Ankara’da 19. yüzyılda Augustus Tapınağı kazıları sırasında gün yüzüne çıkarılan başsız erkek heykeli, Roma İmparatorluk dönemine ait olduğu düşünülen bir eser olarak dikkat çekiyor. Bu heykel, sadece arkeolojik bir kalıntı olmanın ötesinde, şehrin sürekli değişen dokusuna tanıklık eden gezgin bir figür haline gelmiştir. Yüzyıllar boyunca farklı yerlerde konaklayan bu sessiz tanık, Ankara’nın kültürel ve mekânsal dönüşümünü yansıtan ilginç bir hikâyeyi barındırıyor.
Heykelin bilinen ilk görsel kayıtları, 1870’lerin sonlarında Rus fotoğrafçı Dmitri İvanoviç Jermakoff tarafından yakalanmış ve bu fotoğraflar Fransa’da yayımlanarak Avrupa’daki bilim insanlarının ilgisini çekmiştir. Bu gelişmeler, eserin zaman içinde nasıl bir yolculuk geçirdiğini ortaya koyarken, Ankara’nın tarihsel zenginliğini de vurgulamaktadır. Sonrasında heykelin Akkale’den Hacı Bayram’a, oradan valilik konağına ve nihayet Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne uzanan serüveni, şehrin evrimine eşlik eden bir anlatı oluşturur.
İlk Durak: Akkale
Kısa süre kazı alanında kaldıktan sonra heykel, Ankara Kalesi’nin iç kısmında bulunan Akkale’ye taşınmış ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında antik eserlerin depolandığı bir mekan haline gelmiştir. 1920’lere ait fotoğraflar, bu eserin diğer tarihi parçalarla birlikte burada sergilendiğini göstermektedir; bu durum, heykelin korunma hikâyesinin önemli bir parçasıdır.
Devlet Katında Bir Misafir
19. yüzyılın sonlarına doğru, İtalyan mimar Giulio Mongeri’nin valilik konağında gördüğü ve fotoğrafladığı heykel, yöneticiler tarafından daha görünür bir alana taşınarak korunmuştur. Bu 1897 yılındaki olay, eserin resmi çevrelerdeki değerini ortaya koyar ve Ankara’nın idari yapısındaki değişimleri simgeler.
1920’lerde Halkın Arasında
Daha sonraki yıllarda heykel, Hacı Bayram çevresine getirilerek uzun süre açık alanda sergilenmiş; böylece Ankaralıların günlük yaşamına karışmış ve sadece araştırmacıların değil, halkın da ilgisini çekmiştir. Ünlü ressam Avni Lifij’in 1923’te heykeli incelerken fotoğraflanması, bu eserin sanat dünyasındaki etkisini kanıtlar niteliktedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Yüzyılı aşan bir süre boyunca Ankara’nın çeşitli noktalarında yer değiştiren bu Roma figürü, günümüzde Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin açık hava alanında sergilenmektedir. Ziyaretçilerle aynı seviyede bulunan eser, geçmişten günümüze uzanan sabit bir yolculuğu temsil eder ve tarihi bir tanıklık sunar.
Heykelin Temsil Ettiği Figür
Yaklaşık 110 santimetre yüksekliğindeki heykel, oturur pozisyonda bir erkek figürünü betimler; üst kısmı çıplak, alt kısmı toga benzeri bir giysiyle kaplıdır. Detaylı kıvrım işlemleriyle dikkat çeken bu eser, tek blok taş üzerine yapılmış olsa da, başı ve elleri eksik olduğundan kimin temsil edildiği belirsiz kalır. Araştırmacılar, bunun bir tanrı, imparator ya da tanrılaştırılmış bir yönetici olabileceğini düşünür.