Almanya ve Birleşik Krallık, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk ikili savunma paktını imzalayarak Avrupa savunma iş birliğinde önemli bir adım attı. “Kensington Antlaşması” olarak adlandırılan bu yeni ikili anlaşma, Perşembe günü Londra’da imzalandı. Anlaşma, iki ülkenin herhangi bir saldırıya uğramaları halinde birbirlerine yardım etme ve savunma bütünleşmesini derinleştirme sözü veriyor. Bu tarihi adım, aynı zamanda Ukrayna’ya uzun menzilli silah tedarikinde yeni bir aşamaya geçildiğine dair ipuçlarını da beraberinde getirdi ve Rusya’dan sert bir misilleme uyarısı aldı.
Antlaşmanın Detayları ve Karşılıklı Taahhütler
Resmi adıyla Dostluk ve İkili İşbirliği Anlaşması olarak bilinen yeni pakt, ortak askeri-endüstriyel ihracattan iki ülke arasında okul değişimlerinin kolaylaştırılmasına kadar geniş bir yelpazede vaatler içeriyor. Anlaşmanın en kritik maddelerinden biri, NATO müttefiklerini “birbirlerine silahlı bir saldırı olması durumunda, askeri araçlar da dahil olmak üzere birbirlerine yardım etme” konusunda taahhüt altına sokmasıdır.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu anlaşmayı “Almanya ve İngiltere arasındaki ilişkiler açısından kritik bir gün” olarak nitelendirdi. Anlaşma, İngiltere ve Almanya’nın ortaklaşa üstleneceği 17 projeyi kapsıyor. Bunlar arasında, önümüzdeki on yıl içinde tamamlanması planlanan, 2.000 kilometreden daha uzak mesafelerdeki hedefleri vurabilen derin hassas vuruşlu bir silahın ortak geliştirilmesi de yer alıyor. Alman hükümeti, bu sistemin “şimdiye kadar tasarlanmış en gelişmiş sistemlerden biri olacağını” belirtti.
Berlin ve Londra ayrıca Kuzey Denizlerindeki denizaltı tehditlerine karşı mücadele etmek, insansız hava araçları için araç ve doktrin geliştirmek ve NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek için de iş birliği yapacak. Alman hükümeti, “İngiltere ve Almanya, uzun vadede devam edecek çok daha derin bir Savunma ortaklığı kurma taahhüdünde bulunuyor” açıklamasını yaptı.
Ukrayna’ya Uzun Menzilli Silah Desteği ve Rusya’nın Tehdidi
İmza töreni sırasında liderler, Ukrayna’ya uzun menzilli silah tedarikinde yeni bir aşamaya geçildiğini de ima ettiler. Almanya Başbakanı Merz, basına yaptığı açıklamada, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Ukrayna’nın uzun menzilli silah sistemlerine olan ihtiyacı konusunda görüştüğünü aktararak, “Ukrayna bu alanda yakında önemli ek destek alacak” dedi. Her iki lider de Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşa rağmen Ukrayna’ya verdikleri desteğin süreceğini vurguladılar.
Ancak bu açıklamalar, Rusya’dan sert bir tepkiyle karşılandı. Birkaç saat sonra Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Kiev’e uzun menilli silahlar verilmesi halinde Rusya’nın Batı Avrupa’daki hedefleri vurmak zorunda kalabileceği yönündeki daha önceki uyarılarını yineledi. Rus haber ajansı Tass, Zaharova’nın sözlerine yer vererek, “Daha fazla tırmanma olması durumunda, kararlı bir şekilde ve misilleme yaparak karşılık vereceğiz” dedi ve Almanya’nın Kiev’e Taurus uzun menzilli seyir füzesi sağlama planlarına gönderme yaptı. Zaharova, “Rusya, silahlarını bize karşı kullanmalarına izin veren ülkelerin askeri tesislerine karşı silahlarını kullanma hakkına sahip olduğunu düşünüyor” şeklinde konuştu.
Askeri İhracatın Kolaylaştırılması ve Avrupa Savunma Entegrasyonu
Anlaşma, ülkelerin Eurofighter Typhoon jetleri ve Boxer zırhlı araçları gibi ortaklaşa üretilen askeri ekipmanların uluslararası satışlarını artırmak amacıyla tasarlanan askeri ürünlerin ortak ihracat girişimlerini de sürdüreceğini belirtiyor. Bu madde, Almanya’nın silah ihracatına ilişkin katı kurallarının, daha önce Eurofighter’ın Suudi Arabistan’a satışı gibi bazı önerilen ihracatların önünde engel teşkil etmesi nedeniyle önemli bir esneklik sağlayabilir.
Kensington Antlaşması, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı tam kapsamlı işgaliyle başlayan ve ABD’de Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle ivme kazanan hızlı Avrupa savunma entegrasyonu trendini sürdürüyor. Bu pakt, Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa’dan oluşan E3’ün Avrupa savunmasındaki kilit rolünü güçlendiriyor. Birleşik Krallık, geçen hafta Fransa ile potansiyel bir Avrupa nükleer şemsiyesi için temel çalışmaları da içeren ayrı ve kapsamlı bir anlaşma imzalamıştı. Bu gelişmeler, Avrupa’nın savunma ve güvenlik mimarisinde önemli dönüşümlerin yaşandığını gösteriyor.