Yalova’nın Tescilli Lezzeti: Bayram Öncesi ’Sütlü’ Siparişleri Üçe Katlandı

Yalova’nın Tescilli Lezzeti: Bayram Öncesi ’Sütlü’ Siparişleri Üçe Katlandı - RayHaber
Yalova’nın Tescilli Lezzeti: Bayram Öncesi ’Sütlü’ Siparişleri Üçe Katlandı - RayHaber

Yalova’nın ilk baklava ustası tarafından geliştirilen ve 7 yıllık bir Ar-Ge sürecinin ardından 2010 yılında patent alan “Yalova Sütlüsü”, Kurban Bayramı öncesi yoğun ilgi görüyor. Baklava hamuru ile güllaç kıvamını birleştiren bu özgün tatlı, ağır şerbetli tatlılara alternatif arayanların ilk tercihi haline geldi.

Düşük Şeker ve Hafif Formül

Yalova sütlüsünü diğer tatlılardan ayıran en büyük özellik, şeker oranının standart baklavalara göre %80 daha düşük olması. Düşük yağ içeriğiyle de dikkat çeken tatlı; klasik, tahinli, damla sakızlı ve çikolatalı olmak üzere dört farklı çeşitle sunuluyor. Özellikle yaz aylarına denk gelen bayramlarda, soğuk olarak tüketilebilmesi tüketici için büyük avantaj sağlıyor.

Üretimde “Sınırsız Stok” Dönemi

Kurban Bayramı’nda et tüketiminin ardından hafif lezzetlerin tercih edildiğini belirten üretici Bahattin Battal, siparişlerin bayram öncesinde üçe katlandığını ifade etti. Battal, “Yalova sütlüsü bizim imza ürünümüz ve kentin tescilli ilk tatlısı. Sağlıklı tüketim açısından şeker oranının düşüklüğü çok değerli. Talebi karşılamak için sınırsız stok moduna geçtik,” dedi.

Yeni Lezzetler: Yalova Kıtırı ve Ballısı

Bayram sofraları için sadece sütlü tatlıyla yetinilmedi; “Yalova kıtırı” ve “Yalova ballısı” da tezgahlardaki yerini aldı.

  • Yalova Kıtırı: Ceviz, tahin ve pekmez karışımından oluşuyor; fındıklı ve çikolatalı seçenekleri mevcut.

  • Yalova Ballısı: Kentin tescilli kestane balı, ata buğdayı, tahin ve cevizle hazırlanıyor.

Her iki ürünün de ilave şeker içermediğini, tatlarını doğal malzemelerden aldığını vurgulayan Battal, geleneksel baklava çeşitleriyle birlikte bu yeni ürünlerin de uygun fiyatlarla bayram sofralarını süsleyeceğini belirtti.

Her Egzersiz Herkes İçin Uygun Değil - RayHaber
SAĞLIK

Her Egzersiz Herkes İçin Uygun Değil

Prof. Dr. Deniz Demirci, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü dolayısıyla fizyoterapinin koruyucu sağlık hizmetlerinden sağlıklı yaşlanmaya, nörolojik hastalıklardan teknolojik rehabilitasyon uygulamalarına kadar genişleyen rolünü değerlendirdi.

🚆