Avrupa Birliği’nin yürütme organı ile Birleşik Krallık, Ukrayna’ya verilen destek gibi kritik alanlarda daha yakın iş birliğine olanak tanıyacak ve İngiliz şirketlerinin AB’nin savunma-endüstri harcamalarını artırma planından faydalanmasının önünü açabilecek önemli bir güvenlik ve savunma ortaklığı konusunda anlaştı. Bu anlaşma, Brexit sonrası dönemde kopan bazı bağları yeniden kurma ve Avrupa güvenliğine ortak katkı sağlama hedefi taşıyor.
Ortak Açıklama ve Finansal Boyut
Pazartesi günü yapılan ortak açıklamaya göre, İngiltere ve Avrupa Komisyonu, savunma tedariki için öngörülen 150 milyar avroluk (yaklaşık 169 milyar ABD doları) kredi programı için AB’nin önerisiyle oluşturulan “karşılıklı olarak faydalı gelişmiş iş birliği olasılıklarını hızla araştırmalı”. Bu, İngiliz savunma sanayisinin, Avrupa’nın artan savunma harcamalarından pay alabilmesi için önemli bir fırsat sunuyor.
Brexit Sonrası Bağların Onarılması
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın da aralarında bulunduğu yetkililer, İngiltere’nin 2020’de AB’den ayrılmasıyla kopan bağların bir kısmını onarmak amacıyla Pazartesi günü Londra’da bir araya geldi. İngiltere, Avrupa’nın en büyük savunma firması BAE Systems’e ev sahipliği yapıyor ve AB’nin 27 ülkeden oluşan blok içinde ortak savunma tedarikini artırma planları, İngiliz savunma sanayisini dışarıda bırakma riski taşıyordu.
Von der Leyen, Londra’da Starmer ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile düzenlediği ortak basın toplantısında, bu anlaşmanın önemini vurguladı: “Bu, güvenlik ve savunma girişimlerindeki iş birliğimizi artıracak. Bu, İngiltere’nin Avrupa’nın savunma yatırım programına katılımına doğru atılan ilk adımdır. Bu güvenlik ve savunma ortaklığı, ortak tedarikin kapısını açıyor.” Bu ifadeler, Brexit sonrası dönemde savunma alanındaki iş birliğinin geleceği için yeni bir sayfa açıldığının sinyalini veriyor.
İş Birliği Alanları ve Stratejik Önem
Taraflar, anlaşmanın AB ve İngiltere’nin bir dizi kritik alanda iş birliğini artırmasına yardımcı olacağını belirtti. Bu alanlar arasında:
- Ukrayna’ya Destek: Rusya’nın Ukrayna’ya karşı “kışkırtılmamış ve haksız saldırganlık savaşı”nın da gösterdiği gibi, Avrupa’da ve daha geniş komşuluk alanında istikrarsız bir güvenlik ortamı olduğu vurgulanıyor. Bu bağlamda, Ukrayna’ya verilen desteğin koordinasyonu büyük önem taşıyor.
- Savunma Sanayii: Ortak tedarik ve geliştirme projeleri aracılığıyla savunma sanayileri arasında daha fazla iş birliği hedefleniyor.
- Askeri Mobilite: Askeri personelin ve ekipmanının Avrupa içinde daha hızlı ve etkin hareket edebilmesi için iş birliği yapılacak.
- Uzay Güvenliği: Uzaydaki güvenlik tehditlerine karşı ortak stratejiler geliştirilmesi planlanıyor.
- Stratejik İstişare: Avrupa’nın genel güvenlik ortamına ilişkin düzenli istişareler yapılacak.
- Siber Konular ve Hibrit Tehditlerle Mücadele: Siber saldırılar ve hibrit tehditler gibi yeni nesil güvenlik sorunlarına karşı ortak yanıtlar geliştirilecek.
AB’nin dış ilişkiler ve güvenlik politikalarından sorumlu üst düzey yetkilisi Kaja Kallas, Londra’daki toplantının ardından sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “İster savunma, ister terörle mücadele, ister barış inşası olsun, her ikimiz de daha yakın bir şekilde birlikte çalışmaktan kazançlı çıkacağız” diyerek ortaklığın faydalarını yineledi.
Güvenlik Dışında Kalan Konular ve Anlaşmanın Temelleri
Komisyon ve İngiltere, güvenlik ve savunmanın ötesinde, gençlerin sınır ötesi seyahatlerinden enerji iş birliğine, balıkçılık haklarından gıda standartlarına, kolluk kuvvetleri konusunda birlikte çalışmaktan göçe kadar uzanan çeşitli konuları da görüştü. Bu geniş kapsamlı görüşmeler, iki taraf arasındaki ilişkilerin geleceğine dair kapsamlı bir çerçeve sunuyor.
Ortaklık anlaşmasına göre, AB ve Birleşik Krallık, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı kışkırtılmamış ve haksız saldırganlık savaşının da gösterdiği gibi, Avrupa’da ve daha geniş komşuluk alanında istikrarsız ve giderek daha zorlu bir güvenlik ortamıyla karşı karşıyadır.” Anlaşma metni, “Birleşik Krallık ve AB, Avrupa’nın güvenliğinden sorumludur” vurgusunu yaparak ortak sorumluluğu beyan ediyor.
Anlaşmada ayrıca, ortaklığın Avrupa’nın NATO’ya katkısını güçlendireceği belirtildi. İngilizler tarafından yayımlanan 11 sayfalık belgeye (AB versiyonunda 12 sayfa) göre taraflar, İngiltere ile Avrupa Savunma Ajansı (EDA) arasında bir “idari düzenleme” oluşturma olasılığını araştıracak. Genellikle bilgi alışverişi için sıradan ancak hayati önem taşıyan güvenlik bariyerlerini düzenleyen böyle bir düzenleme, İngilizlerin mevcut EDA tarafından yönetilen kalkınma planlarına dahil edilmesi için bir ön koşul olacak.
Deniz Güvenliği ve Uzun Menzilli Saldırı Yeteneği
AB ve İngiltere ayrıca deniz güvenliğiyle ilgili bir dizi alanda, özellikle deniz otonom yüzey gemilerinin güvenlik yönleri konusunda iş birliğini artırmayı planlıyor. Bu, geleceğin deniz savaşlarında önemli bir rol oynayacak otonom teknolojiler üzerinde ortak çalışma potansiyelini gösteriyor.
Bu anlaşma öncesinde, İngiltere ve Almanya, geçen hafta 2.000 kilometreden uzun menzilli yeni bir uzun menzilli saldırı kabiliyeti üzerinde birlikte çalışacaklarını duyurmuştu. Bu hamle, NATO’nun caydırıcılığını artıracak ve İngiltere ile Avrupa savunma sanayilerini canlandıracak stratejik bir adımdı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Perşembe günü yaptığı açıklamada, söz konusu kabiliyetin Fransa, Almanya, Polonya, İtalya, İngiltere ve İsveç’ten oluşan altı ülkeden oluşan Avrupa Uzun Menzilli Saldırı Yaklaşımı (ELSA) kapsamında geliştirileceğini söyledi. Bu gelişmeler, Avrupa’nın savunma yeteneklerini artırma ve koordinasyonu güçlendirme yönündeki genel eğilimi destekliyor.
AB ve Birleşik Krallık arasında varılan bu güvenlik ve savunma ortaklığı anlaşması, Brexit sonrası dönemde diplomatik ve stratejik bir yakınlaşmanın önemli bir göstergesi. Ukrayna’daki savaşın yarattığı jeopolitik belirsizlikler, iki tarafı da Avrupa güvenliğini sağlamak için iş birliğini artırmaya itiyor. Anlaşma, İngiliz savunma sanayisi için yeni fırsatlar yaratırken, Avrupa’nın genel savunma kapasitesini güçlendirme ve NATO’ya katkısını artırma potansiyeli taşıyor. Gelecek dönemde, bu ortaklığın nasıl somut projelere ve iş birliklerine dönüşeceği yakından takip edilecektir.