Avrupa Komisyonu, Ocak 2026 itibarıyla Ukrayna’nın savunma ve devlet kapasitesini desteklemek amacıyla 2026-2027 yıllarını kapsayan 90 milyar Euro’luk devasa bir kredi paketi önerdi. Bu paket, yalnızca finansal büyüklüğüyle değil, aynı zamanda Avrupa’nın “stratejik bağımsızlık” hedefini pekiştiren yeni bir şartla dikkat çekiyor. Öneriye göre, Kiev yönetiminin askeri teçhizat alımlarında önceliği Avrupalı üreticilere vermesi gerekiyor.
Askeri Yardım ve Ekonomik Geri Dönüş
Paketin detaylarına bakıldığında, 90 milyar Euro’nun 60 milyar Euro’su doğrudan askeri yardıma, geri kalan 30 milyar Euro’su ise genel bütçe desteğine ayrılmış durumda. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, bu yatırımların Avrupa savunma sanayii tabanını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, “Bu milyarlarca dolarlık yatırımların istihdam, araştırma ve geliştirme olarak kıtamıza geri dönmesi gerekiyor,” diyerek Avrupa’nın ekonomik çıkarlarını ön plana çıkardı. Ancak, ekipmanın Avrupa’da bulunmadığı durumlarda “istisnai olarak” üçüncü ülkelerden alıma izin verilecek bir kademeli prensip uygulanacak.
Üye Ülkeler Arasında “Avrupa Tercihi” Çatlağı
Bu yeni koşulluluk maddesi, AB içerisinde görüş ayrılıklarına yol açtı. Fransa, yerli sanayiyi canlandıracağı gerekçesiyle “Avrupa’dan satın al” hükmünü hararetle savunurken; Almanya ve Hollanda bu kısıtlamanın Ukrayna’nın acil savunma ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırabileceği konusunda endişeli. Almanya, üçüncü ülkelerden (özellikle ABD ve Güney Kore) alımların sınırlandırılmasına karşı çıkarak esneklik çağrısında bulundu.
Veto-Geçirmez Finansal Mekanizma
ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakere baskılarının arttığı bir dönemde, bu kredi Ukrayna’nın elini güçlendirmeyi amaçlıyor. Paketin finansmanı, Macaristan ve Slovakya gibi ülkelerin veto yetkisini aşmak için “geliştirilmiş işbirliği” mekanizmasıyla, ortak AB borçlanması üzerinden sağlanacak. İlk ödemelerin 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlaması beklenen teklif, şimdi Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin onayını bekliyor. Bu hamle, AB’nin Rusya yanlısı hükümetlere karşı karar alma sürecini hızlandırma konusundaki kararlılığını da simgeliyor.