Atatürk ve Çocuk Sevgisi
Falih Rifkı Atay, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuk sevgisini derin bir şekilde anlatıyor. Atatürk, çocukları son derece severdi. Onun dilinde çocuk, sevgi ve umut demekti. Sevdiklerine, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, “çocuk” diye seslenirdi. Kendisinin biyolojik olarak çocuğu olmamıştı; bu durumun onun için bir iç sıkıntısı yaratıp yaratmadığını bilemiyorum, ancak ben bu ihtimali çok da olası görmüyorum. Zira, tüm Türk çocukları, onun gözünde öz evlatları gibiydi. Atatürk, bu yavrulara öylesine gönül vermişti ki, onlar da ona candan bir bağlılıkla yanıt veriyorlardı.
Dünyada böyle bir mutluluğa ulaşmış kaç insan vardır ki? Ve böyle bir insanın yüreğinde nasıl bir üzüntü yer edebilir ki? Atatürk’ün yanından bir an olsun ayırmak istemediği, sevimliliği ile gönülleri fetheden bir çocuk vardı; ona kendisi “Ülkü” adını vermişti. Bu isim, Atatürk’ün çocuklara duyduğu derin ilgiyi ne kadar güzel bir şekilde yansıtıyor. Küçük Ülkü, sık sık Çankaya’daki evine getiriliyordu. Henüz yürümeye ve birkaç kelime söylemeye başlamış olan bu hareketli yavruyu, Atatürk kucaklayarak saatlerce onunla oynuyor, zaman geçiriyordu.
Bir gün yanına girdiğimde, onu yine Büyük Adam’ın kucağında buldum; keyifle şakalaşıyorlardı. Çocuk, kahkahalarla gülerek Atatürk’ün altın sarısı saçlarını çekiyor, burnuna yapışıyor, arada bir de minik elleriyle yüzüne küçük tokatlar indiriyordu.
Evet, Atatürk, Samsun’a çıktığı gün olan 19 Mayıs 1919’u gençlere emanet etti. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açarak, o günü de Türk çocuklarına hediye etti. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etti ve tüm Türk gençliğine “Cumhuriyet’i koruma ve muhafaza görevi” verdi. Cumhuriyet, 101 yaşına girdi; temeli sağlam bir şekilde atılmış olan Cumhuriyet, “Nutuk”ta gençlere verilen görev gereği dimdik ayaktadır.
Cumhuriyetimizin 101. yılı kutlu olsun!
Tarih: 21 Ekim 2024
Yazar: Ahmet Gürel