ABD, savunma alanındaki malzeme ve mühimmat tedarikinde yaşanan darboğazları aşmak amacıyla Güney Kore ve Avustralya gibi ülkelerde üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Bu ülkeler, Amerika’nın savunma tedarik ağına önemli katkılar sunmaya hazırlanırken, özellikle yerel üretim tesisleri ve birlikteliklerle istihdam ve teknolojik gelişimi destekleyecek projeler üzerinde çalışılıyor.
Güney Koreli Hanwha Aerospace, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni bir üretim tesisi kurma planını duyurdu. Bu tesis, özellikle itici gazlar ve topçu mühimmatı için modüler sistemler üretmeye odaklanacak. Bu sayede, sahada kullanılan topçu mühimmatlarının menzili ve performansı artırılacak. Hanwha’nın proje lideri Juliana Kim, ABD’de tam otomatik üretim kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini belirtti ve yeni tesislerin 2026’da temel atma işlemlerinin gerçekleşeceğini açıkladı. Yatırım tutarına ilişkin olarak, şirket yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde bir bütçeyle tesis inşasına başlamayı planlıyor ve yıllık yaklaşık 500 milyon dolar gelir elde etmeyi hedefliyor.
Her ne kadar şu anda yenileme ve güçlendirme çalışmaları devam etse de, Güney Kore’deki tesislerde modüler yük sistemleri ve tahrik sistemleri üretimi artırılmaya devam ediyor. Güney Kore’nin toplam savunma mühimmatı üretimindeki payı %90’lara yaklaşırken, yeni fabrika ve teknolojik gelişmelerle bu oran daha da yükselebilir. Güney Koreli şirketler, ayrıca, bu yeni üretim alanlarını kısa sürede hayata geçirmek üzere planlar yapıyor ve yıllık kapasiteyi artıracak yatırımlarla ihracatta rekabetçi hale gelmeye yöneliyorlar.
Öte yandan, Avustralya–Lockheed Martin ortaklığı bağımsız savunma sanayisi gelişimini desteklemek amacıyla Port Wakefield’da yeni bir fabrika açtı. Bu tesis, özellikle Güdümlü Çoklu Fırlatmalı Roket Sistemi (GMLRS) üretimiyle ön plana çıkacak ve bugün itibarıyla ilk ürünlerini toplamaya başladı. Bu yatırımla, Avustralya devletinin yakında toplam 4.000’e kadar GMLRS roketi üretmeyi planladığı bildirildi. Bu, ülkenin savunma ihtiyaçlarına bağlı kalmadan ihracat potansiyelini de yükseltebilir.
Gerek Avustralya’nın savunmadaki yerel üretim kapasitesini güçlendirmek gerekse küresel tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına, Lockheed Martin ve diğer savunma şirketleri, bu yeni tesislerde uzun vadeli üretim ve teknolojik geliştirme projelerine odaklanıyor. Bu sayede, hem yerel savunma güçleri hem de uluslararası pazarda rekabet avantajı sağlanıyor. Ayrıca, söz konusu fabrikalar, kısa sürede yüksek kapasiteli üretim yapmak ve teknolojik bağımsızlığı artırmak amacıyla tasarlandı, böylece ülkeler kendi savunma sistemlerini geliştirme ve tedarik etme konusundaki bağımlılıklarını azaltabilir.