikler ve kabuğu soyulamayan (örneğin çilek) meyveler, nötropenik dönemde tüketilmemelidir. Ancak, muz, karpuz, kavun gibi kabuğu soyulabilen meyve sebzeler ile sirkeli ya da limonlu su ile yıkanmış ve hijyenik şartlarda kalın soyulmuş elma, armut gibi meyvelerin tüketilmesinde sakınca yoktur.
- Kişisel öneriler: Bu önlemler hastanın durumu, hastalığı ve uygulanan tedavi rejimine göre kişisel farklılıklar gösterebileceğinden, takip eden doktorun/sağlık merkezinin önerilerine harfiyen uymak sağlık açısından büyük önem taşımaktadır.