İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), M1A Yenikapı–Atatürk Havalimanı Metro Hattı’ndaki viyadüklerde deprem güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul’un ilk ve en yoğun metro hatlarından biri olan M1, yeni yönetmelik standartlarına uygun hale getirilerek milyonlarca İstanbullunun güvenli ulaşımı sağlanıyor. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, bu tarihi projenin detaylarını paylaştı.
İBB Tarihinde Bir İlk: Altyapıda Deprem Güçlendirmesi
Doç. Dr. Pelin Alpkökin, bu projenin İBB tarihinde bir metro hattında yapılan ilk deprem güçlendirme çalışması olduğunu vurguladı. Depremle mücadelede sadece kentsel dönüşümün değil, aynı zamanda altyapının da büyük önem taşıdığını belirten Alpkökin, köprü, viyadük, yol ve diğer altyapı elemanlarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
1989 yılında hizmete giren ve zaman içinde etaplar halinde uzatılan M1 hattı, 21 km uzunluğunda ve 18 istasyona sahip. Alpkökin, hattın günde 400 binden fazla yolcu taşıdığını ve bu yoğunluğun, güçlendirme çalışmalarını daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.
Güçlendirme Çalışmalarının Odak Noktaları
Alpkökin, 1989 yılındaki standartlara göre sağlam bir şekilde inşa edilen hattın, güncellenen deprem yönetmelikleri doğrultusunda yeniden değerlendirildiğini açıkladı. Bir yıla yakın süren tasarım çalışmalarının ardından, güçlendirilmesi gereken öncelikli üç bölge belirlendi: Davutpaşa, Merter ve Dünya Ticaret Merkezi viyadükleri.
Yaklaşık 4 km’lik viyadük uzunluğuna sahip M1A hattının ilk etapta 3,1 km’sinin güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını belirten Alpkökin, çalışmaların yüzde 85 seviyesine ulaştığını söyledi. Merter ve Dünya Ticaret Merkezi bölgelerinde çalışmaların neredeyse tamamlandığını, Davutpaşa’da ise hafriyat ve mobilizasyon işlemlerinin başladığını belirtti.
Alpkökin, mevcut bir yapıyı güçlendirmenin, sıfırdan inşa etmekten çok daha zor ve meşakkatli olduğunu ifade etti. Çalışmalar sırasında yol ve işletme aksamaları yaşandığını kabul ederek İstanbullulardan özür diledi. Ancak bu çalışmaların, viyadüklerin yeni yönetmeliklere uygun hale getirilmesini ve bir deprem anında ayakta kalmasını sağlayacağını vurguladı. Bu hattın Atatürk Havalimanı gibi stratejik bir lojistik merkezine bağlanması, güçlendirme projesinin önemini daha da artırıyor.
Modernizasyon ve Uzatma Projeleri
Güçlendirme süreci sadece deprem güvenliğiyle sınırlı değil. Alpkökin, hattın modernize edileceğini de duyurdu. Sinyalizasyon sisteminin daha verimli ve yüksek kapasiteli hale getirileceğini belirten Alpkökin, hattın Halkalı’ya kadar uzatılması için de ihale sürecinin devam ettiğini açıkladı.
Yeni metro araçlarının alınmasıyla birlikte, M1 hattının modern bir metro sistemi seviyesine çıkacağını ve böylece İstanbul’un neredeyse yeni bir metro hattı kazanmış gibi olacağını söyledi.
Proje Tamamen Öz Kaynaklarla Yürütülüyor
Pelin Alpkökin, bu denli büyük ve önemli projelerin genellikle uluslararası kredilerle finanse edildiğini ancak bu proje için uluslararası kredi onayı alınamadığını belirtti. Buna rağmen, deprem güçlendirme çalışmalarının bekleyemeyeceğini ve bu nedenle İBB’nin projeyi tamamen kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü vurguladı. Bu durum, İBB’nin deprem riskine karşı ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor.
Bu çalışma, İstanbul’un altyapı güvenliğine yapılan en büyük yatırımlardan biri olarak tarihe geçiyor ve gelecek nesillerin daha güvenli bir şehirde yaşaması için atılan önemli bir adımı temsil ediyor.