Fransa ve İsviçre arasındaki demiryolu ulaşımının bel kemiği olan TGV Lyria ortaklığı, stratejik bir kararla 2032 yılına kadar uzatıldı. İsviçre Federal Demiryolları (SBB) ve Fransız Ulusal Demiryolları (SNCF Voyageurs) arasında imzalanan bu anlaşma, 45 yılı geride bırakan tarihi bir iş birliğini geleceğe taşıyor. SBB CEO’su Vincent Ducrot ve SNCF Grubu Başkanı Jean Castex tarafından onaylanan protokol, Avrupa’nın düşük karbonlu yüksek hızlı mobilite hedefleri için kritik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Stratejik Hedefler ve Operasyonel Başarı
SBB’den yapılan açıklamaya göre bu uzatma, mevcut 2023-2027 ticari anlaşma çerçevesiyle tam bir uyum içerisinde kalıyor. 2025 yılında 5,7 milyon yolcu taşıyarak rekor bir başarıya imza atan TGV Lyria, Fransa ve İsviçre arasındaki pazar liderliğini perçinlemiş durumda. Şehir merkezlerini birbirine bağlayan doğrudan hatlar sayesinde, günde 17 gidiş-dönüş seferiyle toplam 18.000 koltuk kapasitesi sunuluyor. Jean Castex, bu iş birliğinin yeni destinasyonlar ve hizmetler sunma konusundaki kararlılıklarını yansıttığını belirterek, ortaklığın SNCF stratejisinin merkezinde yer aldığını vurguladı.
Yeni Rotalar ve Genişleyen Kapasite
TGV Lyria halihazırda Paris-Cenevre, Paris-Lozan ve Paris-Basel-Zürih olmak üzere üç ana hat üzerinde faaliyet gösteriyor. Ancak artan talep doğrultusunda hizmet ağı sürekli genişliyor. Bu yıl başlatılan yeni bir uygulama ile Nisan ve Kasım ayları arasında Cenevre üzerinden Lozan ve Marsilya arasında dördüncü bir yüksek hızlı tren seferi düzenleniyor. Özellikle yaz aylarında her gün gerçekleştirilen bu seferler, uzun mesafeli seyahatlere olan ilginin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Avrupa Bağlantılarının Geleceği
Anlaşmanın bir diğer önemli ayağını ise İsviçre üzerinden Avrupa’nın geri kalanına yapılacak bağlantıların araştırılması oluşturuyor. Şirketler, Fransa ötesine uzanacak yeni doğrudan uzun mesafeli seferlerin analizine odaklanmış durumda. Vincent Ducrot, uluslararası demiryolu bağlantılarının ekonomi ve turizm için merkezi önemde olduğunu belirterek, SNCF ile birlikte bu potansiyeli daha da geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bu vizyon, Avrupa’nın sürdürülebilir ulaşım geleceğini güvence altına almayı amaçlıyor.