Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Türkiye’nin Eğitim ve Sağlık Sorunları Üzerine Röportaj

Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Türkiye'nin Eğitim ve Sağlık Sorunları Üzerine Röportaj - RayHaber
Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Türkiye'nin Eğitim ve Sağlık Sorunları Üzerine Röportaj - RayHaber

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Röportaj

Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Türkiye'nin Eğitim ve Sağlık Sorunları Üzerine Röportaj - RayHaber

Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtlarken, Türkiye’nin eğitim ve sağlık sistemindeki sorunlara ışık tuttu. Özellikle Narin’in yaşadığı trajik olay üzerinden toplumsal sorunlara dikkat çekti.

– Narin’in olayında köy halkının neden sustuğunu düşünüyorsunuz?

Bu duruma şaşırmıyorum. Narin’in yaşadığı yer köyden daha uzak bir mezra ve orada bir aşiret düzeni hakim. Aşiret yapısında birlik ve beraberlik son derece önemli. Kadınların toplumdaki rolü ise oldukça sınırlıdır. Ben, halk sağlığı uzmanı olarak köylere gittiğimde genellikle erkeklerle oturuyordum; kadınlar evin içinde, görünmeden kalıyorlardı. Bu nedenle ben de onların yanına, mutfaklarına, yemek pişirdikleri tandır evine gidiyordum. Aşiret düzeninde, kadınların erkeklerin yanında fikir beyan etmesi neredeyse imkânsız.

– Narin’in olayı neden bu kadar dikkat çekti sizce?

Narin’in yaşadığı olay, toplumun her kesiminden vicdan sahibi olan herkesi derinden etkiledi. Gazetecilerin sayesinde halk, günün her anında Narin’i konuştu ve bu durum büyük bir dayanışma yarattı. Ancak maalesef Narin geri getirilemeyecek. Onun hayalini, okula gitmeyi, öğretmen olmayı, kendi köyünde diğer kız çocuklarına örnek olmayı düşünmek bile yürek acıtıcı. Ama bu hayaller birer birer elinden alındı.

– Tepkinin büyüklüğü bir dönüm noktası yaratabilir mi?

Biz, Narin’in yaşadığı olayın bir dönüm noktası olması için çaba gösteriyoruz. ÇYDD olarak stratejik bir planımız var ve bu plan doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl burs verme kararımızı daha da güçlendirdik. “Dokunduğumuz her öğrenciye burs verelim” diyoruz. Ancak Narin’den sonra çocuklarımızın iletişim, yabancı dil ve girişimcilik gibi birçok alanda güçlenmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Afrika’da 6 ay Tanzanya ve 6 ay Etiyopya’da bulunmuş biri olarak, orada gördüğüm yoksullukla Türkiye’de, özellikle kırsalda, gördüğüm yoksulluk arasında büyük bir fark olmadığını belirtmeliyim.

– Gördükleriniz nelerdi?

Okula gidemeyen çocuklar, tuvaleti olmayan çamurdan evler, herkesin aynı odada yaşadığı kalabalık yaşam alanları. Bu, Atatürk Türkiye’sini hayal ederken aklımda canlandırdığım bir görüntü değildi. Büyük şehirler kalkınmış olabilir ama Anadolu, yoksulluk içinde kalmış durumda.

– Bu yoksulluk nasıl oluştu sizce?

1963’ten itibaren Türkiye’de “Sağlık Hizmetlerinin Sosyalizasyonu” yasası uygulanıyordu. Her köyde sağlık ocakları ve bunlara bağlı sağlık evleri vardı. Bu, kırsal alan için ideal bir modeldi.

– Bu model nasıl işliyordu?

Birbirine yakın beş köyün ortasında bir sağlık ocağı kuruluyordu. Doktor, hemşire ve ebe gönderiliyordu. Bu sağlık personeli, köydeki kadınların her türlü sağlık sorunuyla ilgileniyordu. Okullar da vardı ve öğretmenler yalnızca öğrencilerle değil, velilerle de iletişim kurarak okuma yazma öğretiyordu. Din görevlisi de bu köylerde önemli bir rol oynuyordu.

– Bu sistemin bozulmasının sebepleri neler?

Sağlıkta Dönüşüm Yasası ve Büyükşehir Yasası ile birlikte, sağlık ocakları ve okullar ortadan kalktı. Köyler sadece din görevlilerine bırakıldı ve bu durum kadınların sosyal hayattan kopmasına yol açtı. Ben sağlık ocaklarına “kadınların ocağı” derdim. Kadınlar, orada her türlü sorunlarını paylaşabiliyorlardı.

– Benzer bir model yeniden devreye sokulamaz mı?

Sağlıkta Dönüşüm Yasası’ndan geri adım atmak zor ama bu yasanın içinde sağlık evi açılması mümkündür. Sağlık ve Milli Eğitim Bakanları’na sesleniyorum: Köylere yeniden sağlık evleri kuralım, ebeleri gönderelim. Ebe, kadınlara ve çocuklara sağlıkla ilgili yol göstermede önemli bir rol oynayacaktır. Ayrıca köy okulları açılmalı ve atanamayan öğretmenler değerlendirilmelidir.

– Cemaat ve tarikatların eğitim üzerindeki etkileri nedir?

Bilimsel, laik, çağdaş ve kamusal eğitim şart. Milli Eğitim Bakanlığı’nın birçok tarikat bağlantılı vakıfla projeleri bulunuyor ancak ÇYDD ile bir işbirliği yok. Okullara girmemesi gereken bu vakıflar, işbirliği yaparak öğrencilere ulaşmaya çalışıyor.

Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Türkiye'nin Eğitim ve Sağlık Sorunları Üzerine Röportaj - RayHaber

– Bu durum Türkiye’nin geleceğini nasıl etkiliyor?

Cehalet, eğitime giren tarikat ve cemaatlerle yaygınlaşıyor. Eğer bu duruma son verilmezse, Narin gibi acıların yaşandığı bir ülke haline geleceğiz. Ancak buna asla izin verilmemelidir. AKP’nin ilk yıllarında Çağdaş Yaşam ile birçok işbirliği yapıldı. Bu işbirlikleriyle 36 ilçede 100’er kişilik kız öğrenci yurtları açtık ve MEB’e devrettik. Ancak, 2009’da ÇYDD FETÖ kumpasıyla karşılaştı ve Milli Eğitim ile işbirliğimiz sona erdi.

– O zamandan beri iletişim olmadı mı?

Kesinlikle. Artık iletişim kurmayı bırakmış durumdayız. Ancak okullar yalnızca öğretmen ve öğrencilerin olmalıdır. Okullarda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ya da herhangi bir cemaatçi derneğin olmaması gerekiyor. Öğrencilere ulaşabilecek tek kişi öğretmenlerdir. Biz, öğrencilere eğitimden çok fiziksel koşulları iyileştirmeye yönelik okullar ve yurtlar yaptık. Türkan Hoca’nın hayali, yüz bin kız öğrenciye ulaşmaktı. Biz de 107 bin 450 kız öğrenciye burs veriyoruz. Türkan Hoca, her zaman daha fazlasını isteyen biriydi ve ben de bu hedefi bir milyon kız öğrenciye yükseltiyorum.

– MEB Bakanı’nın açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

MEB, “Keşke şeriatı övecek kadar bilgim olsaydı” dedi. MSB Bakanı ise “Eğitimin amacı bilgi değil, Allah korkusudur” ifadesini kullandı. Bu tür dini referanslarla yönetilen bir ülke, ne yazık ki sağlıklı bir geleceğe ulaşamaz. Okul çağındaki çocukların ailelerinin bu duruma karşı ayaklanması gerekiyor. Ancak yeterince tepki verilmiyor. Çocuğunun eğitimine dikkat eden aileler, sadece kendi çocukları için değil, tüm toplum için kaygılanmalıdır.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Narin olayı devam ederken yaptığı açıklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

ÇYDD, partiler üstü bir dernektir. Ancak bu konunun ayrımcılığa neden olabileceği düşüncesine katılmıyorum. Türkiye’nin her yerinde bu tür olaylar olabiliyor, Tekirdağ’da Sıla bebeği gibi. Bu nedenle bu duruma bölgesel bir sorun olarak bakmak doğru değil. Siyasetçilerin de bu konuya tarafsız bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor.

– Çocuklara yönelik işlenen suçlarda cezasızlık duygusunun etkisi nedir?

OECD ülkelerinde yapılan kamu memnuniyeti araştırmalarında, Türkiye’nin eğitimde %21, sağlıkta %38, adalette %33 memnuniyet puanı var. Bu durum bir anda oluşmadı; bu noktaya gelinmesi zaman aldı. Çocukların aileleriyle birlikte eğitimi de büyük önem taşımaktadır.

– Aileleri nasıl eğiteceğiz?

Herkes anne baba olamaz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, evlenecek çiftlere evlilik eğitimi vermeli. Anne baba olmak isteyen çiftler bu eğitimden geçmelidir. Eğitimlerin sürekliliği sağlanmalı ve bir kerelik olmamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı’na alınan personelin sayısı da oldukça fazla. Liyakatsizlik maalesef burada da söz konusu.

– Kentlerde de vahim olaylara tanık oluyoruz…

İstanbul’a Anadolu gibi bakmaya başladım. Kırsalda köy kalmadığı gibi, şehirlerde de benzer bir durum söz konusu. Kırsaldaki dayanışma, şehirlerde yok. Kentler de, köyler gibi eski kimliklerini kaybetmiş durumda.

– Kız çocuklarının okullaşmasında bir azalma var mı?

Bunun en büyük sebepleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın tarikatlarla işbirliği yapması ve tarikatların köylere kadar ulaşarak yaygınlaşmasıdır. 2000 yılında, Türkan Hoca’nın Van/Çaldıran’da 80 kişilik kız öğrenci yurdunu yaptırma kararı aldığında, herkes “Burada kimse kalmaz” dedi ama 180 kız çocuğu başvurdu. “Ne olur benim kızımı da yurda kaydedin” diye babalar aradı. Bu kadar talep olunca, yurt doldu ve ikinci bir yurt daha açtık. Sonra 36 ilçede 100’er kişilik kız öğrenci yurtları yapmaya başladık.

– Bu yurtlar hala duruyor mu?

Bazı yurtlar duruyor, bazıları yıkıldı veya başka amaçlarla kullanılıyor. Deprem gerekçesiyle yıkılıp Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na devredilenler de var ve bu konuda mahkemelik durumlar söz konusu.

Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile Türkiye'nin Eğitim ve Sağlık Sorunları Üzerine Röportaj - RayHaber

– Ekonominin bu tablodaki etkisi nedir?

Eskiden ailelerin önündeki en büyük engel ekonomi iken, şimdi bağlı oldukları aşiret, tarikat ve cemaatler. Artık “Kızımı okula göndermek istiyorum” diyen aileler yok. Devlet, kırsalda yeterince temsil edilmiyor. “4+4+4 zorunlu eğitim” dedik ama aslında yalnızca ilkokul zorunlu hale geldi. Son 24 yılda eğitimden uzaklaştık, geriye gittik.

– Çağdaş eğitimi nasıl sağlayacağız?

Umutsuz olmamak gerekir. ÇYDD 35 yaşında ve biz bu süre zarfında büyük emekler verdik. Belki de biz olmasaydık, durum daha da kötüleşebilirdi. Çağdaş topluma ulaşmanın yolu çağdaş eğitimden geçiyor. Biz eğitim kurumu değiliz, ancak destek olabiliriz.

– ÇYDD’ye destek olmak isteyen ama maddi imkanı olmayanlar ne yapabilir?

Gönüllülük çok önemli. ÇYDD’nin 119 şubesi var ve internet üzerinden burs veriyoruz. Bu yıl 50 bin öğrencinin başvurmasını bekliyoruz. Gönüllüler, burs başvurularını inceleyerek, en ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşmaya çalışacak.

– Seçim nasıl yapılacak?

Tüm başvuru sahiplerinin burs ihtiyacı var ama kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle en zor durumda olanlardan başlayarak sıralama yapacağız. Gönüllülerin birçoğu burs komisyonunda yer alıyor. Şu dönemde özellikle bu tür çalışmalara ihtiyaç var. Ayrıca dernek içinde telefonlara yanıt vermek, gelen gidenle ilgilenmek gibi işler de bizim için önemli. Bilgisayar bilen gönüllülere de ihtiyacımız var. Kısacası, gönüllülük çok önemli.

– Ayşe Yüksel kimdir?

İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu’ndan mezun olan Prof. Dr. Ayşe Yüksel, İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde Prof. Dr. Türkan Saylan ile çalıştı. 2001 yılında profesör unvanını aldı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanlığı ve rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2016 yılında emekli olduktan sonra 1995 yılında ÇYDD Bakırköy Şubesi’ne üye oldu. 1998 yılında ÇYDD Küçükçekmece Şubesi’nin kurucu üyeliğini üstlendi. 1996 yılında ÇYDD Genel Merkez Kırsal Alan Birimi’ni kurdu ve 2019’dan beri genel başkanlık görevini sürdürmektedir.

İstanbul'a 15 Bin Kiralık Sosyal Konut Müjdesi: İlk Kura Eylülde - RayHaber
Emlak

İstanbul’a 15 Bin Kiralık Sosyal Konut Müjdesi: İlk Kura Eylülde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesinde başvuruların alınarak ilk hak sahiplerinin eylül ayında noter huzurunda yapılacak kura ile belirleneceğini açıkladı. Üç yıllık kira modeliyle uygulanacak projede dar gelirli aileler hedefleniyor.

🚆

Peru'da Turist Uçağı Düştü: 13 Kişi Hayatını Kaybetti - RayHaber
AMERİKA

Peru’da Turist Uçağı Düştü: 13 Kişi Hayatını Kaybetti

Peru’nun dünyaca ünlü Nazca Çizgileri’ni havadan görmek için düzenlenen gezi uçuşu faciayla sonuçlandı. Pisco kentinden havalanan turist uçağı, Nazca’daki kırsal alana düştü. Kazada uçaktaki 11 yolcu ile 2 mürettebatın tamamı yaşamını yitirirken şu ana kadar 4 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

🚆

Dereköy Gümrük Kapısı Hafif Ticari Araçlara Açıldı - RayHaber
GENEL

Dereköy Gümrük Kapısı Hafif Ticari Araçlara Açıldı

Türkiye ile Bulgaristan arasında varılan mutabakat kapsamında Dereköy Gümrük Kapısı, 3,5 tona kadar olan hafif ticari kargo araçlarının geçişine açıldı. Uygulamayla sınır kapılarındaki yoğunluğun azaltılması ve zaman hassasiyeti taşıyan ihracat yüklerinin Avrupa’ya daha hızlı ulaştırılması hedefleniyor.

🚆

Japonya'da Aşırı Sıcaklar Çalışma Düzenini Değiştirdi - RayHaber
ASYA

Japonya’da Aşırı Sıcaklar Çalışma Düzenini Değiştirdi

Japonya’da giderek şiddetlenen aşırı sıcaklar, şirketleri çalışma düzenini değiştirmeye yöneltti. İnşaat ve gayrimenkul sektöründeki bazı firmalar, çalışanları sıcak çarpması riskinden korumak amacıyla mesai saatlerini kısalttı. Bir inşaat şirketi, temmuz ve ağustos aylarında 08.00-17.00 olan çalışma aralığını 07.00-13.00 olarak yeniden belirledi.

🚆

Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem: Limitler Artırıldı, Vadeler Uzatıldı - RayHaber
EKONOMİ

Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem: Limitler Artırıldı, Vadeler Uzatıldı

Esnaf ve sanatkârların kullanabileceği hazine destekli kredilerde hem limitler hem de vadeler artırıldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı düzenlemeyle işletme kredisinin üst sınırı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya, iş yeri, taşıt ve makine-teçhizat alımlarına yönelik yatırım kredisinin limiti ise 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükseltildi.

🚆

Saros Körfezi Su Kalitesiyle Dikkat Çekiyor - RayHaber
GENEL

Saros Körfezi Su Kalitesiyle Dikkat Çekiyor

Sağlık Bakanlığı’nın son ölçümlerine göre Edirne’de denize girilebilen tüm plajlarda su kalitesi en yüksek seviye olan “mükemmel” notunu aldı. İstanbul’a birkaç saat uzaklıktaki Saros Körfezi’nin doğal yapısı ve temiz denizi sayesinde bölge Türkiye’nin en özel kıyılarından biri oldu.

🚆

İstanbul'da Bazı Yollar 4 Saat Kapalı Olacak - RayHaber
GENEL

İstanbul’da Bazı Yollar 4 Saat Kapalı Olacak

İstanbul’da 3, 4 ve 5 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek etkinlik nedeniyle bazı güzergâhlar gece saatlerinde trafiğe kapatılacak. Üç gün boyunca 01.00-05.00 arasında Beylerbeyi, Altunizade ve Tophaneli Caddesi’ndeki köprü katılımlarında geçişe izin verilmeyecek.

🚆

Güllü'nün Soruşturmasında İddianame Tamamlandı - RayHaber
GENEL

Güllü’nün Soruşturmasında İddianame Tamamlandı

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda “Güllü” olarak tanınan sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

🚆

Efes Antik Kenti Gece Müzeciliğiyle Yaz Sezonunun Gözdesi Oldu - RayHaber
GENEL

Efes Antik Kenti Gece Müzeciliğiyle Yaz Sezonunun Gözdesi Oldu

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti, Gece Müzeciliği uygulamasıyla güneş battıktan sonra da ziyaretçi akınına uğruyor. Efes Ören Yeri’ni gece saatlerinde 213 bin 192 kişi ziyaret ederken, yalnızca temmuz ayında ziyaretçi sayısı 156 bin 528’e ulaştı. Özel aydınlatmalarla 2 bin yıllık tarihi bambaşka bir atmosferde deneyimleme fırsatı sunan Efes, yaz gecelerinin de gözde adreslerinden biri oldu.

🚆

Vergi İncelemelerinde Mükelleflere İnceleme Öncesi Düzeltme İmkânı - RayHaber
EKONOMİ

Vergi İncelemelerinde Mükelleflere İnceleme Öncesi Düzeltme İmkânı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi incelemelerinde dijital dönüşümü hızlandıracak yeni uygulamayı devreye alıyor. Mükellefler, inceleme öncesinde eksiklerini giderip düzeltme yapabilecek. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulamanın amacının “ceza kesmeden önce mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu artırmak ve işini kolaylaştırmak” olduğunu söyledi.

🚆