Fransız savunma elektroniği üreticisi Thales, Boeing 747 kanat açıklığına sahip, güneş enerjili drone üreten ABD’li girişim Skydweller Aero ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık, haftalarca, hatta aylarca görevde kalabilen insansız bir deniz devriye uçağı geliştirmeyi hedefliyor. Paris Hava Fuarı’nda duyurulan bu gelişme, deniz gözetleme ve istihbarat alanında yeni bir “paradigma” yaratma potansiyeli taşıyor.
Güneş Enerjili Drone ve Yapay Zeka Destekli Radarın Buluşması
Thales Savunma Görev Sistemleri Başkan Yardımcısı Philippe Duhamel, 18 Haziran 2025’te yaptığı açıklamada, iki şirketin sunduğu paketin, Fransız Donanması’nın Atlantique 2 (ATL2) mürettebatlı deniz devriye uçağında bulunan yapay zeka destekli radarın aynısını içereceğini belirtti. Bu entegrasyon için iki şirket arasında bir mutabakat zaptı imzalandı.
Duhamel, Thales ve Skydweller’ın başlangıçta askeri müşterileri hedefleyeceğini ve Thales’in radarı platforma entegre etmek için çalıştığını ifade etti. Şirketler, “çok yakında” sözleşmeler imzalamayı umuyor.
Skydweller Aero’da uluslararası geliştirme başkanı Sebastien Renouard, bu yeni sistemin maliyet etkinliği konusunda iddialı konuştu. Renouard, sistemin General Atomics MQ-9 Reaper gibi rakiplerine kıyasla “bir Reaper’dan çok daha ucuza” mal olacağını, işletme maliyetlerinin ise karşılaştırılabilir herhangi bir platformdan beş ila 10 kat daha düşük olacağını söyledi. Renouard, “Çok yıkıcı olacak” diyerek projenin potansiyeline vurgu yaptı.
“Sahte Uydu” Görevinde Sınırsız Devriye Yeteneği
Skydweller drone’u, Renouard’a göre “sahte uydu” görevi görüyor ve Thales’in akıllı radarıyla birleştiğinde “deniz gözetleme için yeni bir paradigma” oluşturuyor. İHA, 17.000’den fazla güneş hücresiyle çalışıyor ve 400 kilogramlık bir yük taşıyabiliyor.
Renouard, Skydweller’ın teorik olarak “günler, haftalar ve aylar boyunca” çalışabileceğini belirtti. Hedeflerinin bir noktada bir yıl kesintisiz uçuş olduğunu ancak bunun, platformun ve yükün bakımı gibi ara adımlar gerektireceğini ifade etti. Şirket, 90 günlük kesintisiz çalışmayı ilk büyük kilometre taşı olarak görüyor.
Duhamel, bu sistemin kullanım durumunun Fransız Donanması tarafından kullanılan ve “haftalarca uçmayan” ATL2 deniz devriye uçağından çok farklı olduğunu vurguladı. ATL2’nin Skydweller’da bulunmayan birçok başka işlevi olduğunu belirterek, bu yeni drone’un sürekli gözetleme için ATL2’yi “tamamlayıcı” bir rol üstleneceğini söyledi.
Gelişmiş Radar Teknolojisi ve Geniş Uygulama Alanları
Skydweller’ın deniz devriyesi versiyonu, Duhamel’in öncelikli olarak deniz gözetimi için tasarlandığını söylediği, X-bandında çalışan aktif elektronik taramalı dizi radarı Thales AirMaster S ile donatılacak. Duhamel, radarın yaklaşık 200 kilometrelik bir menzile sahip olduğunu ve hem suda hem de havada aynı anda binlerce izi takip edebildiğini belirtti.
Renouard, Skydweller’ın ilk etapta deniz gözetlemesine odaklandığını, şirketin bu alanda egemenliğin tehdit altında olduğu ve istihbarat ve gözetlemenin en zor olduğu için kendisini iyi bir noktada hissettiğini söyledi. Duhamel, yapay zekanın veri işlemesi sayesinde hedef sınıflandırmasına olanak tanıdığını, bu sayede operatörlere giden veri akışının sınırladığını ve onlara daha iyi bir genel bakış sağladığını ekledi. Düşük güç tüketimi de AirMaster S’i drone’lar için uygun hale getiriyor.
Renouard, Thales ve Skydweller’ın halihazırda birçok müşteriden ilgi gördüğünü ve şirketlerin Avrupa ve ABD’deki askeri güçler, sivil acil durum hizmetleri ve sınır kontrol kurumlarıyla görüştüğünü belirtti. “Bizim için pazar kesinlikle askeri, ama sadece bu değil” dedi. Skydweller yöneticisine göre, güneş enerjisiyle çalışan drone, yaz aylarında kutup bölgelerinde Ekvator’un yaklaşık 40 derece kuzey ve güneyine kadar durmaksızın uçabilirken, kutup kışında mevcut ışık nedeniyle operasyonlar bir günle sınırlı olacak.
Bu iş birliği, uzun süreli ve maliyet etkin deniz gözetleme yeteneklerine duyulan küresel ihtiyaca yenilikçi bir çözüm sunma potansiyeli taşıyor.