Glasgow Metrosu, 100’den fazla işçinin ücret ve çalışma koşulları protestosu için greve devam etmesiyle Cuma günü tekrar kapandı. Bu durum, şehirde bu hafta ikinci kez büyük bir seyahat aksamasına neden oldu. Perşembe günü Hampden Park’taki bir konsere giden izleyicilere hizmet vermek için seferler kısa süreliğine yeniden başlamış olsa da, Cuma akşamı Simple Minds konseri öncesinde metro seferleri bir kez daha durduruldu.
Müzakereler Tıkandı: Sendika Teklifi Reddetti
Unite sendikasındaki liderler, üyelerinin Strathclyde Ulaştırma Ortaklığı (SPT)‘nın son maaş teklifini reddettiğini ve müzakerelerin durma noktasına geldiğini doğruladı. Teklif incelenirken görüşmeler daha önce duraklatılmıştı, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı anlaşıldı.
Kronik Personel Eksikliği ve Fazla Mesai İddiaları
Sendika yetkilileri, Glasgow Metrosu’nu etkileyen uzun vadeli personel sorunlarını çözmede başarısız olmakla SPT’yi suçluyor ve sistemin devam eden işgücü eksikliği nedeniyle işlev görmekte zorluk çektiğini iddia ediyor. Unite’a göre, şoförler ve istasyon personeli, fazla mesai ücretlerinde veya hafta sonu vardiyasında herhangi bir güncelleme yapılmadan, sözleşmelerin ötesinde haftada 10 saate kadar ekstra çalışıyor. Sendika, çoğu durumda çalışanlara kısa süreli vardiya atamaları yapıldığını ve bunun onların kişisel yaşamlarını daha da zorladığını, işgücünde artan memnuniyetsizliğe katkıda bulunduğunu belirtiyor.
SPT Savunmada: “Adil ve Sürdürülebilir Bir Anlaşma Önerdik”
SPT ise, devam eden grev eylemini hayal kırıklığı olarak nitelendirdi ancak daha fazla görüşme yoluyla bir çözüme ulaşma isteğini yeniden teyit etti. Ajans, sendikaya adil ve mali açıdan sürdürülebilir bir anlaşma önerdiğini savundu. Ulaştırma operasyonları başkanı Richard Robinson, sendikanın iddialarına karşılık olarak, fazla mesainin gönüllü olduğunu ve şu anda haftada çalışan başına ortalama sadece iki saat olduğunu vurguladı. Ayrıca, personel seviyelerinin dolu kalmaya devam ettiğini de belirtti.
Gelecek Belirsiz: Daha Fazla Kesinti Kaçınılmaz mı?
Şu anda her iki taraf da birbirinden oldukça uzak görünüyor ve işçi anlaşmazlığı uzadıkça Glasgow’daki işe gidip gelenler daha fazla belirsizlikle karşı karşıya kalacak. Yakın zamanda bir atılım olmazsa, metro seferlerinde daha fazla kesintinin kaçınılmaz olduğu düşünülüyor. Bu durum, şehrin toplu taşıma sistemini ve günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam edecektir.