Türkiye’nin denizlerdeki milli mühendislik gücü STM, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği İnsansız Otonom Sualtı Aracı (İOSA) “STM NETA”nın deniz testlerinin başarıyla devam ettiğini duyurdu. Tanıtımının üzerinden henüz altı ay gibi kısa bir süre geçmesine rağmen deniz testlerine başlayan STM NETA’nın öncelikli görevi, Türk Donanması’nda mayınların tespiti olacak.
Mavi Vatan’ın Derinliklerine Yerli Koruyucu
STM, askeri denizcilik alanındaki derin tecrübesini, otonom sistemler ve komuta kontrol mühendisliğindeki yetkinlikleriyle birleştirerek, tamamen öz kaynaklarıyla milli bir İOSA geliştirdi. “STM NETA” adını taşıyan bu önemli projenin ilk üyesi olan STM NETA 300’ün tanıtımı, 22 Ekim 2024 tarihinde SAHA EXPO Fuarı’nda büyük ilgi görmüştü.
Hızlı Gelişim ve İlk Sözleşme
Yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucunda, tanıtımından kısa bir süre sonra havuz testlerini başarıyla tamamlayan STM NETA 300, ardından deniz testleri aşamasına geçti. Mavi Vatan’ın derinliklerinde gerçekleştirilen deniz testlerinde tam not alan milli İOSA, yakın zamanda ilk yurt içi satış sözleşmesini de imzalayarak Türk Donanması’nda görev yapmaya hazırlanıyor.
STM Genel Müdürü’nden Güven Veren Açıklamalar
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin askeri denizcilik ve otonom sistemler alanında Türkiye’nin öncü kuruluşu olduğunu vurgulayarak, “Deniz mühendisliği, otonom ve komuta kontrol kabiliyetlerimizi birleştirerek, Mavi Vatan’a armağan ettiğimiz milli insansız otonom sualtı aracı ailemizin ilk üyesi STMNETA300’ün deniz testleri başarıyla devam ediyor. Havuz testlerinin ardından, gerçekleştirdiğimiz deniz testlerinde; tüm sensör, kamera ve otonom seyir denemelerimizi başarıyla tamamladık ve sistemin performans testleri aşamasına geçtik. STM NETA 300, öncelikli Türk Donanması’nda mayınların tespit edilmesinde görev alacak” dedi.
Güleryüz, STM NETA 300 ile başlayan bu önemli yolculuğu, gelecekte daha büyük ve derin su operasyonları yapabilen orta ve büyük sınıf insansız sualtı araçlarıyla genişleteceklerini belirterek, bu alanda geliştirdikleri teknolojilerle sualtı güvenliğinden mayın tespitine kadar geniş bir yelpazede hizmet verecek insansız sistemler üreteceklerini ifade etti. STM NETA ailesinin, Mavi Vatan’daki caydırıcılığı artıracağına ve dost ile müttefik ülkelere ihraç edilerek uluslararası başarılara imza atacağına inandığını sözlerine ekledi.
STM NETA 300’ün Özellikleri
“STM NETA” ailesinin ismi, denizcilikte “düzgün, emniyetli ve her zaman hazır” anlamına gelen “NETA” tabirinden alıyor. STM mühendisleri tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen STM NETA 300, kompakt yapısı ve modüler tasarımı sayesinde iki kişi tarafından kolayca taşınabiliyor. 300 metre derinliğe kadar görev yapabilen araç, azami 5 deniz mili hıza ulaşabiliyor ve 24 saate kadar görev yapabilecek bataryayla donatıldı. STM NETA 300, 300 metre derinlikte Mayın Karşı Tedbir (MKT) Harekatı’na önemli katkılar sunacak. Otonom kullanım konseptiyle mayın tehlikesinin olduğu deniz alanlarını yandan taramalı sonar ve boşluk doldurma sonarıyla tarayarak, kullanıcının mayınları veya mayın benzeri nesneleri hızlı ve etkili bir şekilde tespit etmesini, sınıflandırmasını ve teşhis etmesine olanak tanıyor. Araçta daha geniş bir tarama alanı ve yüksek yatay çözünürlük elde etmek için sentetik açıklıklı sonar (SAS) entegrasyon opsiyonu da bulunuyor.
Geniş Kullanım Alanı
Her türlü suüstü platformundan kolayca atılabilen ve hızlı bir şekilde görev bölgesine sevk edilebilen STM NETA 300, geniş alanları tarayarak arama ve kurtarma (AK) harekatlarına da önemli destek sağlayabiliyor. Yandan tarama sonarı ve hassas navigasyon sistemleri sayesinde hedeflerin ve sualtı batıklarının tespitinde yüksek doğrulukta veri elde edebiliyor. STM NETA 300, 70 kg’lık temel konfigürasyondan 85 kg’ye varan farklı ve dayanıklı konfigürasyon seçenekleriyle hem askeri hem de sivil alanda geniş bir kullanım yelpazesi sunuyor. Askeri harekatlarda istihbarat, keşif, gözetleme, hızlı çevre değerlendirmesi, denizaltı savunma harekatı, patlayıcı madde imhası ve liman savunmasında görev alabilirken, sivil alanda deniz tabanı ve çevresel değerlendirme, boru hatları inceleme ve gözlemi, jeofizik araştırma ve gözlemi, deniz üstü yenilenebilir enerji kaynaklarının incelenmesi ve deniz arkeolojisi gibi çeşitli görevleri başarıyla yerine getirebiliyor.