Volkswagen’de İş Güvencesi Krizi
Volkswagen, Almanya’nın batısındaki altı fabrikasında iş güvencesini sağlayan anlaşmaları bu ay itibarıyla sonlandırdı. Bu kararın ardından, IG Metall sendikası, VW’nin Almanya’da çalışan 130 bin işçisi için yeni iş anlaşmaları müzakerelerine başlamış durumda. İşçi temsilcileri, üst yönetimin ve hükümetin destek eksikliğini eleştirerek işten çıkarmalara karşı mücadele edeceklerini vurguladı.
Volkswagen’in personel şefi Arne Meiswinkel, maliyetlerin azaltılmasının artık zorunlu hale geldiğini belirtti. Hannover’de gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Meiswinkel, “Rekabetçi kalabilmemiz için çalışanlarımızın da katkı sağlaması gerekecek” dedi.
IG Metall sendikası, Aralık ayının başından itibaren grev tehdidinde bulunarak %7’lik bir ücret artışı talep ediyor. Sendikanın Volkswagen ile baş müzakerecisi Thorsten Groeger, fabrika kapatmalarının ve toplu işten çıkarmaların hala gündemde olduğunu vurgulayarak, “İşyerlerinin kapatılması ve toplu işten çıkarmalar masada duruyor” şeklinde konuştu. Henüz bir sonraki müzakere turu için tarih belirlenmedi.
Tarihe Atıf ve İşçi Talepleri
Çalışma konseyi başkanı Daniela Cavallo, işçilerin taleplerinde herhangi bir değişiklik olmadığını ifade etti. Cavallo, Volkswagen’in 87 yıllık tarihine atıfta bulunarak, Nazi döneminde sendika fonlarının kamulaştırılmasına dikkat çekti. “Nazilerin o dönemde işçi hareketinden çaldığı bu sermaye, on yıllar boyunca milyarlarca Euro yaratabilirdi. Bu para bizim paramız, bugün Volkswagen Grubu’nda bulunuyor. Uzlaşmaya hazırız ama çözüm yönetime bağlı” şeklinde konuştu.
Protestolar ve Volkswagen’in Açıklamaları
Fabrika alanında 3 binden fazla işçi protesto düzenleyerek taleplerini dile getirdi. “Yönetim kurulunda kalifiye işçi sıkıntısı var, uzman arıyoruz” gibi pankartlar taşıyan işçiler, protesto sırasında işaret fişekleri de yaktı. Volkswagen, Almanya’daki yüksek enerji ve işçilik maliyetlerinin, Avrupa’daki ve özellikle elektrikli araç pazarında büyük bir pazar payı elde etmek isteyen Çinli rakipleri karşısında kendisini dezavantajlı duruma soktuğunu savunuyor. Şirket, uluslararası rekabetin geride kalma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu belirtti.
Personel şefi Meiswinkel, “Uluslararası rekabet bizi geride bırakmakla tehdit ediyor. Şirketimizi yeniden yapılandırmak için birlikte çalışmalıyız. Durum çok ciddi” açıklamasında bulundu. Bu görüşmeler, Almanya genelinde yüksek maliyetler ve iş gücü kıtlığı gibi sorunların diğer büyük Alman şirketlerini de etkilediği bir dönemde gerçekleştiriliyor.