İstanbul’da her gün binlerce sağlık kuruluşunda ortaya çıkan tıbbi atıklar, insan sağlığı ve çevrenin korunması amacıyla sıkı denetim altında yönetiliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda yürütülen süreçte, atıkların oluştuğu noktadan nihai bertarafına kadar tüm aşamalar özel ekipler ve lisanslı tesisler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Çevre mevzuatına uygun şekilde sürdürülen uygulamalar sayesinde enfeksiyon riski taşıyan atıkların güvenli biçimde ortadan kaldırılması sağlanırken, kent genelindeki sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam etmesine de katkı sunuluyor.
İstanbul genelinde kamu, özel ve üniversite hastanelerinin yanı sıra aile sağlığı merkezleri, laboratuvarlar, diyaliz merkezleri ve çeşitli sağlık kuruluşlarından çıkan tıbbi atıklar haftanın her günü kesintisiz olarak toplanıyor. Yaklaşık 10 bin sağlık kuruluşundan alınan atıklar, özel donanıma sahip lisanslı araçlarla taşınarak modern bertaraf tesislerine ulaştırılıyor. Toplama ve taşıma işlemleri ise bu alanda eğitim almış uzman personel tarafından gerçekleştiriliyor.
İki Ayrı Yöntemle Bertaraf Gerçekleştiriliyor
İstanbul’da tıbbi atıkların bertarafında iki farklı yöntem uygulanıyor. Bunlardan ilki yüksek sıcaklıkta yakma yöntemi olurken, ikinci yöntem ise sterilizasyon işlemi olarak öne çıkıyor. Yetkili kurumlar tarafından izin verilen tesislerde yürütülen bu işlemler sayesinde atıkların çevreye zarar vermeden etkisiz hale getirilmesi hedefleniyor.
Yakma tesisinde tıbbi atıklar yüksek sıcaklıklarda tamamen imha edilirken, sterilizasyon tesisinde ise özel otoklav sistemleri kullanılıyor. Basınç ve sıcaklık altında belirli süre işlem gören atıklar, enfeksiyon riski taşımayacak hale getiriliyor. Artan ihtiyaçlara bağlı olarak tesislerde kapasite artırımı ve modernizasyon çalışmaları da düzenli olarak sürdürülüyor.
Sterilizasyon Süreci Sürekli Denetleniyor
Sterilizasyon işleminin güvenilir şekilde tamamlanabilmesi için çok aşamalı kontrol mekanizmaları uygulanıyor. Her işlem sırasında kimyasal göstergeler kullanılırken, belirli aralıklarla biyolojik testler de gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra bağımsız doğrulama testleriyle sterilizasyonun başarı düzeyi kontrol edilerek sürecin mevzuata uygunluğu teyit ediliyor.
Başarıyla sterilize edilen atıklar artık tıbbi atık olarak değerlendirilmiyor. Enfeksiyon riski tamamen ortadan kaldırılan bu atıklar, ilgili yasal düzenlemeler kapsamında evsel nitelikli atık statüsüne geçirilerek sonraki bertaraf aşamasına yönlendiriliyor.
Düzenli Depolama Çevreyi Koruyan Bir Sistem Sunuyor
Sterilizasyon işleminin ardından atıklar düzenli depolama sahalarına gönderiliyor. Uzmanlar, bu yöntemin kontrolsüz şekilde toprağa gömme anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Modern depolama alanlarında geçirimsiz taban sistemleri, geomembran katmanları, sızıntı suyu toplama altyapısı ve gaz kontrol sistemleri birlikte kullanılarak çevresel riskler en aza indiriliyor.
Bu mühendislik yapıları sayesinde atıkların toprak ve yer altı sularıyla temas etmesi engellenirken, oluşabilecek gazlar da kontrollü biçimde toplanarak çevrenin korunması sağlanıyor.
Türkiye’nin En Büyük Altyapısı İstanbul’da Bulunuyor
Türkiye’de en fazla tıbbi atığın üretildiği şehir olan İstanbul, aynı zamanda en gelişmiş tıbbi atık yönetim altyapısına da ev sahipliği yapıyor. Ülke genelinde oluşan tıbbi atıkların önemli bir bölümü kentte bertaraf edilirken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait yakma tesisi Türkiye’de faaliyet gösteren tek tıbbi atık yakma tesisi olma özelliğini sürdürüyor.
Sterilizasyon kapasitesi ve teknik donanımıyla da dikkat çeken İstanbul’daki tesisler, yıllardır birçok kamu kurumu, üniversite, belediye ve yurt dışından gelen teknik heyet tarafından örnek uygulama merkezi olarak ziyaret ediliyor. Sürekli geliştirilen teknolojik altyapı ve deneyimli kadrolar sayesinde İstanbul, tıbbi atık yönetiminde Türkiye’nin öncü şehirleri arasındaki yerini korumaya devam ediyor.