CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun’un Araştırma Önergesi
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, İstanbul’da İkbal Uzuner ve Ayşegül Halil‘in Semih Çelik tarafından hunharca katledilmesinin ardından, toplumda tartışmalara neden olan “incel” gruplarıyla ilgili önemli bir araştırma önergesi sunmuştur. Torun, bu grupların Türkiye’de nasıl bir zemin bulduğunu, nasıl kolaylıkla örgütlenebildiğini ve suç işleyebildiğini anlamak için kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
Torun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesinde, katilin bağlantılı olduğu kadın düşmanı nefret gruplarının detaylı bir şekilde incelenmesi için TBMM bünyesinde bir komisyon kurulmasını talep etmiştir. Bu grupların İngilizce ‘incel’ terimiyle tanımlandığını ve Türkçeye ‘istemsiz bekar’ olarak çevrildiğini belirten Torun, bu yapıların batı toplumlarında 1990’lı yıllardan bu yana tartışıldığını, ancak teknolojik imkanların artmasıyla birlikte Türkiye’de de hızla örgütlenmeye başladıklarının altını çizmiştir.
İncel gruplarının dünya genelinde gerçekleştirdikleri şiddet olaylarının giderek arttığına dikkat çeken Torun, bu yapıların ‘istemsiz bekarlık’ adı altında oluşturdukları suç ağlarının internet üzerinden, özellikle de ‘Dark Web’ olarak adlandırılan karanlık ağda büyüdüğünü ifade etmiştir. Torun, araştırma önergesinde şu ifadeleri kullanmıştır: “Söz konusu suç makinelerinin Türkiye’de nasıl bir zemin bulduğu, nasıl kolaylıkla örgütlenebildiği ve suç işleyebildiği anlaşılmalı, suçun ortaya çıkmadan önce önlenmesi için etkin çalışmalar yürütülmelidir.”
Torun, Türkiye’deki incel yapılanmalarının kökenlerinin ve gelişimlerinin derinlemesine araştırılması, toplumda yaygınlaşan nefret suçlarının önüne geçilmesi ve gençlerin bu tür suç yapılarından korunması amacıyla verdiği araştırma önergesine ilişkin yaptığı açıklamada, TBMM’nin suç yapılanmalarına karşı mücadelede aktif bir rol üstlenmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Türkiye’yi esaret altına alan ekonomik ve sosyal buhranın özellikle gençlerde umutsuzluk ve geleceksizlik psikolojisi yarattığını, bu olumsuz koşullar altında çocukların daha fazla korunmaya ihtiyaç duyduğunu ifade etmiştir.