Ege Denizi’nde 30 Ekim 2020 Depreminin Yıldönümü
Ege Denizi’nde, 30 Ekim 2020 tarihinde saat 14.51’de meydana gelen ve Seferihisar ilçesi Doğanbey Mahallesi’nin 23 kilometre açığında, 16,54 kilometre derinlikte meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin üzerinden tam dört yıl geçti. Bu deprem, Sığacık Mahallesi’nde tsunamiye yol açarken, yıkıcı etkilerini özellikle Bayraklı ve Bornova ilçelerinde gösterdi. Ne yazık ki bu felaket sonucu 117 kişi hayatını kaybetti.
Depremin yıl dönümünde, TMMOB İMO İzmir Şubesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, önemli açıklamalarda bulundu. Ayatar, deprem gerçeğinin her zaman var olduğunu vurgulayarak, “Umarım bir sonraki depremle daha hazırlıklı bir şekilde karşılaşırız. Bilim ışığında yürütülen tüm çalışmaların önemi büyük,” dedi. Ayrıca, imar affının mühendisliği ve bilimi reddeden bir yasa olduğuna dikkat çekti.
İmar Affı ve Güvenli Yapı İhtiyacı
Ayatar, imar affının, mühendislik hizmeti almamış yapıların tescillenmesi anlamına geldiğini belirtirken, devletin sorumluluğunun yurttaşlarını güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşatmak olduğunu ifade etti. “İmar aflarının bir daha gündeme gelmemesi gerektiğini düşünüyoruz,” diyen Ayatar, 6 Şubat depremi öncesinde de benzer bir yasa taslağının meclise girdiğini hatırlatarak, “Deprem olunca geri çektiler. Umarım bir daha böyle bir yasa teklifiyle karşılaşmayız,” şeklinde konuştu.
Sağlıklı Yapıların İnşası İçin Gereken Adımlar
Ayatar, “Sağlıklı yapıların inşa edilmesinin mühendislik hizmetinin anlamı keşke yasalarımıza girse,” diyerek, yeterli mühendislik kavramının yasalaşmasını ve her ilde akademik kadrosu yeterli olmayan bölümlerin açılmamasını istedi. Ayrıca, her şantiyede bir şefin bulunmasının yasalaşması gerektiğini vurguladı. “Bunlar bir devlet politikası haline gelmeli,” diyen Ayatar, toplum bilincinin artmasının önemine de dikkat çekti.
Kentsel Dönüşüm ve Envanter Çalışmaları
Kentsel dönüşüm yasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte, kentteki yapı stoğunun yüzde 70’inin dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi. “Yer bilimciler sürekli bizi uyarıyorlar. Yeniden bir depremle karşılaşacağımızı belirtmekte,” diyen Ayatar, İzmir Master Planı çerçevesinde yapılan en son çalışmalara da değindi. Bornova ve Bayraklı’nın yapı envanterinin oluşturulduğunu, şimdi ise Karşıyaka ilçesinin gündemde olduğunu belirtti. “Kent bütününe dair bir envanter çalışmasının tamamlanması gerekiyor,” dedi.
Afet Yönetimi ve Önlemler
İMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu adına Afet Komisyonu Başkanı Abdullah İncir tarafından okunan basın açıklaması metninde, 30 Ekim 2020 depreminin üzerinden dört yıl geçtiği hatırlatıldı. Bu açıklamada, depremlerin afete dönüşmemesi için önlem alınması gerektiği vurgulandı. “117 yurttaşımızı kaybettiğimiz, çok sayıda binanın hasar aldığı bu deprem sonrasında, kent merkezinin merkez üssü olduğu bir depremde daha büyük kayıplar yaşayabileceğimizi düşünmekteyiz,” denildi.
Açıklamanın devamında, “Bu nedenle, kentimizdeki yapı stoğunun durumu dikkate alındığında, deprem riskine karşı hazırlanacak plan ve müdahalelerin kentimizin ana gündemlerinden biri haline gelmesi şarttır. Bilinen gerçeği tekrar etmek yerine, atılacak adımları planlayıp harekete geçmeliyiz,” ifadelerine yer verildi.