Türkiye’de Kadın Boksunun Yükselişi
Son yıllarda Türkiye, kadın boksunda büyük bir sıçrama yaşadı. 2020 Tokyo ve 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda, Türk kadın boksörleri Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu gibi isimler, uluslararası arenada dikkat çekici başarılar elde ederek kürsüye çıktılar. Ayrıca, Hatice Akbaş da bu başarıların bir parçası oldu. Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonalarında da ilk 5 ülke arasına girmeyi başardı. Peki, bu başarıların ardındaki sır neydi?
Bu sorunun yanıtı, geçen hafta sonu Balıkesir Altıeylül Belediyesi’nin düzenlediği “Türk Sporunun Sorunları ve Çözüm Arayışları” zirvesinde ortaya çıktı. Zirveye katılan eski milli boksör Ali Eren Demirezen, 2016 Rio Olimpiyatları’nda da mücadele etmiş bir sporcu olarak, son yıllarda federasyonun aldığı bir kararın kadın boksunu büyük ölçüde ileriye taşıdığını belirtti. Bu karar, kadın boksörlerin erkek boksörlerle antrenman yapmalarını sağladı.
Demirezen, kadın sporcuların erkek rakipleriyle en sert antrenmanlara bile katıldığını vurgulayarak, “Bu antrenman tekniği kadın boksunun önünü açtı, ancak erkek sporcular geriledi. Şimdi buna çare üretmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Gerçekten de Türkiye, bazen bilimsel temellere dayanmayan ama çözüm odaklı adımlar atabiliyor. Bu durum, kadın boksunun gelişimi için önemli bir fırsat sundu. Ancak, erkek boksunun da bu gelişim sürecinde geri kalmaması için farklı stratejiler geliştirilmesi gerektiği aşikar.