İzmir, tarih boyunca limanıyla, ticaretiyle ve kültürel zenginliğiyle Ege’nin incisi olarak anılmıştır. Ancak kentin kalbi sayılan İzmir Körfezi, bugün ciddi bir ekolojik tehdit altındadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, bu krizi sadece yerel bir sorun olarak değil, küresel iklim krizi ve havza yönetimi perspektifinden ele alan tarihi bir buluşmaya dönüştü. Konferansın ikinci gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, körfezin temizlenmesi için merkezi yönetimle iş birliğinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak önemli bir çağrıda bulundu.
Bilgi Kirliliği ve Sorumluluktan Kaçış Sorunu
İzmir Körfezi’ndeki kirlilik, yıllardır siyasi tartışmaların odağında yer alıyor. Başkan Tugay, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, kamuoyunun körfezin durumu hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip olmadığını belirterek “bilgi kirliliği” uyarısında bulundu. Merkezi hükümet dahil olmak üzere farklı kesimlerin sorunu birbirinin üzerine atma eğiliminde olduğunu söyleyen Tugay, bu “sahiplenmeme” halinin çözümün önündeki en büyük engel olduğunu ifade etti.
Tugay, “İzmir’de bir sorun var ama bu sorunu kimse sahiplenmiyor. Birbirlerinin üstüne sorumluluk atıyorlar. Maalesef bu bilgi kirliliği, halkın çözümden umudunu kesmesine neden oluyor” diyerek, şeffaf ve bilimsel veriye dayalı bir sürecin önemine dikkat çekti.
Dünyada Eşi Benzeri Olmayan Bir Yapı: Metropol ve Körfez İlişkisi
İzmir Körfezi’ni dünyadaki diğer körfezlerden ayıran en temel özellik, kentin metropol alanının doğrudan körfez çevresine yerleşmiş olmasıdır. Yoğun bir nüfusun suyla bu kadar yakın temas halinde olması, ekolojik sorunların sosyal etkilerini de devasa boyutlara taşıyor. Başkan Tugay, bu yapısal duruma değinirken, “Benzer sorunlar dünyanın pek çok yerinde var ama yerleşim yerlerinden uzak olduğu için bu kadar travmatik hissedilmiyor. Bizim körfezimiz, en uç noktasında limanı olan ve tam 33 akarsuyun boşaldığı bir havza” diyerek coğrafi zorluklara işaret etti.
Gediz Nehri Gerçeği: “Kirletmiyor Demek Art Niyetlidir”
Körfez kirliliğinin en büyük kaynaklarından biri olarak gösterilen Gediz Nehri, tartışmaların da merkezinde yer alıyor. Gediz’in körfezi kirletmediğine dair iddialara sert yanıt veren Başkan Tugay, bu görüşü “art niyetli” olarak tanımladı. Murat Dağı’ndan temiz çıkan suyun, Manisa ve İzmir üzerinden körfeze ulaşana kadar kentsel ve sanayi atıklarıyla dolduğunu belirten Tugay, körfezin adeta bir “depolama alanına” dönüştüğünü vurguladı.
Binlerce yıl önce Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla Efes Antik Kenti’nin nasıl liman özelliğini yitirip karasallaştığını hatırlatan Tugay, Gediz ve diğer derelerden gelen atıkların körfez dibinde çökelerek sığlaşmaya neden olduğunu söyledi. Bu durum, sadece kirliliği değil, su sirkülasyonunu da durdurarak ekolojik felaketi tetikliyor.
Koku ve Balık Ölümleri: İklim Krizinin Travmatik Sonuçları
Son yıllarda İzmir halkını travmatize eden koku ve balık ölümleri, Başkan Tugay’ın üzerinde en çok durduğu konulardan biri oldu. 59 yaşında bir İzmirli olarak çocukluğundan beri kirliliğin olduğunu ancak “balık ölümlerinin” yeni bir olgu olduğunu belirten Tugay, bunun nedenini “alg patlaması” olarak açıkladı.
İklim kriziyle birlikte deniz suyu sıcaklıklarının 30 dereceye kadar yükseldiğini ifade eden Tugay, şunları söyledi: “Bu aşırı sıcaklık, sudaki besin yüküyle birleşince alglerin kontrolsüzce çoğalmasına neden oluyor. Bu sadece İzmir’e özgü değil; Avustralya’dan Karadeniz’e kadar tüm dünyada görülen küresel bir sorun. Ancak bizim körfezimizin sığ yapısı ve düşük sirkülasyonu, bu patlamayı daha şiddetli hale getiriyor.”
Biyolojik Sorunlara Biyolojik Çözüm Arayışı
Konferansın temel hedeflerinden biri, alg patlamasıyla mücadele etmek için kalıcı ve bilimsel bir yöntem geliştirmek. Başkan Tugay, biyolojik sorunların yine biyolojik yöntemlerle çözülebileceğine inanıyor. Şehirdeki bilim insanlarını ve deniz biyologlarını bu meseleye odaklanmaya davet eden Tugay, İzmir’i bu konuda uluslararası bir bilimsel çalışma merkezi haline getirmek istediklerini belirtti. Bugün itibarıyla dünyada alg patlamasına karşı kesin bir çözüm bulunmasa da, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuyu en öncelikli gündem maddesi olarak gördüğü vurgulandı.
Arıtma Kirliliği Durduruldu, Dip Temizliği Başladı
Belediyenin icraatlarına da değinen Tugay, arıtma kaynaklı kirliliğin tamamen durdurulduğunu açıkladı. Körfez tarihinde yapılan en büyük dip temizliği çalışmasının sürdüğünü belirten Başkan, şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamurunun çıkarıldığını, bakanlıktan alınan 4 milyon tonluk izin kapsamında çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini söyledi. Körfezin sığ olan kuzey kesimindeki 2 metrelik derinliklerin, açık denizle olan su değişimini engellediği ve bu yüzden dip temizliğinin hayati olduğu ifade edildi.
Yetki Sınırlamaları ve Merkezi İdareyle Çatışma Noktaları
Belediyenin temizlik çabalarının önündeki en büyük engellerden biri ise yetki sınırları. Başkan Tugay, körfezin en uç ve sığ noktasında faaliyet gösteren tersaneye ve ağır yük limanına dikkat çekti. “Körfezin en sıkıntılı yerinde tersane işletemezsiniz. Tersane kaynaklı kirlilik ekiplerimizce defalarca tespit edildi” diyen Tugay, gemi atıklarını izleyecek sistemleri kurmalarına rağmen yaptırım yetkisinin bakanlıkta olduğunu hatırlattı.
Gediz Nehri’ndeki kirliliği kaynağında durdurma yetkisinin de belediyede olmadığını belirten Tugay, merkezi yönetime şu çarpıcı soruları yöneltti:“Bize dip temizliği için ek yetki vermezseniz,” “Kil uygulamasına (algleri çökeltmek için kullanılan yöntem) engel olursanız,” “Gediz Nehri’nin kirliliğini durdurmazsanız,” “Davet ettiğimiz toplantılara dahi katılım sağlamazsanız bu sorunu nasıl çözeceksiniz?”
İzmit Körfezi Örneği: İzmir Neden Desteklenmiyor?
Başkan Tugay, konuşmasında sık sık Bakanlığın İzmit Körfezi’nde yürüttüğü temizlik çalışmalarını örnek gösterdi. Benzer bir desteğin ve vakumlu temizlik sistemlerinin İzmir Körfezi için de şart olduğunu vurgulayan Tugay, defalarca bakan düzeyinde görüşmeler yapmalarına rağmen beklenen desteği alamadıklarını ifade etti. Sürekli suçlamalara maruz kaldıklarını belirten Başkan, İzmir Körfezi’nin sürekli ve sistemli bir temizlik gemisine ihtiyacı olduğunu, bu yatırımın ya bakanlıkça ya da bakanlık desteğiyle belediyece yapılması gerektiğini söyledi.
Sonuç: Karasallaşma Riski ve Halkın Duyarlılığı
Eğer sürekli ve sistemli bir temizlik yapılmazsa, İzmir Körfezi’nin zamanla dolma ve “karasallaşma” riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısı yapıldı. Konferansın sonuç bildirgesiyle birlikte bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm kamu kurumlarının ortak bir eylem planında buluşması hedefleniyor.
Başkan Tugay, konuşmasını İzmir halkına verdiği sözle tamamladı: “Biz belediye olarak daha fazla ne yapabiliriz sorusuna yanıt aramaya devam edeceğiz. Ancak bu sorun sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin sorunudur. Doğru bilgilendirme ve toplumsal bilinçle, körfezimiz için bir adım daha atmaya kararlıyız.”