Škoda Grubu, Stockholm’deki Saltsjöbanan hattı için önemli bir filo yenilemesi hazırlıyor. Yaklaşık yarım asırdır hizmet veren eski trenlerin artık bölgenin ulaşım ihtiyaçlarına cevap verememesi nedeniyle, bu modernizasyon projesi hayati önem taşıyor. Škoda Grubu, ihaleyi kazanarak, banliyö yolcularını taşıyan eski ASEA yapımı ünitelerin yerine, en zorlu Kuzey Avrupa koşullarına uygun, yeni elektrikli trenler tedarik edecek. Bu tasarım, buzlu raylar, ani sıcaklık değişimleri ve zorlu günlük çalışma programlarıyla başa çıkabilecek şekilde özel olarak uyarlanıyor.
Škoda Grubu ile Bölgesel Ulaşımın Modernizasyonu
18,5 km uzunluğundaki Saltsjöbanan, İsveç’in ulusal ağından ayrı çalışan, standart ölçülü (1435 mm) tek hatlı bir demiryoludur. Bu izolasyon, güvenilir demiryolu araçlarının önemini daha da artırmaktadır; zira eski trenler arızalandığında hizmetleri yeniden yönlendirme imkânı kısıtlıdır.
Temel sözleşme 16 treni kapsamakta olup, 15 trenlik bir opsiyonla birlikte potansiyel filo büyüklüğü 31 birime ulaşabilir ve toplam değeri 230 milyon avronun üzerine çıkabilir. Škoda Grubu, bu projede Finlandiyalı mühendislik ekibinin uzmanlığından da faydalanarak hem yerel bilgi birikimini hem de operatöre uzun vadeli desteği güçlendiriyor.
Škoda Grubu’nun Teknik Çözümleri ve Çevresel İyileştirmeler
Her bir iki vagonlu tren seti 36 metre uzunluğunda ve 750 V ile 1500 V DC ile çalışacak. Her bir bojiye güç verilmesi, nispeten yoğun olan bu tek hatlı koridorda hızlanmayı iyileştirmeyi amaçlıyor. Trenler, 94’ü koltuklu olmak üzere yaklaşık 250 yolcu taşıma kapasitesine sahip olacak ve yoğun saatlerde üç setin birbirine bağlanmasına olanak tanıyacak.
Yeni filonun öne çıkan özelliklerinden biri de çevresel standartları karşılayan yeni klima sistemleridir. Bu sistemlerde soğutucu olarak propan kullanılması, sistemin genel karbon ayak izini azaltmaya yardımcı oluyor. Bu yenileme, eskiyen trenlerin yarattığı riskleri ortadan kaldırarak Saltsjöbanan hattını “uçurumdan geri çekmek” üzere tasarlandı.
Üretimin 2027’de başlaması, ilk teslimatların 2029’da yapılması ve hizmete girişin 2029 sonu ile 2030 başı arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu tarihten itibaren yolcular, daha sessiz, daha aydınlık ve en önemlisi, günlük kesintilerin azaldığı bir seyahat deneyimi yaşayacaklar.