Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ve Türk savunma sanayiinin önemli bir kilometre taşı olan ANKA III İnsansız Hava Aracı (İHA), gerçekleştirdiği son füze testiyle bir kez daha adından söz ettirdi. TUSAŞ’ın resmi X (Twitter) hesabı üzerinden duyurduğu üzere, ANKA III, yerli üretim Süper Şimşek füzesiyle yapılan test atışını başarıyla tamamlayarak Türk mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi.
“Hedefe Süper Atış”: ANKA III’ten Bir Başarı Daha
TUSAŞ’ın sosyal medya paylaşımında yer alan “ANKA III’ten hedefe süper atış! ANKA III, Süper Şimşek’i kanat altından bırakarak bir başarıya daha imza attı. Millî mühendislik gücümüzle hedeflerimize doğru kararlı adımlarla ilerliyoruz. Kat ettiğimiz yollarda aldığımız başarılar, gelecek için ilham olmaya devam ediyor,” ifadeleri, testin başarısını ve milli gururu açıkça ortaya koyuyor. Bu başarılı atış, ANKA III’ün farklı mühimmatlarla entegrasyon kabiliyetini ve operasyonel esnekliğini bir kez daha kanıtladı.
ANKA III’ten Ardı Arkasına Başarılı Mühimmat Testleri
Süper Şimşek füzesi testi, ANKA III’ün son dönemdeki başarılı atış testlerinin sadece bir yenisi. Geçtiğimiz Mart ayında, yine TUSAŞ tarafından duyurulan bir testte, ANKA III MİUS (Muharip İnsansız Uçak Sistemi), ASELSAN üretimi LGK-82 güdümlü bombasıyla hedefi başarıyla vurmuştu. TUSAŞ’ın bu atışla ilgili paylaşımında, “Savunma sanayiimizin gücüne güç katmakta ve gökyüzündeki hakimiyetimizi perçinlemekte kararlıyız,” ifadeleri kullanılmıştı. Bu başarı, ANKA III’ün farklı hava-yer mühimmatlarıyla etkin bir şekilde görev yapabileceğini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.
Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan Milli Mühendisliğe Övgü
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de ANKA III’ün LGK-82 mühimmatını başarıyla ateşlemesi üzerine yaptığı açıklamada, “ANKA III’ün ASELSAN’ın geliştirdiği LGK-82 mühimmatını başarıyla ateşlemesi, havadaki etkinliğimizi bir üst seviyeye taşıyor. Bu önemli kabiliyet kazanımı, milli mühendislik gücümüzün ve savunma sanayiimizdeki kararlı ilerleyişimizin somut bir göstergesidir,” ifadelerini kullanarak milli mühendisliğin önemini ve savunma sanayiindeki ilerlemeyi vurgulamıştı.
TOLUN Mühimmatı ile Gövde İçinden Atış Başarısı
2025 yılının başlarında ise ANKA III, yine ASELSAN üretimi olan TOLUN mühimmatı ile gerçekleştirdiği atışla dikkatleri üzerine çekmişti. 13 Ocak 2025 tarihinde paylaşılan görüntülerde, ANKA III MİUS’un TOLUN mühimmatını kullanarak 20 bin feet irtifada ve 180 knot hızla gövde içinden başarılı bir atış gerçekleştirdiği görülmüştü. Bu test, ANKA III’ün sadece kanat altından değil, gövde içinden de mühimmat atabilme kabiliyetini ve mühendislik başarısını bir kez daha kanıtlamıştı.
Süper Şimşek Füzesinin Özellikleri ve Görev Yelpazesi
Mayıs 2023’te yapılan bir röportajda TUSAŞ İHA Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Yıldız tarafından Süper Şimşek füzesinin teknik özellikleri detaylı bir şekilde açıklanmıştı. Şimşek İHA’dan elde edilen tecrübelerle geliştirilen Süper Şimşek, Şimşek’e kıyasla daha büyük ve daha uzun menzile sahip bir sistem olarak öne çıkıyor. Uzun vadede 11 farklı görevi icra etmesi planlanan Süper Şimşek, yaklaşık 200 kg ağırlığında ve 0.8-0.9 Mach hızlarında uçuş yapabiliyor. ANKA-III ve Milli Muharip Uçak KAAN tarafından taşınabilecek olan Süper Şimşek, eşlik ettiği platformlara sürü halinde görev paylaşımı yaparak Elektronik Destek/Elektronik Taarruz ve sahte hedef gibi kritik görevleri yerine getirebilecek. Ayrıca, 35 kg harp başlığı kapasitesiyle özellikle hava savunma sistemleri gibi stratejik hedeflere karşı bir seyir füzesi olarak da kullanılabilecek olması, Süper Şimşek’in çok yönlü bir mühimmat olduğunu gösteriyor.
TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA III’ün Süper Şimşek füzesiyle gerçekleştirdiği başarılı test atışı, Türk insansız hava aracı teknolojisinin geldiği üstün seviyeyi bir kez daha teyit ediyor. Ardı ardına yapılan başarılı mühimmat testleri, ANKA III’ün operasyonel kabiliyetlerinin genişliğini ve Türk mühendisliğinin bu alandaki kararlılığını ve başarısını açıkça ortaya koyuyor. Süper Şimşek füzesinin sahip olduğu özellikler ve gelecekteki potansiyel görevleri düşünüldüğünde, bu entegrasyonun Türk savunma sanayii için önemli bir kazanım olduğu ve hava gücüne stratejik bir katkı sağlayacağı söylenebilir. Türkiye’nin milli mühendislik gücüyle hayata geçirdiği bu tür projeler, ülkenin savunma alanındaki bağımsızlığını ve caydırıcılığını artırmaya yönelik kritik adımlar olmaya devam ediyor.