Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin iki yıllık yoğun çalışmalarının ardından kapanış konferansı İzQ İnovasyon Merkezi’nde yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı (İZPA) ortaklığında yürütülen bu dev projenin sonuçları, kentin yakın gelecekte yüzleşmek zorunda kalacağı iklim tehlikelerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Ortaya çıkan bilimsel veriler, İzmir’i oldukça zorlu bir dönemin beklediğini gösteriyor.
Gelecekte İzmir’i Bekleyen Dört Büyük Tehlike
Gelişmiş küresel iklim modelleri kullanılarak yapılan analizler, yüzyılın sonuna doğru İzmir’de günlük yaşamı derinden sarsacak kötümser senaryoları ortaya koydu. Bilim insanlarının üzerinde uzlaştığı kritik başlıklar şöyle sıralanıyor:
Sıcaklık Artışı: En kötü senaryoda kent genelinde sıcaklıkların 4 ila 5 derece artacağı öngörülüyor.
Uzayan Sıcak Hava Dalgaları: Yaz aylarında boğucu sıcak dalgalarının süresi 90 güne kadar uzayabilecek. Bu durum özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalar için ciddi bir sağlık riski demek.
Aşırı Yağış Ve Kuraklık: Toplam yağış miktarı düşerken, yağışlar çok daha kısa sürede ve çok daha şiddetli yağacak. Aşırı ani yağışlar yüzde 40’a varan oranlarda artış gösterecek.
Kritik Deniz Seviyesi: İzmir Körfezi’ndeki 25 yıllık veriler incelendiğinde, deniz kabarması ve eriyen buzullarla birlikte su seviyesinin en kötü senaryoda 1,7 metreye kadar yükselebileceği hesaplandı.
Çözümün Merkezinde Teknik Yatırım Değil Topluluk Var
Konferansın açılışında konuşan İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, bu devasa krizin sadece altyapı çalışmaları veya teknik hamlelerle çözülemeyeceğini vurguladı. Gerçek çözümün toplumsal bir zihniyet ve davranış değişikliğinden geçtiğini belirten Velibeyoğlu, yerel iş birliklerinin önemine şu sözlerle dikkat çekti:
“Uluslararası hedefler elbette önemli ancak yerel çözümler belirleyici. Sivil toplum, üniversiteler ve özel sektör arasında güçlü bağlar kurmalıyız. İzmir’de küçük bir alanda başlattığımız ‘Yurttaş Meclisleri’ bugün 30 ilçeye yayıldı. İklim krizine karşı dayanıklılık ancak ortak hareket etme kültürü ve güçlü topluluklarla mümkündür.”
İzmir Ve İstanbul Türkiye’yi Avrupa’da Temsil Ediyor
İzmir Planlama Ajansı İklim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz ise kentin uluslararası arenadaki öncü rolünden bahsetti. Avrupa Birliği’nin 2030 yılına kadar belirleyeceği 112 “İklim Nötr ve Akıllı Şehir” arasına İzmir’in de girmeyi başardığını belirten Yılmaz; tarım, turizm, sanayi ve yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde 370 aday şehir arasından sıyrıldıklarını söyledi. AB üyesi olmayan ülkeler için ayrılan 12 şehirlik kontenjanda Türkiye’yi İzmir ve İstanbul temsil ediyor.
Projenin çıktılarını özetleyen Dr. Çağrı Tükel, çalışmanın İzmir genelinden başlayıp Konak ilçesi ölçeğine kadar indirildiğini ve gelecekte yapılacak tüm yatırımların bu risk haritalarına göre şekillendirileceğini aktardı. Konferansın son bölümünde ise uzmanlar iklim krizinin sosyoekonomik etkilerini ve tarihi miras alanlarının nasıl korunması gerektiğini masaya yatırdı.