2025 yılı, artan girdi maliyetleri, kuraklık ve iklim krizinin tarımsal üretimi zorladığı bir yıl olmasına rağmen İzmirli üreticiler için dayanışma yılı oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın liderliğinde, belediye iştirakleri ve tarımsal birimler aracılığıyla hayata geçirilen projeler, yerel ekonomiye 550 milyon liralık doğrudan katkı sağladı. Tugay, bu desteğin 2026 yılında 1 milyar liraya çıkarılacağını müjdeleyerek vizyonunu perçinledi.
Kuraklıkla Mücadele ve Teknolojik Sulama
İzmir’in tarımsal geleceğini korumak adına atılan en stratejik adım Dikili Yahşibey Sulama Tesisi oldu. 62 kilometrelik iletim hattıyla 8 bin 600 dekar araziyi suyla buluşturan bu proje, yüksek basınçlı damla sulama yöntemiyle %50 su tasarrufu sağlıyor. Akıllı sayaç sistemiyle su israfının önüne geçilirken, kente kazandırılan 10 yeni hayvan içme suyu göleti hem hayvancılığı destekliyor hem de yangınla mücadelede kritik rol oynuyor.
Fide Desteğinden Hastalıklarla Mücadeleye
Üretimin sürdürülebilirliği için saha ekipleriyle çiftçinin yanında olan belediye, 179 bin fide ve 20 bin paket tohum dağıtımı gerçekleştirdi. Sadece girdi desteğiyle yetinilmeyip, ürün kalitesini korumak adına zeytin ve kestane hastalıklarına karşı tonlarca biyolojik mücadele ekipmanı sağlandı. Katma değeri artıran ekipman destekleri ve 15. yılına giren “Ekopazar” projesiyle organik tarım yapan üretici sayısı da artırıldı.
Üreticiden Tüketiciye Doğrudan Hat: İZMAR
2025 yılının en dikkat çeken sosyal projelerinden biri olan İZMAR tanzim satış mağazaları, 8 ay gibi kısa bir sürede 20 noktaya ulaştı. Aracısız satış modeliyle hem çiftçinin ürününü değerinde satmasını sağlayan hem de şehirdeki vatandaşın sağlıklı gıdaya uygun fiyatla erişimini kolaylaştıran İZMAR; et, süt ve temel tüketim ürünlerinde halkın bütçesine nefes oldu.
Sanayileşen Tarım: Bayındır ve Ödemiş Tesisleri
Belediye iştiraki İZTARIM AŞ tarafından yönetilen 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası ve Ödemiş Et Entegre Tesisi, 2025 yılında revize edilerek kapasitelerini artırdı. Yerli üreticiden alınan ham maddeler, bu modern tesislerde işlenerek İZMAR markasıyla raflara taşındı. Özellikle yoğurt, tereyağı ve kırmızı et ürünleri, yüksek talep görerek yerel üretimin sanayi ile buluştuğu başarılı bir model oluşturdu.