Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu ile Kadın Girişimciliği Üzerine Söyleşi
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, son günlerde kapanma başvurusunda bulunan şirket sayısının artış gösterdiğine dikkat çekerek, “147 bin kadın girişimci olduğunu düşündüğümüzde, bu kapanmalardan ciddi bir kesimin etkilenmesi kaçınılmaz,” dedi. Bezircioğlu ile Türkiye’de kadın girişimciliğini ve karşılaşılan zorlukları konuştuk.
Türkiye’de kadın girişimciliği oranı şu anda ne düzeyde?
KAGİDER 22 yıl önce kurulduğunda girişimci kadın oranı yalnızca yüzde 4 seviyesindeydi. Pandemi süreci bu oranı yüzde 14’e çıkardı, ancak şu an itibarıyla bu oran yüzde 11.5’e gerilemiş durumda.
Neden geriledi?
Pandemi sırasında bazı sektörlerde iş yapma imkanı neredeyse sıfıra indi. Bu dönemde e-ticaret kanalları, kadın girişimcilerin ürünlerini ve stoklarını satmaları açısından önemli bir fırsat sundu. Ancak, pandeminin getirdiği zorluklar kadın girişimcileri de oldukça yıprattı. Pandemiden sonra ise kredi ve hibe kaynaklarına erişim ciddi şekilde zorlaştı. Yükselen maliyetler, kadın girişimci sayısının düşmesine neden oldu. Korkarım ki bu oran daha da düşecek; zira kapanma başvurularının sayısı oldukça yüksek.
Yeni bir girişim kurmak hayal olmaya başladı
Yüzde kaça düşer?
Son bir ayda yaklaşık 20 bin şirket kapanma başvurusu yaptı. 147 bin kadın girişimci olduğunu göz önünde bulundurursak, bu kapanmalardan etkilenecek olan ciddi bir kesim bulunuyor. Korkarım ki 2025’te girişimci kadın oranı yüzde 10’un altına bile düşebilir. Şu anda KAGİDER olarak bu konular üzerinde derinlemesine tartışmalar yapıyoruz. Sıfırdan yeni bir girişimci yaratmak ise maalesef oldukça zor bir hayal haline geldi. Yeni bir girişimci olabilmek için en az iki yıllık finansal güce sahip olunması gerekiyor, aksi takdirde bu dönemde kimse bu riski almak istemiyor.
İkinci şans verilmemesi büyük bir sorun
Girişimci kadın oranı düşerken istihdamdaki kadın oranı da pek iç açıcı değil.
Nüfusun yüzde 51.4’ü istihdamda bulunuyor ve bunun yalnızca yüzde 30.8’i kadınlardan oluşuyor. Türkiye’de aile şirketi sahibi değilseniz, iş hayatında para biriktirip deneyim kazanmanız gerekiyor; ardından girişimcilik serüveniniz başlıyor. Bu nedenle istihdamda kadınların yer alması son derece önemli. Genç kadınların istihdamı için üniversite mezunlarıyla eğitim kampları düzenliyoruz.
Başarılı kadınlar yurt dışına gidiyor.
Evet, beyin göçü son derece önemli bir sorun haline geldi. Kısa sürede yurt dışına çıkanları geri döndürebilmek adına çalışmalar yapmak gerekiyor. Beyin göçü giderek artıyor ve bu durum yalnızca üniversite mezunlarıyla sınırlı değil; 35 yaş ve üstü kadınlar arasında da ciddi bir göç yaşanıyor.
Türkiye’de kadın girişimci profili nasıl?
Şu anda 500’ü aşkın üyemiz var ve bu kadınlar 46 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Genellikle 30-35 yaş aralığında girişimci olma eğilimindeler.
Zora giren girişimciler ailelerinden destek alabiliyor mu?
Genellikle eş ve aile, kadın girişimcileri cesaretlendirse de bu süreç kadınlar için oldukça zor geçiyor. Kadın girişimci olduğunda ve iş iyi gitmediğinde, ikinci bir şans verilmesi neredeyse imkansız hale geliyor. Eğer ailede sermaye ve erkek çocuk var ise, o para genelde erkek çocuklara aktarılıyor. Kadın çalışmasa da olur, ama erkek çalışmak zorunda algısı hâkim. Ayrıca, evde yaşlı bakımı gibi sorumluluklar yine kadının görevi olarak görülüyor. Türkiye’de eşit işe eşit ücret prensibi uygulanmadığı için, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki ücret farkı yüzde 25’i buluyor. Tüm bunlar, kadınların istihdamdan ve girişimcilik hayatından kopmasına neden olan önemli unsurlar.
Kadınlar anne olduktan sonra işten kopuyorlar, değil mi?
Evet, kadınların yaşamdan kopma durumu hamilelik ve sonrasında daha belirgin hale geliyor. İş hayatında çalışan 100 kişiden en az yüzde 40’ının bu sebeplerle işten ayrıldığını söyleyebiliriz.
Bir kadın girişimci ortalama ne kadar süre ayakta kalabiliyor?
İlk iki yıl, dördüncü yıl ve onuncu yıl girişimciler için kritik dönemlerdir. Eğer bir girişim, ilk iki yılda çok fazla yatırım gerektirmiyorsa daha rahat ilerleyebilir. Ancak büyük yatırımlar yapan girişimciler, ilk iki yılda ciddi zorluklar yaşayarak dördüncü yılda işlerini kapatma kararı alabiliyor. Kadın girişimcilerin çoğu genellikle dört yılda pes etme noktasına geliyor, ancak 25-30 yıl ayakta kalabilen işletmeler de mevcut.
Önümüzdeki süreçte ne tür projeleriniz var?
KAGİDER olarak Türkiye’deki kadınların başarılarını uluslararası platformlara taşımayı, yurt dışındaki kadın girişimcilerin de deneyimlerini Türkiye’de paylaşmalarını sağlamak istiyoruz. Ticari ateşeler ve konsolosluklarla bu bilgileri paylaşarak, kadınların pazarlara ulaşımını kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca deprem bölgesinde devam eden projelerimiz mevcut ve toplamda 80 proje ile girişimci kadınların güçlenmesine destek sunmayı amaçlıyoruz.
Frenlere basıldı
KAGİDER üyeleri son bir yılda en çok hangi alanlardan şikayet ediyor?
Üyelerimizin en büyük şikayetleri finansmana erişim ve istihdam konusunda yoğunlaşıyor. Operasyonel maliyetler oldukça yükseldi ve tedarik süreçlerinde ürün fiyatları artış gösterdi. Firmalar, artan maliyetler nedeniyle üretim yapmayı bırakma kararı alıyorlar. Bu dönemde ciddi bir frene basma durumu söz konusu. Yüksek kredi maliyetleri ve paraya erişim zorluğu, girişimciler üzerinde büyük bir yorgunluğa neden oluyor. Pandemiden zaten yıpranmış olan işletmeler, yüksek enflasyon ve krediye ulaşamamanın getirdiği zorluklarla başa çıkmakta zorlanıyorlar. Kadın girişimciler bu süreçte ciddi anlamda yoruldular.
Bütçeyi yönetmek önemli
Son dönemde kadın ve çocuk cinayetlerindeki artış, iş yapma enerjinizi nasıl etkiliyor?
Kadın denince, toplumun birçok kesimine dokunmuş oluyorsunuz; çocuklara, babalara, doğaya… Bir kadına veya çocuğa bir şey olması, bizleri derinden etkiliyor. KAGİDER olarak aktivist bir sivil toplum kuruluşu olmasak da, bu konulara duyarsız kalmamız mümkün değil. “İstanbul Sözleşmesi”nin yaşatılması gerektiğini ısrarla vurguluyoruz.
Kadın girişimciler yanlarında daha çok kadın mı çalıştırıyor?
Genelde, yaptıkları işe bağlı olarak ilk beş çalışanlarını kadınlardan seçiyorlar. Kadınlar, borçlarına oldukça sadık ve bütçeyi çok iyi yönetebiliyorlar. Bu dönemde bütçeyi yönetmek hayati önem taşıyor. Nakit akışını iyi yönetebilenler, bu zorlu süreçte ayakta kalma şansı buluyor. Çünkü krediye ulaşmak oldukça zor. Ulaştığınızda ise, yüksek vadeler ve faiz oranlarıyla kâr edebilecek sektör bulmak da oldukça güç. Bu nedenle, kadınlar finansmanı genellikle erkeklere teslim etmeyi tercih ediyor. Bu alanda daha fazla gelişim göstermemiz gerekiyor ve bu konuda eğitimler düzenlemeye başlıyoruz. Kadınların finans okuryazarlıklarını artırmaları çok önemli.
Uygun kredi şartları sağlanmalı
Kadınların finansmana ulaşmasının zorluğunu nasıl aşabiliriz?
Kadın girişimcilere özel uygun krediler geliştirilmesi gerekiyor. Eğer bu mümkün olmuyorsa, teminatların daha avantajlı hale getirilmesi şart. Bu noktada pozitif ayrımcılık yapılmalı. Kadın girişimcilere bir nefes kredisi verilmesi iyi bir başlangıç olabilir. Kamu ihalelerinde kadın girişimcilere öncelik tanınabilir. Bunun için politika yapıcılara önerilerde bulunacağız. Kadınların bu tür ihalelere katılmasını teşvik etmek gerekiyor. İhalelerde kadın kotası uygulanabilir. Ayrıca eğitimde kadınlara eşit fırsatlar sunulması da önemli bir mesele. Kadınların işten kopmasının başlıca nedenlerinden biri çocuk ve yaşlı bakımı; bu konuda da destek sunulması şart.