Narin Güran’ın Otopsisi Üzerine Değerlendirmeler
Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, Narin Güran’ın otopsisine katıldığında önemli bir ayrıntıya dikkat çekti; “Alınmış bir kalıbı mümkün değil çünkü dişler dökülmüş” dedi. Bu durum, halkın dikkatini çekerken, Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz de otopsiyle ilgili bazı önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Dokgöz, cansız bir bedende dişlerin hangi koşullar altında “dökülebileceğini” değerlendirdi.
Prof. Dr. Dokgöz, cansız bir bedenin dışarıda günlerce kavurucu sıcak altında kalmasının bile dişlerin dökülmesine neden olmayacağını belirtti. Bu konuya ilişkin açıklamaları, cinayet soruşturmasına dair önemli ipuçları sunuyor.
‘ÇÜRÜMEYE BAĞLI DİŞ DÖKÜLMEZ’
Dokgöz, “O nedenle dişlerin kendiliğinden dökülme olasılığı yok. Yani çürümeye bağlı da dökülmez. Suyun altında uzun süre kalmaya bağlı da dökülmez. Bir dış müdahaleyle ancak mümkün olabilir. Yani tek tek çekmesi lazım ya da kırması lazım” şeklinde konuştu. Diş çekmenin profesyonel bir çaba gerektirdiğine dikkat çeken Dokgöz, cinayet olayının ilk baştan itibaren profesyonel bir biçimde işlendiğini vurguladı.
Dokgöz, şu ifadeleri kullandı:
- “Sıradan bir olayla karşı karşıya olmadığımız çok açık.”
- “Komplike bir olay var; planlanmış, programlanmış bir durum söz konusu.”
- “Neden? Çünkü öldürüldükten sonra açık alanda bırakılsaydı ya da gömülseydi daha erken bulunma şansı vardı.”
- “Ama suyun altına gömüldüğü için süreç uzadı. Birtakım deliller kayboldu.”
Bu durum, olayın profesyonel bir yaklaşım gerektirdiğini gösteriyor. Ayrıca, dijital kayıtların silinmesi meselesinin de profesyonel bir şekilde gerçekleştirildiği oldukça bariz.
‘BÖYLE BİR ŞEY OLANAKSIZ GÖRÜNÜYOR’
Prof. Dr. Dokgöz, “Bu konunun uzmanları bu konuda da açıklamalar yapıyorlar. Bunların hepsini bir arada düşündüğümüzde sıradan bir olay olarak görmüyorum” diyerek olaya olan bakış açısını net bir şekilde ifade etti. Olayın sadece katil ya da katillerin kim olduğunun ötesinde olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Dokgöz, “19 günde, özellikle su altında kalsa bile, ceset ileri derecede çürüse bile, açık alanda kalsa, çürüse sadece iskeletler kalsa, en sağlam kalan dokular dişler ve iskelet yapısıdır. O nedenle dişlerin kendiliğinden dökülme olasılığı yok. Yani çürümeye bağlı da dökülmez. Suyun altında uzun süre kalmaya bağlı da dökülmez. Bir dış müdahaleyle ancak mümkün olabilir. Yani tek tek çekmesi lazım ya da kırması lazım.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, “Süt dişler var, biliyorsunuz. Süt dişlerde de kayıplar olabilir. O da bir diş olur, iki diş olur. Ancak bu dişlerin düşmesi, hepsinin kaybolması mümkün değildir.” diyerek olayın karmaşıklığını ve profesyonellik gerektiren yönlerini yeniden dile getirdi.