İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Değerlendirmeleri
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milli Düşünce Merkezi ve Milli Egemenlik Platformu’nu ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve yerine kayyum atanması konusunu detaylı bir şekilde ele aldı.
“Hukuki ve Siyasi Değerlendirme Gerekiyor”
Dervişoğlu, Esenyurt Belediyesi’nde yaşananların hukuki ve siyasi boyutlarının olduğunu belirtti. Şu şekilde konuştu:
“Esenyurt Belediyesi’ndeki olaylar, iki açıdan değerlendirilmelidir. Bunlardan ilki hukuki, diğeri ise siyasi bir değerlendirmedir. Hukuk açısından baktığımızda, mevcut belediye başkanına dair yaklaşık 10 yıldır süren bir tahkikattan söz etmekteyiz. Eğer bu tahkikat bu kadar uzun sürmemiş olsaydı ve iddianamenin hazırlanması, yargı sürecinin başlaması ve yargının kararını vermesi zamanında gerçekleşmiş olsaydı, belki de bu kriz yaşanmamış olacaktı. Dolayısıyla, bu durumun neden bu aşamaya geldiğini sorgulamak gerekiyor. İşin siyasi boyutuna baktığımızda, burada sanki bir plan olduğu izlenimi var.”
“Devlet, Vatandaşa Tuzak Kurmaz”
Dervişoğlu, devlete seslenerek, “Devlet, yapması gereken işleri her alanda yerine getirmelidir. Ancak devlet, vatandaşına ve siyasete tuzak kurmaz. Siyasetçiler de bu tür tuzaklara düşmemelidir. Bu konunun, İYİ Parti’nin önceki yerel seçimlerde neden bağımsız olarak girdiği ile de bağlantılı olduğunu unutmamak gerekir.” dedi.
“Kayyum Uygulamasına Karşıyım”
Dervişoğlu, kayyum atanmasına şiddetle karşı olduğunu vurguladı. “Eğer bir belediye başkanını herhangi bir sebeple görevden alıyorsanız, o durumda kanun ve hukuk sizin yol göstericiniz olmalıdır. Kayyum uygulamaları, siyasi tartışmaların önünü açar ve bu durum, yerel yönetimlerin işleyişine zarar verir.” şeklinde konuştu.
“Ülkeyi Yönetenlerin Hassasiyet Göstermesi Gerekir”
“Bu konuda, ülkeyi yönetenlerin hassasiyet göstermesi şarttır. Siyasi partilerin ve kurumların kendilerini güvende hissettikleri bir zemin oluşturmak da yöneticilerin sorumluluğudur.” diyen Dervişoğlu, Türk siyasetinin sistematik sorunlarına dikkat çekti.
“Kayyumlar ve Operasyonlar, Birlik ve Beraberliğimize Zarar Veriyor”
Dervişoğlu, Türkiye’deki siyasi tartışmaların birlik ve beraberlik açısından tehlikeli olabileceğini belirtti. “Kayyumlar, operasyonlar ve bu tür söylemler, Türk milletinin birliği ve beraberliğine zarar vermektedir.” ifadelerini kullandı.
“Gerçek Sorunlar Göz Ardı Ediliyor”
Türkiye’nin daha ciddi sorunlarla yüz yüze olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Açlık ve yoksulluk sınırı kritik bir seviyeye ulaştı. Türkiye’nin yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Hükümetin, bu sorunları çözmekten çok başka tartışmalara odaklandığını görmekteyiz.” dedi.
“Sorumluluk İktidarın”
Son olarak, “Bu meseleden dolayı iş başında bulunan iktidarın ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sorumluluğu büyüktür.” diyerek sözlerini tamamladı.